Ne yapacağını bilemiyordu.

Cenazesini Erzurum’a götürecekti ama son parasını da az önce taksiye vermişti.

Girdiği her odada ne kadar dil dökse de aldığı cevap değişmiyordu.

Öyle bir hizmetimiz yok. Hem de şehir dışına, mümkün değil.”

Çaresizliğini ifade edecek kelime bulmakta zorlanıyordu.

Hem kim dinlerdi ki?

Ellerini açıp “Allah’ım” dediğinde titriyordu.

***

Büyük bir üzüntüyle merdivenleri inerken kafası allak bullaktı.

Başıyla birlikte bina da döndü.

Korkuluklara tutundu ve ancak bir süre sonra kendine gelebildi.

Onca insan gelip geçti yanından, pek umurlarında değildi anlaşılan.

Bina önündeki dev çınar ağacının gölgesi ilaç gibi gelmişti.

Koşuşturmalardan ve konuşmalardan anladı başkanın dışarı çıkmak üzere olduğunu…

Biraz yaklaştı, biraz daha, birkaç adım kalmıştı.

Başkanım, bana yardım edin, cenazemi Erzurum’a götürmek istiyorum.”

Korumalar araya girmeye, engellemeye çalıştı.

Perişan bir hali vardı adamın ve ilk kez görüyorlardı belediye önünde.

Hem belli mi olurdu, garip birine benziyor, başkanın hayatını tehlikeye atamazlardı.

Başkanım, toplantı…” diyerek aracının kapısını açan korumasını bir göz hareketiyle adeta azarladı. Açılan kapıyı elinin tersiyle ittikten sonra şöyle bir süzdü adamı.

Cenazesini Erzurum’a götürmek için yardım istediğini söylemişti.

Belediye Başkanlığında henüz üçüncü günüydü.

Adamın yüzüne baktı, gözlerine…

Başkanım, bana yardım edin, cenazemi Erzurum’a götürmek istiyorum.”

Sanki bütün sesler kesilmiş sadece Erzurumlu Amca konuşuyordu.

Bir kez daha cenazesinden bahsedince sadece “Erzurum merkez mi” diye sorabildi.

Hınıs.”

Genel sekreteriyle özel kalem müdürüne baktı.

Bizim, böyle bir hizmetimiz var mı?”

Yasal olarak mümkün değil.”

Günlerce hastane köşelerinde bekleyen adam, şans eseri başkanla görüştüğünün farkındaydı.

Nasıl baktıysa başkanın gözlerine?

Başkan, nasıl aldıysa o derin nefesi?

Erzurumlu Amca için hemen bir araç hazırlıyorsunuz ve yola çıkıyorsunuz. Cenazeyi defnettikten sonra dönüyorsunuz.”

Bu kadar.

Yine eli boş döneceğini düşündüğü…

Her şeyin bittiğini sandığı anda bir kapı açılmış, imdadına yetişmişlerdi.

Amca buyur, benim araca binelim.”

Daha neler?

Adamın gözleri büyüdü, “rüya mı, değil mi” diye kendini çimdikledi, acımıştı.

Biraz önce yalvar yakar girdiği kapıların başkanı, aracına davet ediyordu onu.

Utana sıkıla araca geçip başkanın yanına oturunca yüzünü gördü aynada, kan çanağına dönen gözlerini…

Ne zamandır beklettiği gözyaşlarına daha fazla engel olamadı.

Söyleyecek çok sözü vardı ama kelâm bile edemedi.

Hınıs’ta ne olduğunu, nerede olduğunu pek bilemediği devlet, şimdi yanındaydı.

***

Günümüzde yüzlerce cenaze aracı en acılı günlerinde kent sakinlerine hizmet veriyorsa Erzurumlu Amca’nın gözyaşıyla atılan bir imzayla başlamış her şey.

(Not: Belediye Başkanı, bu işlemlerden dolayı “yasal dayanağı olmayan bir hizmet vermek”ten yargılandı.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YASEMIN ÖDEN 4 hafta önce

ALLAHIM BU ULKEYE ADALETLI MERHAMETLI YONETICELER NASIP ETSIN SY BAHAATTIN KABAHASANOGLU DEGERLI HOCAM ÇOK GÜZEL VE MANASI YÜKSEK BIR YAZI PAYLAŞMIŞSINIZ UMARIM OKUYAN BIR ÇOK INSANIN VIJDANLARINA ULASIR SEVGILER

Avatar
Mustafa yavuz 4 hafta önce

Bazen elini tasin altına sokmak lazım herşeyi yönetmeliklere göre yapsak risk almazsak robot tan ne farkımız kalır insanlığın gerekleri her turlu kanunun üstündedir... geldiğimiz noktada belediyeler bu işi görev edinmiş daha da iyi oluruz inşAllah abi yüreğine saglik

banner89

banner37