Karşımızdaki kişi ya da toplumu  mutlu edecek  duruma kavuşturma umudunun adıdır vaat. Karşılıksızdır; hak edilenin, sözüdür. Yapılabilirdir; hayaldekidir, ütopyadaki  değildir. En güzel tatlıdır, en munis anadır, en sevecen dosttur. Zamanın getireceği en güzel hediyedir…

Bu sözcük bazen  oyuncak, bazen araba, bazen de bir evdir ya da bunlara benzer şeylerdir. Bugünlerde ise seçim vaatleri ön plânda. Her lider kendisine göre halk için en gerekli olanını vadetmekte. AK Parti  alana ilk  giren oldu. Bayramlarda memurlara biner lira ikramiye. İhtiyaç tespiti çok yerinde oldu. Emekliler bayramlarda torunlarına bolca harçlık verebilir, dahası kurban kesebilecektir. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı çiftçiye mazotu yarı fiyatına vereceğim, dedi, bu da güzel! İyi Parti adayı Meral Akşener, kredi kart borçlarını satın alacağını söyledi. Tespit güzeldi, ancak  üstlenmenin açıklamaya ihtiyacı vardı. Her harcama buna dahil miydi? Kira, gıda ve eğitim masrafları gibi yaşam için gerekli olanlar dışındaki borçlanma bunun dışında mıydı? Bilmiyoruz.

Yıllar önce Süleyman Demirel, Bağ-Kur’lunun borçlarının faizini ve cezasını silmişti. Şimdi AK Parti aynı vaadi tekrarladı. Biz buna da bir şey ilâve etmek isteriz, ceza ve faizi ödemiş olanlara da bir vaat de bulunulsa fena olmaz hani.

Sayı Muharrem İnce, öğretmen ek göstergesini yükselterek 200 bin öğretmeni emekli edip yerine gençleri getireceğini söyledi. İtirazımız yok, güzel olur tabii. Ama ülkenin şartlarına göre rakam biraz yüksek.

Sayın Temel Karamollaoğlu, birinci sıraya  adaleti koymuş. Güzel de  bu kavram salt bir partinin değil herkesin vaadidir, öyle olmalıdır. Önce bireyin kendisi, sonra  aile reisi en adil olmak için çabalayacak. Daha sonra muhtar, müdür, müftü, kaymakam, vali… Birbirimizle bu konuda yarışmalıyız. Ne güzel yarış bu!

Ak Parti, CHP, İyi Parti, Saadet Partisi hepsi birtakım vaatlerde bulundu. MHP, kader mahkumlarına affı önerdi; bu, şimdilik bir  vaat girişimi  olarak duruyor.

Milli Eğitim Bakanı, İngilizce öğretmen adaylarının tümünü alsak ihtiyaç yine karşılanmaz dediydi. Bizce bu da bir vaattir. Öyleyse hadi buyurun Sayın Bakanım.

Bütün bu vaatlerin yanında Cumburbaşkanımızın “Beni en çok engelleyen oligarşi” serzenişi ardından,  oligarşiyi etkisiz hâle getireceği sözü çok farklı bir ses getirdi. Kanımca en önemlisi buydu, “Bugün git, yarın da gelme” artık tarihe karışmalı. Bu aymazlığa herkesin hayatından onlarca örnek vardır. Şimdilik, başımızdan geçen birini zikredelim.Tüm zamanların milli mutabakat metni olan İstiklâl Marşımızı gençlerle buluşturmamıza bir eğitim bürokratı engel olmuştur. Bu konudaki örnekleri sizlere başka bir yazıda sunacağım.

Rabbim, yâr ve yardımcınız olsun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108