banner114

Çünkü ne çektiysek bu yüzden…
Orada burada konuştuğumuzda dinlediğimizde...
Kısacası hayatımızın her anında karşımıza çıkıyor. “Eğitim eğitim eğitim.”

Üzülüyoruz doğal olarak. Oysa adımız üzerimizde, ‘yetişkin’…

Yani fizik ve kimya olarak yetiştiğimizden, olgunlaştığımızdan bahsetmek mümkün…

Fakat kazın ayağı hiç de öyle değil.
***
Herkes şikâyetçi...

O zaman “bir mum da sen yak” türünden bir yaklaşım sergiliyoruz.

Ya da ‘denizyıldızı’ hikâyesini anlatıyoruz.

Özlediğimiz şey, ‘ortalama vatandaş’ kriteri… Yani konuyu şöyle açarsak…

İngiliz, Fransız ve Rus yetişkinlere bir mektup yazdırın, yazıları benzer.

Kültür sanat soruları sorun, cevapları benzer. Olaylar karşısındaki tepkileri benzer.

Gelecekle ilgili hayalleri, hedefleri benzer. Müzikten, spordan sorun, felsefeden…

***

Okurken, izlerken, dinlerken…

Küçüldüğünüzü azaldığınızı, ‘hiç’ denilecek hale geldiğinizi hissediyor musunuz?

Öyle ya, gelip geçiyorsun bu dünyadan. Bir ara istasyondasın, o kadar.

İçinde yaşadığın toplumun bir ferdi olarak görev ve sorumlulukların var.

Geri kalınmışsa senin yüzünden, ileri gidilmişse de…

Üşenme, erteleme, vazgeçme… Hadi başla artık.

***

Dünyanın ‘en eğitimli ülkesiKanada’da öğrencilerin sosyal, duygusal ve ahlâkî yönleri, akademik başarılarından önde geliyor.

Kanada’yı İsrail ve Japonya takip ediyor.

Japonya’da öğrenci servisleri yok. Sınıflarını ve okullarını da kendileri temizliyor.

Çin, haftada 14 saatlik ev ödevini boşuna vermiyor.

Yoksa yüzyılın son çeyreğindeki ‘Çin Mucizesi’ başka nasıl izah edilebilir?

Singapur, yüksek niteliğe sahip adaylar arasından seçiyor öğretmenleri…

Her branştaki mezun grubun ilk % 30’luk kısmı içinden...

Almanya’nın, fizik, kimya ve edebiyatta 102 Nobel Ödülü aldığını unutmayalım.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder” sözünü de...  

***

İstanbul'un fethinin 566. yıldönümünde...

Peygamberimizin övgüsüne mazhar olan komutana bakar mısınız, Fatih’e…

Nasıl yetiştirildiğine, kaç dil bildiğine, hoşgörüsüne ve adalet anlayışına…

Ve 21 yaşındaki bir gencin hayallerine…

Bugünlerde ordunuzun başında toprakları zapt etme anlayışı çok gerilerde kaldı.

Savaşın şekli ve boyutları bizleri şaşırtmıyor artık.

Çocuklarımızı sadece Türkiye için yetiştirmediğimiz de ortada…

İşte bu yüzden dünya ve kâinat adına yeni değerler üretmek zorundayız.

Hayaller ve gerçekler arasında bocalamadan…

Baş döndürücü bir hızla ilerleyen ilimle fenle yoğrularak… Coğrafyamıza musallat olanları ve birbirimize karşı kesinleşmiş önyargılarımızı da bertaraf ederek

Asıl önemlisi de bizzat kendimizle savaşarak hedeflerimize emin adımlarla ilerlemeliyiz.

Çünkü elimize, dilimize hükmeden asıl düşman içimizde…

***

Elimizi vicdanımıza koyalım. Kalbimizin üzerine...
Aklımız fikrimiz Ankara'da olsun, gözlerimiz ay yıldızda...  
Kulağımız Londra’da, Paris’te, Washington’da, Moskova’da…

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diyor yüce gönüllü Mevlana.

Biz de kimi görsek aynı şeyi tekrarlayalım.

Başarı hikâyelerini de örnek alarak…

Okullar kapanırken… Yeni eğitim sistemi tartışılırken…

Bu son olsun, bu son” diyerek…

Ve her şeyden kısarak…

Eğitime yatırın.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemalettin bayrak 3 ay önce

Her yıl değiştirerek içine ettiler eğitimin. Oysa çok basit, sözünü ettiğiniz ülkelere birer müfettiş göndersen, baksan nasıl yapmışlar ne yapmışlar diye... niyet iyiyse sorun kalmaz ama niyet iyiyse.. saygılar sunarım.

banner108