Geçtiğimiz hafta açıklanan Orta Vadeli Program ( OVP) ve sonrasında açıklanan yeni vergi artışları ile beraber piyasalarda bir takım soru işaretleri oluştu. Öncelikli olarak ekonominin potansiyelinin üzerimizde yüzde 5,5 büyüdüğü yani alım gücünün ve dolaysıyla iç talebin arttığı bir ortamda enflasyonun gelecek sene yüzde 7 düzeyinde ve 2020 yılında da yüzde 5 düzeyine inmesini beklemek oldukça zor. Hükümetin öncelikli hedefinin büyüme olduğunu düşünürsek, bunu sağlamak için enflasyon ve bütçe açığı taraflarında öngörülen iyimser tahminlerden daha ileri bir noktada kalınması muhtemel. Diğer yandan vergilerin ciddi şekilde arttırılması piyasalarda ve toplum üzerinde önemli bir olumsuzluk oluşturacak.

Hükümetin büyümeye yönelik politikası ve yürütülen yüksek reel faiz anlayışı ülke ekonomisi açısından bazı açmazları da beraberinde getiriyor. Özellikle mali sektör üzerine getirilen ek yükümlülükler ile beraber açıklanan değişikliklerin piyasalara ilk etkisi çok sert oldu. Tüm bunlara ilave olarak hafta genelinde de Kuzey Irak referandumu ve ABD’de vergi reformu kapsamında gelen yeni anlayışlar ve tedirginlikler ekonomide bir başka sızıntılar yaşattı.

Son yıllarda birçok sorunla boğuşan ekonomi dünyası TL ye bağlı yatırımlardan vaz geçmeyerek bu sızıntıların önünü alabilir. Özellikle bu yılın son çeyreğinde bunu tüm iş dünyası ve kamu bu anlayışla uygulamalı. Bunu yaparken döviz pozisyonlarında da koruyucu bir politika uygulama zorunluluğunu unutmayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.