banner114

Devlette  sistem değişikliğinden sonra kurulan kabinede ilk defa meslekten gelen eğitimci b ir bakan görevlendirildi. Sayın Ziya Selçuk’un atanması beklentilerimizi artırdı, ümitlerimizi yeşertti. Çünkü şimdiye kadar bu bakanlığa gelenler çoğu meslek dışından ya hukukçu ,ya mühendis veya aşı işletmeci formasyonuna sahipti. Meslekten gelen mesleki sorunları bilen  ve bu sorunlara çözüm üretebilir. Üzülerek ifade edeyim ki 1950 den beri eski sistemle atanan bakanlar siyasi ağırlıklı günübirlik işlerle sürelerini geçirdiler .En acı olanı eğitimi siyasi emellerine alet ederek öğretmenlik gibi kutsal mesleğe eğitim formasyonu olmayan kişilerin atanması ile meslek dejenere edilmiş hale getirildi. Nitelikten çok niceliğe önem verdik .Muvakkat öğretmen, lise mezunları, yedek subay öğretmen v e vekil öğretmen gibi pedagojik formasyonları olmayanlarla kadrolar dolduruldu. Zaman içinde bunlar belki çalışma sürelerini doldurup meslekten ayrıldılar. Ancak bu kadrolarla eğitimde bir arpa boyu yol alamadık. Dostlar iş başında görsün misali kendi kendimizi kandırdık. Okul var, öğrenci var öğretmen var fakat bilgi ve becerileri olan, hayata intibak edebilecek nesil yetiştiremedik. Bütün gayretimizi  okur-yazarlığa odakla Bu da bizim ayıbımız.

Bakanlığın adı “MİLLİ” olmasına rağmen hala milli hüviyete büründüremedik. Çünkü Türk halkının beklentilerini karşılayacak sistem değişikliğini yapamadık. Oradan buradan alınan sistemlerle yamalı bohça haline getirdiğimiz sistem artık milletin beklentilerini karşılamaktan çok uzaktır. Yeni bir milli eğitim sistemini hazırlamak sadece bakanın tek başına yapabileceği bir iş değildir. Tüm siyasi partiler ve eğitimci ve akademisyenlerce ele alınmalıdır. Büyük bir eğitim şurasında günlerce ,aylarca hatta yıllarca çalışılmalıdır. Bunu yaparken de başarıya ulaşmış, başka devletlerin hazır sistemlerinden alıntılar da yapabiliriz. Artık 82 milyonluk büyük bir nüfusa sahibiz. Bu elbise bu vücuda dar geliyor. Bunu mutlak sağlam bir zemine oturtmalıyız. İnşallah sayın bakanımızın ana gündeminde de bu vardır.

Bugünkü sistemle hayata insan yetiştiremiyor, bilgi ve beceriler kazandıramıyoruz .O halde sistemi yeniden sorgulayıp bünyemize uygun hale getirmemiz lazım. Zaman  zaman alınan palyatif değişiklilerle sonuca varamayız. Sık sık müfredattan çıkarılıp ilave edilen dersler arasında en çok istenen ve gerekli olanlar yok.İlk ve orta öğretimde Trafik, yüzme, milli savunma,ve ev ekonomisi gibi hayati dersler ilave edilmelidir .İlk ve orta öğretimde iş dersleri konularak atöyeleri donatılmalıdır

Eğitim tarihimizde Hasan Ali Yücel, Sabahattin Ali ve İsmail Hakkı Tonguç’tan oluşan kadro köy enstitüleri projesiyle kalkınmayı köyden başlatmışlardır. Ama bu ekipten sonra gelen kadrolar hep mevcutla yetinmiş, yeni bir proje hazırlama ihtiyacını duymamışlardır. Halbuki her şeyin başı eğitimdir. İnsanı eğitmeden başarı sağlanamaz.

Diliyoruz ki Sayın bakan bu konuda yeni  bir hamle başlatıp yeni “MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ”ni çağın ihtiyaçları ve toplumun beklentilerini dikkate alarak başlatır oksa bir asırdır havanda su döğmeye devam etmiş oluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108