Trabzonspor Divan Kurulu seçimleri seviyeli bir yarışa sahne olsa da mevut yönetime muhalif olarak bilinen iki aday arasında yaşanıyor olması bu camianın en zor zamanda bile güç birliği yapamadığını gösteriyor.

İş hayatında kollektif çalışamıyoruz. Güç birliği yapıp, güçleri birleştirip büyüyemiyoruz. Büyüyemeyince de büyütemiyoruz. Biraz gelişen tüccarımız, işadamımız ya haline razı olup toprağını terk etmiyor veya daha büyümek için Ankara’ya, İstanbul’a gidiyor. Konya, Kayseri, Denizli, Antalya, Antep bu duvarı yıktı. Oralarda daha büyümek, en büyümek için İstanbul’a göçe lüzum yok. İşbirliği-güçbirliği yapıp hem kendileri hem kentlerini büyütmüşler. Göçü önlemiş yükselişe geçmişler.

Şimdi bazıları Trabzon’un uzaklığını, arazi sorununu ve diğer olumsuz unsurları sıralayacak. bunlar elbette önemli etken. Lakin Avrupa’ya uzaksak Rusya’ya, Gürcistan’a, Azerbaycan’a, İran’a yakınız. Mesele yakınlık-uzaklık  meselesinin çok ötesinde. Güçlerin birleştirilmesinde… Paranın gücünde

Trabzonspor Divan Kurulu seçimlerinden başlayıp, ekonomiden çıkmak size tuhaf gelmesin. Birbirini etkileyen ve birbirinden ayrılmayacak hususlar bunlar. Güçbirliği kent ekonomisini nasıl olumlu etkilerse, Trabzonspor’u da öyle etkiler. Dağınıklık, parçalanmışlık ise aynı oranda perişan eder.

***

Trabzonspor Divan Kurulu’nda 1047 Trabzonspor üyesi oy kullanacak. 1035 olan sayıya hakettiği için 12 kişi daha eklenmiş. Bu 1047 kişilik liste ya Trabzonspor’da 25 yılını doldurmuş veya kurullarda görev yapmış isimlerden oluşuyor. Yani Trabzonspor’un en etkin ve yetkin isimleri… En büyük buluşma noktaları ise kahır ekseriyetle kulübün kötü temsil edildiğine ve uçuruma doğru gittiğine inanmaları.. Divan Kurulu seçimlerinin biraz da bu bağlamda önem arzetmesi…

1047 kişilik ilkler ve etkinler içinde yönetimden ve gidişattan memnun olan sayısı yok denecek kadar az. O bakımdan yönetim Divan Kurulu’na liste çıkaramıyor. İki listeden birini tercih edecek.

***

Dikkat ediyor musunuz!... İlkler ve etkenler olarak nitelendirdiğimiz 1047 kişi …. Şubat’ta sandığa yine bölünmüş olarak gidecek. Üstelik iki liste de muhalif olmasına rağmen. Üstelik kulübün hızla ve fütursuzca uçuruma sürüklendiğine iki grubun da inanmasına rağmen. O zaman sormak gerekiyor. Camianın kalbi ve asli unsuru olarak addedebileceğimiz 1047’ye rağmen bu kulüpte kim kiminle omuz omuza verecek?..

Gücün birleşmesi ve güçlerin birleştirilmesi adına oluşacak tek liste aynı zamanda camiayı da toparlayacak. Örnek oluşturacak ve vehameti hatırlatacak. Aksi durumda on binlerce taraftar camianın yanlışlar karşısında bile birleşmesini içselleştirecek. Ümidini yitirecek. Kaçış yolunu süslemek için kimse, ‘kimin etrafında birlik’ demesin. Önce kendi vicdanını birliktelik konusunda sorgulasın sonra arayışa çıksın. Örnek teşkil edecek böylesi bir bütünlük inanın hepimizi ümitlendirecek.

***

 

Dünkü yazımız üzerine Divan Kurulu Başkanı Sayın Ali Özbak aradı. Başkan Özbak, yeni aday Ali Sürmen’in liste vermediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi ve ‘Ben hep demokrat yaşadım. Demokratlık vicdanımdır’ dedi. Halbuki Sayın Sürmen’in bu yöndeki söylemine daha önce yer vermiştik. Başkan Ali Özbak hiçbir cevap vermeyince, ‘doğru’ addetmiştik. Özbak’a sormadan kanaat belirterek hata ettik. Kendilerini demokrat olmamakla suçlayan üslubumuzdan ötürü özür dileriz. Sormadan kanaat oluşturmak bizim eksiğimiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37