banner114

Büyük heveslerle umut bağladığımız ”Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” halkımızın %52 çoğunluğu ile kabul edilmişti .Aradan geçen süre içinde değişen bir şey olmadı. Halbuki bu sistem tanıtılırken, bürokratik engeller kaldırılacak, hizmet akışı daha hızlı olacak, bugün git yarın gel tarihe karışacak, sorunlara hızlı çözüm bulunacağı söylenmişti .Ama hala vatandaş farkı  göremedi. Acaba sorun sistemde mi, yoksa  uygulamada  mı? Sistem ne  olursa olsun, uygulayanın kafa yapısı değişmedikçe ,liyakatli kişiler uygulamanın başına geçmedikçe  sistemden bir fayda sağlanamaz. Bu sistemden önce de ,sonra da devlet düzeninde yer alanlar belli bir kritere ,liyakata göre atanmamış, gelmiş geçmiş iktidarlar, kendi siyasi görüşünde olanları işbaşına getirmiş, liyakatı hiç esas almamıştır. Bir siyasi gücü arkasına alarak atanan her kademedeki devlet görevlileri kendini sağlama aldıktan sonra işi ister istemez savsaklamışlardır. Artık keyfilik hakim hale gelmiştir .Bu durumda o bürokrattan nasıl verim alınabilir.?  Türkiye’nin içinde bulunduğu durum tam da bununla izah edilebilir .Yoksa istediğiniz kadar sistem yenileyiniz ,bürokrat  atayınız değişen bir şey olmuyor .Olan vatandaşa oluyor .İktidarla aynı siyasi görüşü paylaşmayan liyakatli başarılı bir bürokrat ,iktidar yanlısı liyakatsiz bir bürokrattan iktidar için daha iyidir. Zira onun başarısı halkı memnun edecek ve iktidar kanadına artı puan getirecektir. İktidar yanlısı olup başarı gösteremeyen liyakatsiz bürokrat devletin sırtında ağır bir yüktür. İşte  bunlar halkı devletten soğutan yegane unsurlardır. Kerameti hep kendilerinde görüp ,bin bir tavassutla atanıp, bir süre sonra iktidara kuyu da kazabilirler.

Herkesin benimsediği siyasi bir fikir vardır .Onu topla ,tüfekle isteseniz de değiştiremezsiniz .Bugün siyasi görüşünü akşamdan sabaha değiştiren bir kimseye rastlayamazsınız .Bir başkası da onu fikrinden caydıramaz. Herkesin siyasi gücü sandığa attığı tek oyu kadardır .Kitleleri siyasi partiye kazandıracağını iddia edenler palavradan ibarettir. Buna karşılık insanları sevmek, doğruyu ve güzeli ona göstererek gönlünü kazanmak mümkündür.Elbetteki her dönemde görevini kötüye kullanarak,siyasi istismarda bulunmak asla kabul edilemez.

F.Almanya’da görev süremi bitirip yurda döndüğümde özellikle eğitimci arkadaşların:”Hocam söyler misiniz ,biz Almanya’nın ne kadar gerisinde sayılırız?” sorusunu yönelttiklerinde verdiğim cevap genelde şu olmuştur.”Biz henüz başlamadık ki ,onlarla mukayese edelim.”demişimdir.Altı yıl o devlet düzenini,işleyişini gördükten sonra bende hakim olan fikir şu olmuştur;Türkiye’de devleti sağlam bir kurguya kavuşturulması için bir ihale ile  özellikle Alman bürokratlara 2-3 ayrı yıl uygulamaya bırakılmalıdır.Yoksa bir asırdır kurduğumuz Cumhuriyeti hep yap-boz tahtasına çevirmekten kurtaramayız.Devlet ve hükümet kavramlarını ayırt edemeyiz.Devleti mutlaka hükümetlerden ayrı tutmamız,korumamız şarttır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108