Seçime on gün kaldı. Çok iddialar ve vaatler duyuyoruz. Bunlar her seçim öncesi duyduğumuz, bildiğimiz türden. Ancak Sayın BAHÇELİ öyle bir şey söyledi ki aklımız allak bullak, yüreklerimiz tuz buz oldu! Sayın BAHÇELİ İzmir’deki konuşmasının bir bölümünde, “İzmir'den açık açık söylüyorum, iğrenç niyet sahiplerini uyarıyorum; eğer Türkiye yeni bir işgal girişimine maruz kalırsa, böylesi bir felaket bir kez daha yaşanırsa, bu defa hiçbir suçlu ve hain sağ kalamayacaktır. Varlığımıza göz koyanların gözünü oyarız. Bağımsızlığımıza leke sürmeye kalkışanları değil İzmir'den denize dökmek, alayını Cehennem’in dibine kadar kovalar, yediklerini içtiklerini burunlarından fitil fitil getiririz." dedi. Bundan ne anlıyoruz? Ülkemizde “iğrenç niyet sahipleri” olduğunu, bu iğrenç niyet sahiplerinin Türkiye için yeniden 15 Temmuzdaki kalkışma benzeri işgal planları yaptıklarını anlıyoruz. Böylece bu konuşma metni üzerinden 15 Temmuz’un, bir darbeden çok daha öte, Türkiye’nin işgal edilmesi operasyonu olduğunu ve Türkiye’nin uçurumun kenarından döndüğünü bir kere daha hatırlamış oluyoruz. Ve asıl kan donduran cümleler; “Bu defa hiçbir suçlu ve hain sağ kalamayacaktır. Varlığımıza göz koyanların gözünü oyarız. Bağımsızlığımıza leke sürmeye kalkışanları, değil İzmir'de denize dökmek, alayını Cehennem’in dibine kadar kovalar, yediklerini içtiklerini burunlarından fitil fitil getiririz!” Varlığımıza göz koyanların gözünü oyar, bağımsızlığımıza leke sürmeye kalkışanları bir zamanlar yaptığımız gibi bu sefer, İzmir’den denize dökmekle bırakmaz, Cehennem’in dibine kadar kovalar, yediklerini, içtiklerini burunlarından fitil fitil getiririz! Demek ki içeride ciddi bir ihanet şebekesi var ve rahat durmuyor; yeni bir darbenin ve iç çatışmanın planlamasını yapmaktadırlar! Bunlar Kurtuluş Savaşı sırasında vatan topraklarını işgale gelenlerden daha tehlikelidir ki Sayın BAHÇELİ’ye göre bunları denize dökmek yetmiyor, Cehennem’in dibine kadar kovalamak, yediklerini, içtiklerini burunlarından fitil fitil getirmek gerekiyor! Öyle ya, dışarıdan işgale gelenleri anlarız; onlar işgalci düşman kuvvetleridir! Onların göreceği karşılık, alacağı cevap bellidir: ”Geldikleri gibi giderler!” Ama bu vatanın ekmeğini yiyip, suyunu içenlerin, bu vatana hizmette yarışması gerekirken, nankörce ve ihanetle ülkeyi kargaşaya, arbedeye, ekonomik ve sosyal çöküntüye sürüklemeye kalkışanları ve işgale yeltenenleri nasıl anlamak gerekir? İşte Sayın BAHÇELİ’ye göre bunlar daha tehlikelidir. Biz, gelmesi muhtemel tehlikenin gerçeğini tam olarak bilemiyoruz; eğer Sayın BAHÇELİ’de böyle bir bilgi varsa bu çok uyarıcı ve ciddi bir bilgidir. Yetkililer ve görevlilerin uyanık olması gerektiği kadar Yüce TÜRK MİLLETİ’nin de uyanık olması gerekir! Yakup Kadri Yaban Romanı’nın bir bölümünde; “Biz, ne düşmanın çelik tabyalarından, ne de mitralyözlerinden korkmuyoruz! Bizi asıl mahvedecek olan kendi içimizdeki nifaklar (ayrılıklar) dır.” diyor. Gözümüze kül serpiyorlar, biz gözümüzü ovuştururken onlar, hamle yapacaklar. Gözünüzü dört açın ama serpilen küllerden de koruyun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89