Geçmiş bir asırdan beri devletimiz ve milletimiz birçok badireler atlatmıştır. Zaman zaman dış güçlerin organizesi ile içteki iş birlikçilerinin hazırladıkları planlar devletimizi ve milletimizi oldukça zora sokmuştur. Halkımıza büyük sıkıntılar yaşatılmıştır. Bu durum cumhuriyet döneminden önceki Osmanlı döneminde de cumhuriyet döneminde de böyle olmuştur. Dün Osmanlı’nın son zamanlarında II. Abdülhamit Han’ı tahttan indirmek için önce 31 Mart İsyanını çıkartıp sonra da bu isyanı bastırmak bahanesi ile Selanik’ten İttihatçı Mahmut Şevket Paşa kumandasındaki Hareket Ordusu İstanbul’a gelmişti. Bu ordunun içinde 700 Selanikli “Gönüllü Musevi Taburu” bulunmaktaydı. İsyan bastırıldıktan sonra Mahmut Şevket Paşa ile Harbiye Nazırı Salih Paşa, Haham başı Haim Nahum’u ziyaret ederek Selanik Yahudilerinin verdiği destekten dolayı teşekkür etmişti. Diğer cemaatleri de ziyaret eden hareket Ordusu kurmay heyeti İstanbul halkına bir bildiri yayınladı. Bu bildiride vatanın ve milletin bölünmezliği ve meşrutiyet her daim korunup kollanacaktır deniliyordu. İşte bu bildirini benzeri daha sonra cumhuriyet döneminde 1960,1971 ve 1980 darbeleri sonlarında da görülecektir. Hatta yakın tarihimizde 28 Şubat ta da buna benzer bu bildiri tekrarlanmıştır. II. Abdülhamit Han Filistin’de İsrail Devleti kurulmasına karşı olduğu için hedef seçildi.31 Mart vakası ile Selanik dönmeleri, Masonlar tarafından saltanatın nasıl yıkıldığını, hazine ve saraylarının Balkan çetecileri tarafından nasıl yağma edildiği görüldü. Dün devletimiz aleyhinde birlik olanlar bu günde aynı faaliyeti yapmaktan geri kalmıyorlar. Sık sık provalar yapıyorlar. “Gezi Olayları” bunların başında geliyor. Ardından “17-25 Aralık olayları” ve “MİT Tırları olayları” yaşanmıştır. Bu olaylarla dış güçler ve onların içteki işbirlikçisi hainleri devleti yıkmak için deneme provalarına giriştiler. Allah’a şükür devletimiz ve yöneticileri basiretli davranıp oyunlarını boşa çıkarmıştır. Kurguladıkları ihanet senaryolarından beklediklerini bulamamışlardır. Şimdi her fırsatta sosyal medya üzerinden algı operasyonlarını sürdürüyorlar. Hedefleri sayın Erdoğan’ı tıpkı II. Abdülhamit Han gibi alaşağı edip ülkeyi parçalamaktır. Bu gün oynanan oyun geçmişin tekrarıdır. Maalesef bu oyuna içteki işbirlikçiler de alet olmaktadır. İttihat ve Terakki ruhu hala canlı ize tutulmakta, şer faaliyetlerine devam etmektedir. ABD ve Avrupa’nın bazı devletleri otuz yılı aşkın bir süreden beri ülkemizi parçalamak için başta PKK olmak üzere tüm terör örgütlerini Türkiye aleyhinde desteklemektedir. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Açık açık askeri desteklerini sürdürüyorlar. F. Almanya PKK destekçisi HDP’ye Köln’de miting yapma izni veriyor, seksen milyonluk koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ne izin vermiyor. Bütün bu düşmanlıklar yaşanırken artık dostluktan söz etmek mümkün değil. Bunu bizim içteki muhalefet bir türlü anlamak istemiyor. Seçimlere yaklaşık üç haftalık bir süre kaldı. Siyasi düşünceleri ne olursa olsun devletine ve demokrasiye bağlı halkımız, devleti yıkmaya çalışanlara fırsat vermeyecektir. Sağduyulu davranıp bütün oyunları bundan önce olduğu gibi, bu sefer de bozacaktır. 
    
    

    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108