Dortmund’daki Trabzon günleri sona erdi. İlk günden itibaren bir değerlendirme yapacak olursak, ilk yurt dışı tanıtım fuarını bir fırsata çevirebiliriz. Nereye gittik, nelerle karşılaştık ve ne yapabiliriz. İki makalede değerlendireceğiz.

Kardeş şehir olmamıza rağmen, lojistik hedefi hariç hemen hiçbir alanda ortak geleceği olmayan şehirleriz. Daha önemlisi denk olmadığımız ve hatta tüm alanlarda yıllarca geride olduğumuz bir şehirden bahsediyoruz. Bizim şehir olarak yürekten hazırlanıp, iliklerimize kadar hissederek gittiğimiz Dortmund, ne yazık ki bizi hissetmedi. Varlığımızdan kısmen haberdar oldu ama bizi hissetmedi. Halbuki, Ankara’nın bildiği Trabzon’un ise STK’larından siyasilerine, spor dünyasından tüm belediyelerine 6 gazetesinden TV’lerine ve internet sitelerine yürekten hazırlandığı Dortmund’da bir tek Dortmund Belediyesi vardı. Halka duyurmadı. Yerel medyası ilgili göstermedi. Ne yazık ki, önemsemedi. Peki neden böyle oldu.

Önce Dortmund’u doğru tanımak lazım. Dortmund artık Almanya’nın bir sanayi kenti değil, Dortmund şimdi dünya çapında bir bilim ve teknoloji kenti. Bir bilgi kenti. Değil Avrupa’nın dünyanın 8. bilgi kenti. 2000 yılı başlarına kadar kömür madeni ve çelik üretimi ile meşhur olan… Yüzlerce fabrikası ile ünlenen bir sanayi kenti yok artık. Zarar ettiği için 1990’lı yıllarda, kömür madenlerine kapatan madenin ardından 2001 yılında çelik üretimini de sonlandıran ve aradan geçen 15 yılda bilgi kenti olma gerçeğine ulaşan bir Dortmund var. İşsiz kalan on binlerce madencisi artık bando mızıka çalmasını öğrenirken, yeni nesil kentin bilişenlerini olarak yol haritasını böyle çizdi. Bir kentin nasıl kalkınabileceğini gösterdi. 15 yılda kabuk değiştiren Dortmund yalnız kabuğunu değil özüne de sirayet ederek, bugün Almanya’nın en zengin şehirlerinden biri halini geldi. Bunu nasıl yaptı.

Dortmund bu zenginliğe bilgiyle ulaştı. Üniversiteyle ulaştı. Bizde üniversiteler kıyafet yasağı ile uğraşırken, Dortmund’dakiler bilimsel çalışmalar yapıyordu. Biri teknik üniversite olmak üzere 4 üniversite ve bu üniversitelere bağlı tem 25 enstitü kurdu. İşte o enstitüler üretmek için yarıştı. Proje bazlı çalışmalar yürüttüler. Küçük bir örnek verirsek, 50 dönümlük bir maden sahasını suni göle çeviren Dortmund yöneticileri gölün etrafına bilim ve teknoloji üretim merkezleri içinde kısmı izin vermiş. Üç katı aşmayan 120 civarında bilgi atölyesi kurulmuş. Dünya çapında şirketler buraya gelmiş. Çünkü üniversitelerdeki bilgiye yakın olmak istemiş. Şimdi toplam bin kişi istihdam ediyorlar. Yıllık ciroları 300 milyon Avro’nun üzerinde. Dünya sıralamasında 8. Sıraya oturan bu bilgi kenti yeni 5 yıllık hedefini şu 7 madde üzerine oturtmuş.

1-Enerji (Rüzgar ve güneş) 2-Enerji teknolojileri üretimi, 3-Yazılım teknolojileri, 4-Makine imalatı teknolojisi, 5- Spor (Dortmund takımının kente sağlayacağı katkı) 6-Bilgi teknolojileri üretimi, 7-Lojistik.

 

Görüldüğü gibi, Dortmund 5 yıllık hedefinde lojistik dışında hemen hiçbir alanda Trabzon’la örtüşmüyor. Turizm yok, ticaret yok, sağlık yok, tarım yok. Yalnızca lojistik merkez konusunda işbirliği olabilir. Lakin bir başka şey var. Dortmund Üniversitesi dışardan her yıl 10 başarılı öğrenci alıyor. Bilgi teknolojileri eğitim ve transferi için Trabzon’dan 10 öğrenciyi Dortmund’a gönderebiliriz. Bu çocuklarımıza bir yurt organize edebilir ve burslu okutabiliriz. Bir gün geri çağıracağımız çocuklarımızın eğitimini KTÜ üzerinden ya da belediye üzerinden ve TTSO desteği ile mutlaka gerçekleştirmeliyiz. Önemli bölümlerinde Türk akademisyenlerin görev yaptığı Dortmund Üniversitesi’nin bu eğitim ayrıcalığından mutlaka yararlanmalıyız. KTÜ bünyesinde kurup, ümit beslediğimiz tekno kenti Dortmund’dan yapacağımız eğitim transferiyle önemli bir noktaya taşıyabiliriz.  Bunu başarmak bile… Bu adımı projeye dönüştürebilmek bile 10 Dortmund fuarına bedeldir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.