İlki, Küçük Makedonya’dan yola çıkarak Asya’yı fethetmeye çalışan Büyük İskender’di. Avrupa, Kuzey Afrika ve Küçük Asya’nın Roma’sı…

Hunların Atilla’sı, Moğolların Cengiz’i...

Türklerin altı asırlık Osmanlı’sı…

Ve ardından ‘mahşerin beş atlısı’…

Güneşin batmadığı Büyük Britanya’sı…

Fransa’sı, Rusya’sı, Çin’i ve Amerika’sı…

***

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ünlü eserini yıllar sonra yeniden okudum.

Doğu ile Batı arasında bocalayan insanımızın tutum ve davranışlarını büyük bir ustalıkla ele aldığı Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü. Hemen her yerde şubelerini açmak isteyen Halit Ayarcı adlı bir uyanığın fikri…  Hanımların ve beylerin saatlerini ayarlamak için kurulmuş. Saat tamircisi olan roman kahramanımız Hayri İrdal da burada görevlendirilmiş. Enstitüyü incelemek için Amerika’dan gelen heyetin başkanı, saatin kaç olduğunu telefonla öğrendikten sonra… “Böyle bir kolaylık varken bu müesseseye ne lüzum var” diye soruyor ve üç gün sonra enstitü kapatılıyor.

Büyük Usta Ahmet Hamdi Tanpınar, 1961’de yayınlar bu romanını.

Her Mevsimin Bir Sonu Vardır” adlı son bölümünü hatırlatırcasına 24 Ocak 1962’de hayata veda eder.

***

Yine bir madrabaz var sahnede. Halit Ayarcı gibi ‘ayar verme’ye kilitlenmiş ama bu kez durum çok farklı. Dünyaya ayar verme sevdasında. Fakat gelişmelere bakılırsa dünyayla da sınırlı kalmayacak gibi… Gezegenlere el atıyor, uzay kuvvetlerini kuruyor. BM’yi, Dünya Ticaret Örgütü’nü yok sayıyor. Ona vergi, şuna vergi, gözdağı derken… Bir dediği diğerini tutmuyor. ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’nde, aklını peynir ekmekle yiyen İvanov gibi kendini kral zannediyor. Seçimle işbaşına geldiğini bilmesek ‘başkan olduğunu zanneden biri’ olduğuna hükmedeceğiz.

Çünkü hiçbir ABD başkanı böyle fütursuzca davranmadı. ‘Alıp satmak’la ilgili bir meslekten gelince…En önemli müttefiklerini bile tanımadı. Kanun filan dinlediği yok.

Tehdit ve şantaj da gırla gidince bir elin parmakları kadar ülke kaldı yanında.

Ve Pasifik’te birkaç mercan adası… Ayar vermeye çalıştığı dünyanın nefretini kazanmak üzere. Kaçınılmaz bir son bekler böyle medeniyetleri. Gün gelir ‘Dünyaya Ayar Verme Enstitüsü’nü de sorgulayan birileri çıkar.

***

Böyle zamanlar tehlikeli olduğu kadar öğreticidir. Daha iyi ölçer tartarsın kendini.

İsrafla birlikte kaçakların da önüne geçersin. Eksiğini gediğini görür, dostunu düşmanını daha iyi tanırsın. En önemli yanı da düştüğün yerden kalkarsın. Çocukluğumuzda güzel bir hatıra olarak yer alan “yerli malı, yurdun malı, her Türk onu kullanmalı” sözünün kıymetini daha iyi anlarsın. “Sen Türk’sün, Türk Lirasıyla yürüyeceksin” sözünün de…


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37