Dede” mi yoksa “büyükbaba” mı?

Nine”, “büyükanne”, “babaanne” yoksa “anneanne” mi?

Bu tartışmaların çok uzağındaydık, dede ve nine yetiyor da artıyordu bile.

Ahşap taş karışımı, kiremit örtülü bir evde…

Yemeklerimizin, ocak ateşindeki bakır tencerelerde…

İneklerimizin ‘yal’ının da ‘sacayağı’na oturtulan dev kazanlarda kaynadığı yıllar… 

İstiklâl Madalyası’ sahibi dedenizle bir başka gurur duyuyorsunuz.

Bazen duvar örerken taş taşıyorsunuz. Tırpanla çayır biçerken su…

Zaman zaman anlattığı fıkraları, siz de başkalarına anlatmaya çalışıyorsunuz.

Şana’dan gelişini ise defnelerle akasyaların altında heyecanla bekliyorsunuz.

Akide şekeriyle kurabiyeleri afiyetle yiyorsunuz.

Akşamları ise gelsin seferberlik hikâyeleri ve yayla hatıraları…

Zaman, hiç geçmesin istiyorsunuz.

***

Torunlarınız doğunca farklı bir pencereden bakıyorsunuz hayata.

Çocuk parklarına, oyuncaklarına…

Boyama kitaplarına, yapbozlarına, danslarına, masallarına…

Nerede, ne zaman bir çocuk görseniz…

Bizimkiler şimdi nasıllar acaba” diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Oğullarınızla kızlarınızla konuşurken…

Mutlaka “torunlar nasıl”la başlıyor, akla hayale gelmez isimler takıyorsunuz.

Onlarla zaman geçirmek nasıl bir duygu?”

Ağaçlar kalem olsa” derler ya…

Yazamıyor, cevap da veremiyor, öylece kalakalıyorsunuz.

***

Dede olunca en çok da yerel yönetimleri çekiştiriyorsunuz.

Söz konusu torunlar çünkü… Ne yapılsa yeterli bulmuyorsunuz.

İnsan, şu semte bir çocuk parkı yapmaz mı” diye verip veriştiriyorsunuz.

Spor alanları, bisiklet yolları, açık hava sahneleri…

Zehir saçan ithal malları da boş geçmiyorsunuz.

Bunların reklamını yapanı, raflara koyanı…   

Çocuk odaklı’sınız artık, her şeye aynı pencereden bakıyorsunuz.

Bazen diz çöküyorsunuz, yatıp yuvarlanıyorsunuz.

Torunlarınızla en çok parklarda bahçelerde mutlu oluyorsunuz.

Kaydıraklardan kaymasını bekliyor, salıncakta sallıyorsunuz.

Her defasında yeni anne babalar, dedeler ve ninelerle tanışıyorsunuz.

Dede, zıp zıpta zıplayalım mı? Güvercinlere buğday atalım mı, martılara simit?

Şehrin hiç görmediğiniz yerlerini keşfediyorsunuz.

Eğer filmlerde belgesellerde izlediyseniz, yurt dışına gittiyseniz…

Çocuklar nasıl büyüyor oralarda” diye hayıflanıyorsunuz.

***

Onlarla var olduğunuzu dede olunca daha iyi anlıyorsunuz.

Sizi ‘dede’ yapan canlarla başa çıkmak öyle sanıldığı kadar kolay değil.

Merak ettiklerini soracak, içinden geçenleri ifade etmesi sağlanacak.

Öyle tepeden bakmak yok, gözleriniz göz hizasında olacak. Masallar anlatacak, oyunlar oynayacaksınız. Sırf bunun için yeni kitaplar okuyacaksınız çünkü aynı masallardan sıkılır çocuklar, aynı şarkılardan. Dans etmenizi isteyebilirler, şarkı söylemenizi…

Hünerlerinizi bir bir sergileyeceksiniz.

Aslında sizin için okul yeni başlıyor ve asla mezun olamayacaksınız.

Küçük şeyler’le gökkuşağının altından geçercesine büyük mutluluklar yaşayacaksınız. 

Mademki birikimler paylaşılırken aktarılacak.

O zaman abartmadan, bıktırmadan usandırmadan…

İlgi alanlarımızın ve yeteneklerimizin çok farklı olduğunu da unutmadan…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yüksel Yavuz 3 ay önce

İMDAAAT, DEDE OLMAK İSTEMİYORUM.

banner89

banner108