Önceki gün, Rize’de bazı dostlarla bir araya geldik. Siyaset, spor, ekonomi konuştuk. Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın siyasetini pek tasvip etmeyen bir dostumuz dedi ki…” Ali Savaş çok bekledim, Cumhurbaşkanının Rize il kongresindeki konuşmasını yorumlamanı. Çok ilginç konulara değindi” dedi. Demek atlamışız. İp ucu ver dedim.. Şu isimleri sıraladı..”Nuri Killiğiler, Nuri Demirağlar, Vecihi Hürkuşlar ve Devrim otomobili.. Bunlar sana ne hatırlatıyor..”

Erdoğan Rize konuşmasında bu isimlerden bahsetti. Ve hepsi de tek parti dönemine ait. Hepsi de Cumhuriyetin ilk yıllarında, Cumhuriyetin başardığı ama sonunda sekteye uğratıldığı sanayi gelişmelerinin isimsiz kahramanları.

Ne yazık ki ülkenin sıcak gündemi 18 Kasım’da Rize’de yapılan konuşmasın derinlemesine irdelenmesini engelledi.

Şimdi ben geç da olsa o isimler hakkında bazı bilgiler vereyim..

Nuri Killigiller: Enver Paşa’nın kardeşidir. Mondros mütarekesi Kafkas Orduları dağıtılınca, Almanya’ya gitti. 1938 yılında Türkiye’ye döndü. Zeytinburnu’nda kok kömürü satan bir şirketi satın alıp burayı bir madeni eşya fabrikasına dönüştürdü. Tabanca, matara, demir çubuk, gaz maskesi ve mermi üretmeye başladı. Killigil fabrikasını genişleterek Sütlüce’ye taşıdı, yeni motor ve makinelerle havan ve havan mermisi üretimine de başladı.

2 Mart 1949 günü saat 17.10’da fabrikada faili meçhul peş peşe üç büyük patlama meydana geldi. İlk patlama Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi. Aralarında Nuri Killigil’in de bulunduğu 27 kişi bu patlamada hayatlarını kaybetti. Nuri Killigil’in cesedi bulunamadı ve boş tabutla defnedildi. Olay uluslar arası boyutta bir sabotaj dendi, mecliste kapalı oturum yapıldı, ne konuşulduğu hala mechul.. Ülkemizin ilk silah sanayi deneyimi böylece son buldu..

…………………………………………………………………………………………………………….

İlk uçak fabrikamız ve hüzün!..

Erdoğan’ın Rize’deki konuşmasında sözünü ettiği Nuri Demirağ kim?.. O’nun da öyküsünü kısaca anlatalım..

Demirağ, TCDD inşaatının ilk müteahhitlerindendir. Türkiye'nin 10 bin km’lik demiryolu ağının 1250 km'lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiş, Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilmiştir. Türkiye'de ilk uçak fabrikasının kuruluşu, ilk sigara kağıdı üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi ilkleri gerçekleştirmiştir. 1936 yılında devletin ilk uçak fabrikasına kurma girişimine başladı. İstanbul'da bir deneme atölyesi kurudu. Deneme uçuşlarını yapabilmek için Yeşilköy'deki Elmaspaşa Çiftliği'ni satın aldı. Bu alan, günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılır.

1936'da ilk tek motorlu uçak üretildi. 1938'de Nu.D-38 adlı çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yapıldı

THK'nın siparişi olan ve son olarak İstanbul'dan Eskişehir'e uçan uçakların teslimi için Eskişehir'de bir kez daha test uçuşu yapılması istedi. 1938’de Nu.D-36 uçağıyla iniş yaparken, çevredeki hayvanlar hava alanına girmesin diye pistte açılan hendeği görmez ve hendeğe düşer. Reşit Alan bu kazada vefat eder. Ve Türkiye’nin uçak yapma hayali de son bulur. Bu kaza mıdır sabotaj mıdır? Hala belli değil..

 ………………………………………………………………..

Benzin konulması unutulan Devrim otomobili!..

Türkiye bu günlerde yerli otomobil yapmak için canla başla çalışıyor. Oysa, Türkiye 1960 ihtilalından   sonra ilk yerli otomobilini yaptı. Adı da Devrim’di.

Şimdi Devrim’in öyküsünü dinleyelim..

Sene 1961. Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes’in idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir. Cuntanın başı yerli otomobil yapılmasını ister. Eskişehir’deki DDY ait atölyeler üs olarak seçilir. Yurt dışından da olmak üzere 23 üst düzey teknik eleman aileleri ile birlikte, Eskişehir’de çalışmaya başları. Bu arada, ABD, yerli otomobil yapılmaması ile ilgili çeşitli temaslara geçer. 23 mühendis ve çokça kol işçisi, 3 devrim arabası yapar. Trene konu, 19 Mayıs törenlerinde huzuru çıkmak üzere Çankaya köşküne getirilir. Cemal Gürsel, 3 araçtan deposunda en az benzin olan araca biner. Siyah renklidir. Beyaza binse sorun yok. Araba çalışır, Köşkten çıkar ve benzin bitince istop eder. Ertesi gün bütün gazeteler, yerli otomobil faciası der ve bu macera da biter

Sonuç.. Üç ayrı konuda da şunu gördük.. Emperyal güçler Türkiye’nin sanayileşmesini istemiyor.

Şimdi, ülkemiz kendi insansız silah aracını yapıyor. Niye, Erdoğan köşeye sıkıştırılmak isteniyor, anlıyorsunuz değil mi..?

…………………………………………………………………………………………………………………

ZAYTUNG

Zarrab’ın tanık koruma programı kapsamında taşınacağı minik Amerikan kasabasında tatlı heyecan: ''Artık bizi de küçük hediyelerle şımartır herhalde...''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89