Boş, basit ve anlamsız! Sanki asansör yeni keşfediliyormuş gibi! Ülkenin daha acil ve ciddi konularıyla ilgili hiç mi kaygınız yok sizin?

Din-ahlak, din-cinsellik ve sapıklık konularını ön plana çıkartarak bunlar üzerinden toplumun dikkatlerini ordumuzun verdiği savaştan, Ege’deki suni ve planlı sıkıştırma girişimlerinden, Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz arama girişiminden, Amerika’nın ve Yunanistan’ın tehditlerinden başka alanlara çekerek toplumda huzursuzluk ve mutsuzluk yaratma gayretlerinin maksadı gayet açıktır: Toplumsal uyanış ve dirilişin önünü kesmek, ulusal morali bozmak ve oluşan toplumsal özgüveni kırmak!

Yemezler! Yemezler diyorum ama yine de ektisiz değilsiniz. Helâl olsun size! Bu ülkeye, bu millete yapacağınızı yapmaktan geri durmuyorsunuz!

Ortaçağda Avrupa, tıpkı son günlerde Türkiye’de bazı yayın organlarının ülke gündemine pompaladığı türden,  “kadın cin midir, şeytan mıdır, insan mıdır? Meleklerin kanadı var mıdır, varsa kaç tanedir?” Gibi saçmalıkları din ve bilim adına tartışıyor geri kalmışlığın ve karanlığın açığa çıkmasını engelliyordu.

Siz de bunu mu yapmak istiyorsunuz? Bazı televizyon kanalları din ilmi ile alakası olmayan manken giyimli sözde uzman(!) sunucuların eline önceden tutuşturulmuş soruları dindar mı, dinli mi, dinci mi, psikiyatrist mi yoksa hepsi mi belli olmayan yetkisiz kişilere sordurarak aldıkları cevaplarla ülke gündemini bulandırmakta, İslam dinini sulandırmaktadırlar. Kuşatma altındaki bir ülkenin dışa dönmesi gereken dikkatlerini içe çevirmekte, enerjimizi birbirimize karşı kullandırtmaktadırlar. Hatta devletin kurumlarını karşı karşıya getirmeyi dahi başarmaktadırlar.

Bu bir provokasyondur!

Kardeşim sizin başka işiniz yok mu? Efendim asansörde şöyle, asansörde böyle! Asansör yeni mi icat edildi? Aynı asansörde kadınlarla erkekler yeni mi karşılaşmaya başladı? Asansörde kadın erkek seyahatini neden şimdi tartışıyorsunuz? Adamı çileden çıkartmayın! Üst aklın planladığı ülke insanlarının aklını, düşüncesini, kalbini bulandırma projesine, televizyona çıkma hevesi uğruna neden alet oluyorsunuz?        

Bu ülkenin ekmeğini yiyor, havasını teneffüs ediyor, suyunu içiyorsunuz; bu milletin vergileriyle okuyor o seviyeleri elde ediyorsunuz;  biraz daha yararlı olmaya, hassasiyetlere özen göstermeye, fitneden kaçınmaya dikkat etmeniz gerekmez mi? Yine bir tartışmanın fitilini ateşlediniz! Helal olsun size!  “Dinde revizyon tartışması.” Şimdi çık işin içinden! Artık herkes yetkili makam ve kurulların vereceği cevabı beklemeye kilitlendi. Adım gibi eminim; en sağlıklı açıklama yapılsa dahi bu çevreler rahat durmayacaklar, ondan da yeni tartışmalar üreterek çözümsüzlük algısı oluşturmayı sürdüreceklerdir. Demem odur ki diyanetin yetkili uzman kurulları varken magazin konusuymuş gibi her önüne gelen açıklama yapmamalıdır. Din işleri yüksek kurulu gerekli araştırmayı, istişareyi yaparak açıklamasını yapmaya yetkilidir, muktedirdir ama nedense hep geç kalmaktadır. Bizler özelde her konuyu konuşuruz, tartışırız ama televizyon kanallarında din adına açıklama yapma yetkisi diyanetin olmalıdır. Şalvarlı, entel sakallı, cübbeli ve benzeri lâkaplı kişiliklerin her akşam din adına “kitapta yazıyor(!)” diye diye anlattığı çoğu saçmalıklar insanlar arasında farklı algılara yol açmaktadır. Soruyorum bazılarının özel kanallar kurarak din adına dansöz oynatmalarını, bazılarının zikir danslarını bu millet dinlemek veya izlemek zorunda mı? Bu kontrolsüz gidişi durdurmak gerekir. Çıkartılacak bir yasa ile tartışmalı konuları önceden ne kadar araştırmak gerekiyorsa özelde o kadar tartışarak varılan nihai kararı veya din adına açıklamaları sadece din işleri yüksek kururlunun yapması sağlanmalıdır. Yoksa her kesime göre bir din oluşmakta veya her din algısı yeni bir grup oluşturmaktadır. İslam Dini vahdet dini olmasına rağmen, parçalı ve çatışmalı bir yapı ortaya çıkmaktadır. Bu iç barışı riske eden bir tür bölücülüktür!

Düşman ülkelerin ve içimizdeki ajanlarının da yapmak istediği zaten budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Niyazi CİNEL 8 ay önce

bu makalenizi anlamlı ve doğru buluyorum teşekkürler

banner89