Milli maçlar ve seçim dolayısıyla futbolseverler uzunca bir süre takımlarından, futboldan uzak durmanın stresini şu sıralar sosyal medyada gidermeye çalışıyor. Trabzonspor taraftarı da araya girmeden alınan galibiyetin keyfiyle bir yandan takımlarının Avrupa’ya gitmesi için hesap yaparken bir yandan da takımın içinde bulunduğu özellikle ekonomik durumun analizi üzerinde hasbihal ediyor.

Ve Trabzonspor’un en önemli gündemlerinden Şike Davası…

Uzun zamandır Trabzonsporluların en önemli gündem maddesi Şike Davası için CAS’ta gerçekleşen toplantı oldu.

Her zaman söyleriz Trabzonspor’un en büyük rakibi kendisidir diye…

Taraftar kendi içinde sosyal medyada adeta ikiye bölünmüş…

Aslında ikiye değil de, üçe, dörde, beşe bölünmüş.

Herkes bir taraf olmuş, herkes birilerini savunur olmuş. Oysa ortada bir Trabzonspor var, ortak payda hesapta Trabzonspor. Ancak kavgalar, tartışmalar hep Trabzonspor üzerinden.

Sözde herkes en çok kendisi seviyor Trabzonspor’u…

Hani bir söz vardır, ‘İki dünya bir araya gelse hakkı ödenmez’ diye. İşte bu söz Trabzonspor’un Şike Davasındaki Hukuk Kurulu üyelerinin (Erdem Egemen, Nusret Yılmaz, Hakan Orhan ve Atilla Dilaver) emeğini özetleyecek ifadedir kanımızca. Sürecin başından beri zaman zaman haberlerimizle, zaman zaman da kendileriyle sohbet ortamlarında bir şeyler öğrenme fırsatımız oldu. Bizim belki bildiklerimiz onların yüzlerce, binlerce sayfa ezberlerinin yanında iki paragraf ya da satırdır… Belki bizim bildiklerimiz onların bildiklerinin arasına sadece birer virgül kadardır…

Ancak verilen emeklerin yanında gösterilen mücadeleye de şahit olduk az çok…

Karşılıksız günlerce, aylarca uğraş verilen böylesi bir mücadele için hep kendilerinden veren bu isimlere saygı duyulmuyorsa bari ortadaki emeği saygı duyulsun…

Trabzonspor olarak son yıllarda en iyi tüketmeyi, yıpratmayı biliyoruz… Hatta bilmekten öte en iyi yaptığımız iş bu olmaya başladı. Tüketiyoruz, değerlerimizi, kıymet bilemediklerimizi. Oysa tükettiğimiz Trabzonspor’dan gidiyor, bunu da çok geç olduğunda anlayacağız.

Trabzonspor’un Hukuk Kurulu üyeleri eğer Fenerbahçe Kulübü’nde olsaydı bugün onları bırakın el üstünde tutmayı eminiz ki Alex’in heykelinin bulunduğu alana onların da birer heykelini dikerlerdi.

Söylenecek çok şey var… Ancak dedik ya zaman her şeyi açıkça ortaya koyacak.
Belki kıymetleri bilinecek ancak umarız geç olur da, ‘Keşke’ demeyiz camia olarak.

Almanya’da yaşayan gurbetçi olarak tanıdığımız İbrahim Ertürk için de birkaç kelime etmek gerektiğini düşünüyoruz. Zira ister sevin-ister sevmeyin (Ki bize göre sevmeyecek bir durul da yok ortada), nasıl yorumlarsanız yorumlayın, kimse evinden, aşından, işinden-gücünden bu kadar zaman ayırıp bir davanın peşinden gitmez. Bunu yaparken de sadece bir kişi olarak hareket eden İbrahim Ertürk’ün emekleri de bu kulübün tarihine geçecek niteliktedir, geçmelidir…

Dedik ya… Emeğin hatırına, emeğe saygı duymayı öğrendiğimizde bu camia bir adım daha ileriye atabilecektir. Bu anlamda da Trabzon yerel medyası olarak bizlerin de kendimizi biraz olsun sorgulamamız gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108