banner114

“Doğal olarak bütün insanlar, bilgiyi arzular” . Aristo

“ilim hazineye benzer, soru sormak ise onun hazinesidir.” J. Kenyon

Eğitim sistemimiz de ciddi sorunlar var. Bu sorunlar kaçınılmaz olarak bugünü ve yarını olumsuz etkiliyor. Mutlaka çözülmesi ve bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor. Akıllı tahtalar ve bilgisayarlar gençlerin iyi eğitim almasını, tek başına sağlamıyor. Sistemin iyi analiz edilmesi ve çözümlerin bir an önce uygulamaya konulması gerekiyor.

 Mevcut sistem, adeta öğrenilmiş çaresizlik gibi, yeterince irdelenmeden yapılan, palyatif ve sık değişikliklerle daha da fazla sorun üretiyor. Sistem, insanın gerçekte nasıl öğrendiğini ve bu öğreniş biçiminin zaman içerisinde nasıl değiştiğini, şekillendiğini göz ardı ediyor.

Oysa insanın öğreniş biçiminin temelinde, tıbbi nedenlerden, sosyoloji, psikoloji ve diğer bir çok kültürel alt nedenlere uzanan etkenler var. Başarılı bir öğrenme süreci için, bu etkenlerin her birisi tek tek irdelenmeli, tanımlanmalı ve her birini doyuran ortamlar hazırlanmalı.

Her şeyden önce ilk öğretim öncesinde her bir birey için, devlet eli ile, bir eğitim planı yapılması ve bu planın belli periyotlarda güncellenmesi gereklidir. Bu plan çerçevesinde, yetenek analizleri, çocukluk ve gençlik depresyonları, varsa aile sorunları, görme, duyma kusurları, yine varsa kişilik bozuklukları ve diğer sorunlar öncelikle ele alınmalı ve bu çerçevede eğitime hazırlık yapılmalı. Bu hazırlık süreci tamamlandıktan sonra çocuğa en uygun format çerçevesinde eğitim süreci gerçekleşmelidir. Bu dönem aynı zamanda çocuk eğitim döneminin hemen başında aileye dönük bir eğitim ve bilgilendirmeyi de kapsamalıdır.

Eğitimimizin temel içeriği ne olmalı?

Temel sosyal ve fen bilimlerini sıralamaya gerek dahi yok. Ancak eğitim sistemimizin içerisinde olmayan, ama mutlaka konulması, içselleştirilerek kazandırılması gereken yeni önemli başlıklar olduğuna inanıyorum. Vatan sevgisi, kalkınma ve milli bilinç, demokrasi kültürü, ortak yaşama kuralları ve inançlarla ilgili bilgiye eşit oranda erişim, sanat sevgisi ve sanatı okuma, tarih sevgisi ve bilim metodolojisi gibi konular çok çok önemli. Okuma sevgisi kazandırılması çok temel ve asla göz ardı edilemeyecek bir konu. Tüm bu konular ilköğretimden itibaren bir sınav konusu, kaygısı olarak değil yaşamın kaçınılmaz bir unsuru olarak ele alınmalı ve mutlaka kazandırılmalı. Tabi bu arada anlamsızca dayatılan eğitim ve ders konuları da yok değil. Bunlarında ayıklanması da sağlanmalıdır.

Yabancı dil eğitimi konusu ise çok tartışmalı. Bu konuda kalbim muhafazakar olmamı istese de mantığım öyle demiyor. Milli bilince sahip, dünyalı gençler yetiştirmeyi hedefliyorsak kaçınılmaz olarak en az 1 yabancı dili orta öğretim döneminde mutlaka konuşabilir bir düzeyde öğretmeliyiz.

Yerlere tükürmeyen, araçtan çöp atmayan, sıraya girmeyi bilen, çatal bıçak kullanan, trafik kurallarına uyan, aklını kullandırtmayan, birey olmayı başarmış, toplumsal bilinci gelişmiş, dünyanın her yerinde korkusuzca, başı dik yaşayabilecek, usul bilen, çalışmayı seven nesilleri özlüyoruz. Bu özlemi karşılayacak eğitim den başka bir çare de yok. Bu iş zamanında müdahale edilmezse telafisi de yok. Onun için hükümetin, toplumun tüm kesimlerinin her şeyi bir yana bırakarak bu konuya odaklanması ve tartışması elzemdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108