16 yıllık AK Parti iktidarında hemen hemen kiminle konuşsanız bu iktidarın en başarısız olduğu bakanlık hangisi diye yüzde doksan dokuzundan alacağınız cevap Milli Eğitim Bakanlığı olacaktır. Benim kanaatim de milletin görüşünden farksız değil.

Başarısızlık nedenlerini yazacak değiliz bugün. Ama ileriye dönük istikrarlı eğitim politikaları olmadığı günü birlik uygulamalarla yürütüldüğü kesindi şimdiye kadar. Anlayacağımız yaz-boz tahtası gibi. Sayın Cumhurbaşkanımızın şu kadar derslik yaptık, şu kadar öğretmen ataması gerçekleştirdik, bu kadar spor salonu inşa ettik evet bunlar yapıldı ama uygulama, işleyiş, öğretmen politikaları, okul okul yerleştirmeleri, yerleşemediğinden yada okulu uzak olduğu için açık liselere kayıt yaptıran binlerce öğrenci. Aslında önemli olan halkın gözünde neler yaptığınız ve halkın memnuniyeti değil midir? Maalesef bende dâhil millet MEB’i başarısız görüyor.

Yeni Başkanlık hükümet sistemiyle birlikte bizimde umutlarımız ve heyecanımız artmadı desek yanlış olur. Hele Milli Eğitim Bakanımız bizleri daha da heyecanlandırdı. AK Parti hükümetlerinde yanılıyor muyum bilmiyorum ama ilk kez öğretmen kökenli bir akademisyen bakan oluyordu. Yani işin mutfağından geliyordu. Çocuğu ve öğretmeni eğitimin öznesi gören çocuğa dokunacak, öğretmeni ötekileştirmeden kaybettiği itibarı geri iade edecek bir bakan atanmıştı. Sadece ben değil tüm Türkiye’de güzel bir iklim ve oluştu. Eğitim konusu tüm aileleri ilgilendirdiği gibi beni de yakından ilgilendiriyor. Hem bu ülkenin bir ferdi olarak hem de okuyan çocukları olarak. Ayrıca eşimin de öğretmen oluşu konuya biraz daha yakından ilgilenmeme sebep oluyor. Yeni bakanımız Ziya Selçuk’un basın açıklaması eminim benim gibi tüm ailelere umut vermiştir. Basın açıklamasında geçen, benim de dikkatimi çeken ve önemsediğim birkaç satır başını sizlerle paylaşıyorum:

-Eğitimde yeni bir dil inşa etmeye çalışıyoruz. Bir çocuğun hayatına dokunmanın vebalini çok çok derinden hissetmedikçe, öğretmenlik mesleğini yapmanın önemi yok.

-Hiçbir öğrencimiz, hiçbir velimiz sürprizle karşılaşmayacak. Oyunun sonunda asla kural değişmeyecek.

-Ülkemizde doğan her çocuk kaybedilmeyecek kadar değerli. Bakın önemli demiyorum, değerli diyorum. Çocuk neredeyse biz oradayız. Çocuklar günde ortalama 4 saat internette, sosyal medyada geçiriyor. Biz de bunu takip edeceğiz.

-Bu sistem şu anda yürüyor. Herkes bu işin içinde dolaysıyla biz bu gemi yürürken bir tamirat içerisinde olacağız. Yenilenerek dönüşeceğiz.

Yukarıdaki söylemler bugüne kadar özlem duyduğumuz ve eğitimin içerisinde mutlaka ama mutlaka olması gereken cümlelerdi.

Bunların hayata geçirilmesi elbette kolay olmayacak eminim buna. Ben mevcut yapılanmadan dolayı biraz kaygılıyım. Şöyle ki; Öğretmen yetiştirme politikalarımızın çok sağlıklı olduğunu söyleyemem. Üniversitelerde mutlaka bu işe el atılmalı.

Mevcut öğretmenlerimizin durumu malum ortada. Okumayan kendini yenilemeyen, her ğünü aynı olan, bulunduğu çağın gereklerini anlamayan ve anlamlandıramayan, teknolojiden bir haber öğretmen kitlemiz var. Öncelikle bunların ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Denetlenemeyen okullarımız, öğretmenlerimiz ve müdürlerimiz var. Denetlense de hiçbir yaptırımı olmayan kanunlarımız var. Hantal bir bürokrasimiz var bu yapılanma şekliyle inşallah yeni bakanımız çocuklarımıza umut olur, geleceğimizin inşasında yarı yolda kalmaz. Söylenecek ve yazılacak çok şey var. Şimdilik yeterli diyelim ve bekleyelim. Yeni başkanlık hükümet sistemimizin ve tüm bakanlarımızın başarılı olmasını temenni ederek bugünkü yazımızı nihayetlendirelim. Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108