Dedi: ABD’nin ekonomik saldırısını, “Yeni bir darbe” olarak yorumluyorsunuz.

Mesele gerçekten rahip Brunson meselesi değil mi?

Dedim: Bir rahip meselesi böylesi bir savaşı gerektirir mi? Aşağılamayı, saat vererek tehdit gerektirir mi? ABD’nin iyi niyetli olduğunu düşündürecek hiçbir gelişme yok. FETÖ darbesini yaptıran ve ardından FETÖ liderini ve kadrolarını korumaya alan... Suriye’de PKK/PYD’ye kol kanat geren ABD’yi nasıl dost görebiliriz? Dahası ABD de bizi dostu görmüyor. Özellikle Kudüs olayı her iki ülkenin stratejik ittifakını bitirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ümmetin ilgisi Siyonizm’in üzerinden ABD’yi düşman noktasına taşıdı. Rahip Brunson olayı en basiti...    S-400’ler var... İran’a destek var. Suriye’de karşı tavır var... İsrail’le kötü ilişkiler var... Siyonizm bugün Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’sini İsrail için İran’dan daha tehlikeli görüyor. Olaylara buradan bak.

Dedi: Almanya’dan sıcak mesajlar geliyor. Nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: İkinci samimiyetsiz ülke Almanya. Almanya hakikaten güçlü bir Türkiye mi istiyor? Hakikaten demokrasi mi istiyor? FETÖ darbesi karşısında Almanya’nın tavrı ABD’den farklı mı? PKK/PYD konusunda Almanya, ABD’den farklı mı? Bugün FETÖ ve PKK için en güvenli liman Almanya...

Dedi: Ama Almanya sıcak mesajlar veriyor. “Türkiye’nin yanındayız.” diyor.

Dedim: Rol çalıyor. ABD’nin aptallığı karşısında Türkiye’ye güya hamilik yapıyor.    Türkiye’de 7 binden fazla şirketi var. Avro bu kadar güçlendi. Almanya şimdi yeni 7 bin şirket avına çıkabilir. Tabii ki böyle mesajlar verecek. Türkiye 80 milyonluk bir pazar. Böyle bir pazarı tamamen ele geçirmek için tam fırsat. Almanya işte bu fırsatı değerlendiriyor. “Güçlü Türkiye istiyoruz.” söylemi bir yalandan ibaret. Psikolojik teslim alma yöntemi!..

Dedi: ABD öyle, Almanya böyle!.. Türkiye kiminle hareket edecek?

Dedim: Artık kendine güvenecek. Kemal Derviş ekonomi modelinin dönemi bitti. 20 yıl önceydi. Artık o modelle ve üretmeden gidemeyiz. Üretime dayalı yeni bir ekonomik model gerekli. Aslında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı bunun için o makama getirdi. Lakin yeni bakan kucağında Brunson krizini buldu. Yine de süreci iyi yönettiğini söyleyebiliriz. Zira henüz her şey bitmedi.

Dedi: Sizin söylediğiniz zaman alır. Krizden acilen nasıl çıkılacak?

Dedim: Kendi dayanışmamızla... Tasarrufla... Kendi imkânlarımızla... Zira ABD, kredi kuruluşlarını da bize karşı düşmanca bir tavırla örgütledi. 15 Temmuz darbesinde devleti sahiplenen millet, bu krizin de tek ilacı...

Dedi: Millet tasarruf mu yapacak?

Dedim: Tasarrufun büyüğünü devlet yapacak... Lüks araçlar binmeyecek... Şube müdürlerinin bile altına araba çekmeyecek. Lüks binalar yapmayacak ve kiralamayacak. Üretim için kararları Ankara’da oturarak vermeyecek. Çıkıp Anadolu’yu gezecek. Ticaret ve sanayi odalarıyla, STK’larla görüşüp ortak karar verecek. Trabzon’a hangi alanda teşvik verileceğini Trabzon’daki ilgili STK’larla belirleyecek.

Dedi: “Devlet artık anlayışını değiştirmeli.” diyorsunuz?

Dedim: Evet, kesinlikle... Sermayeyi belli merkezlerde tutmak yerine Anadolu’ya yaymalı. Lakin merkezi kararlarla değil. Yerel ve yerinde araştırma yaparak. Üretmek ve mutlaka üretmek...

Millet hazır kıta bekliyor. İş dünyası bekliyor. Ne yazık ki devlet hâlâ ne yapacağını bilmiyor... Dileriz bu şerden hayır doğar. Türkiye bu krizden güçlenerek çıkar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yasar 1 ay önce

Üstadım Ts yönetiminin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz.? Transfer, teknik heyet seçimi, Özkan Sümer in istifası ..

banner89

banner37