Dünyada bir şeyler oluyor; tehlikeli şeyler!  Bir satranç oynanıyor gibi. Bir tarafta Amerika ve yandaşları, öteki tarafta Rusya ve avanesi; arada ezilen ülkeler, yerinden yurdundan edilen milyonlarca insan… Kalan sağlar ve halihazır evinde barkında olanlar ise, kendilerine bir şey olmayacakmış gibi rehavet içinde geleceğinden emin, günlük hayatını sürdürme gayreti içindeler…

Türkiye’nin güneyinde, Suriye’nin kuzeyinde de bir şeyler oluyor. Bu şeyler yeni değil, beş on yıldan beri olan şeyler ancak son birkaç aydır daha başka şeyler de oluyor. Şey demişsem içi boş anlamında veya basite alınmış şeyler değil, tehlikeli şeyler oluyor…!

Bu gelişmeler hakkında Amerikalı yetkililer; “Işıd-Daeş’e karşı yerel güçlere (PYD-PKK…) geçici olarak silah yardımı yapıyoruz, seri numaralarını aldıktan sonra onlara bu  silahları veriyoruz. Bu, kimseye tehdit olmayacak geçici bir durumdur; zamanı gelince verdiğimiz silahları geri toplayacağız…!” diyorlar.

Diyorsunuz da söylediğinizle yaptığınız birbirine uyuyor mu? Kimi kandırıyorsunuz! Evet kanmıyoruz, inanmıyoruz. Her zaman olduğu gibi ikiyüzlü Batı yine oyun peşinde!

Silah yardımı gibi gösterilmeye çalışılan faaliyet, gerçekte bölgeye yerleşme ve Türkiye’nin çıkar ve hedeflerine karşı alınan önlemlerdir. Ucunda savaş riski vardır;  kesinlikle hafife alınacak bir durum değildir. Çünkü bölgeye gelen silah dokuz yüz tırı aştı; bin tır dolusu silaha doğru gidiyor. Sevkiyatın ne zaman duracağı da belli değil. Bir de dünyaya bir göz atalım:

Mısır’da darbe oldu. Pakistan’da darbe oldu. Türkiye’de darbe olacaktı önlendi. Irak, Ülkenin yönetimini ABD heyetine takdim etti; Mesut Barzani Kürdistan için çalışmalara hız verdi; Ypg/pkk yı devlet olarak tanımak için ABD ve Kanada gerekli çalışmaları başlattı; Mısır, Sina Yarım adaları ve birçok yeri gizliden ve açıktan İsrail'e verdi; (Sisi’nin neden darbe ile getirildiği böylece belgelenmiş oldu.) İsrail Deaş'i bahane ederek Suriye'de yeni toprakları tel örgüsü ile çevirdi ve Golan Tepelerine asker sevkiyatı yaptı. Kısaca adamlar ittifak halinde ve bir koordinasyon içinde işgal ve yayılma çalışmalarını sürdürüyorlar. Devam elim:

Arabistan, Trump’ın ziyaretiyle  Batı’nın savaş ve malzeme masraflarını karşılayan finansör olma garantisini yenilemiş oldu; Katar da öyle… ABD ve AB, Baltık ülkelerine binlerce tank top helikopter uçak ve değişik silahlar yığdı; (diğer Baltık ülkeleri hariç, sadece Polonya’da 965 saldırı helikopteri var.) Karadeniz ve Akdeniz Amerika, İngiliz ve Rus savaş gemileriyle donatılmış durumda. (Basından)

Ayrıca Kudüs’te İsrail tarafından son günlerde bir deneme yapıldı; metal dedektör olayı ve sonra bunun kaldırılmış olması… Bana göre Türkiye’nin ve İslâm Alemi’nin duruşu ve refleksi test edildi. Yine sadece Türkiye’nin sesi duyuldu. Ve birkaç cılız ses daha… Türkiye’nin yalnızlığı bir kere daha anlaşılmış oldu. Gürcistan Rusya ile ABD arasında sallanıyor... Yukarıda, yazıya başlarken “Dünya’da bir şeyler oluyor.”  dediğim cümleyi kanıtlamak için bu kadar yeterlidir sanıyorum...

Kuzey Suriye’ye yapılan silah sevkiyatı çok yakın zamanda Türkiye için tehlikeli bir süreci başlatacak gibi duruyor. Bölgede karma komando taburları oluşturuluyor; üsler kuruluyor; silahlar konuşlandırılıyor… Doğu Ak Deniz savaş ve nakliye gemisi kaynıyor! Bu hazırlıklar merasim ve tören geçişi için değildir herhalde!

Kuzey Suriye’deki bu yeni askeri yığınakla öncelikle Türkiye ve Ortadoğu’nun irtibatı kesiliyor. Enerji kaynakları bizden tamamen uzaklaşmış oluyor. Bundan böyle “tapusu bizde” desek de Kudüs, Filistin hatta Mekke, Medine artık bize Venüs kadar uzak olacaktır. Ayrıca bilindiği gibi bu çalışmalarla Kuzey Irak’tan başlayarak Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e uzanan bir koridor hedefleniyor. Türk birliklerinin de bölgede olduğu dikkate alınırsa ve Türkiye’nin koridora kesin olarak izin vermeyeceğini, bunun kırmızı çizgisi olduğunu ilân etmiş olmasına bakılırsa savaş kapıda demektir!

Kiminle savaş? Üyesi olduğumuz Nato, Üye olmak için çırpındığımız Avrupa Birliği, Müttefik  olduğumuz(!) Amerika, İngiltere, İsrail başta olmak üzere Türk ve İslam karşıtı herkesle; Ortadoğu’da çıkarı olan herkesle…  Aslında büyük İsrail projesiyle!

Rahmetli Erbakan ne kadar da haklıymış. Allah rahmet etsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Salim şahin 3 hafta önce

Sayın Abdullah Hocam, öncelikle sizden özür diliyorum. Abdülhamit'in bıraktığı terden yorumunuzu okumadan şu anda EĞİTİM'de önemli değişiklikler yapıldığı İÇİN eğitim için yazdığınızı zannettim çok üzülerek bu tepkiyi verdim. Bizim jenerasyon şanslı idik, ilkokuldan sonra yatılı olarak yatılı okullara giderek kısa yoldan meslek sahibi olduk. Bu bize CUMHURİYET'in sağladığı imkansızı. Günebakış gazetesinde bölgemizle IRAK, SURİYE ile ilgili yorumunuzdan dolayında sizi kutluyorum, düşüncelerinizi güzel ifade etmişsin. Bu makalede Türkiye dahil Ortadoğu'da satranç oynanıyor, hamle yapılıyor diyorsunuz. Çok doğru. Her ülke ORTADOĞU' nun yeniden dizaynda ülkesinin çıkarları İÇİN hamle yapıyor. Bizi temsil edenler önce " ORTADOĞU EŞ BAŞKANIYIM" diye beyanları oldu. Suriye Esat ile aramızı açtı üç yıl ESET'le yattık ESET'le kalktık. Çok bedel ödedik, evlatları şehit verdik. 3 milyon 4 milyon Suriye'liyi ülkeye yığdık. Gelinen noktada baş aktör bizi değil PYD'yi muhatap aldı. Müttefik olarak kabül etti, vizede bol, bol vaatte bulundular. Benim sormak istediğim bu satranç oyununda bizi temsil edenler hamleleri doğru yapıp haklarımızı koruyabildimi??. Abdullah bey siz benim çok saygı duyduğum öğretmenimizden. Kimi tuttuğun veya desteklediğinde benim için önemli değil, sizden ricam, nokta kadar çıkar İÇİN virgül kadar eğilmeyelim. ÇOK, ÇOKTA İKİ YIL DAHA MÜDÜRLÜK YAPABİLİRİZ. Bunun İÇİN doğru bildiğimiz şeyleri savunmaktan geri kalmıyalım. Daha fazla uzatarak Zana'nızı almak istemiyorum. SAYGILAR SÜNÜYORUM.