Milli Eğitim Bakanlığı zaman zaman okul yapımları,için ,bazan da derslik sayısını artırmak için kampanyalar başlatır.Bunun için de bütçedeki tahsisattan daha ağırlıklı pay ayırır.Nitekim okul ve derslik sayılarındaki yetersizlik kısmen de olsa giderildi.Bakanlığın yatırım programları ile de okul ve derslik sayısı artırılmaktadır.Bütün bunlarla istenilen seviyeye gelindi mi?Hayır.Çünkü bakanlıkça bunun envanteri çıkarılamamıştır.Bir sonraki yıl için özellikle ilköğretimde ne kadar öğrenci katılacağı sayısı belirlenemediğinden bir türlü hazırlık yapma imkanı sağlanamamıştır.Bu sebeple de  sınıflardaki ideal öğrenci sayısı bir türlü sabitlenememiştir.

Burada arzetmek istediğim konu orta ve yüksek öğretimdeki öğrencilerin yurt sorunudur.Hala yurtlar “yol geçen hanı “durumunda.Devlet yurtlarını bunun dışında tutmak gerekir.Zira kontrol sayesinde geleneksel bir disiplin yerleştirilmiştir.Bu yurtlarda öğrenciler kolayca avlanamıyor.Ama özel yurtlar içinde aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

Yakın tarihte devletimizin başına örülmek istenen belayı hep birlikte gördük.Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu belayı basiretli insanları sayesinde önledi.Ama bu tehlike kalkmadı.15  Temmuz darbe girişimine kalkanlar  özel yurtlarda yetişenlerdir.Tamamını  itham etmek doğru değildir.Ama büyük çoğunluğu meydanı boş bulup sinsi planını hazırlamışlardır.Bu gün dahi şu yada bu isim altında açılan özel öğrenci yurtlarında devlet kontrolü sağlandığı söylenemez.Ayrıca çok dağınık olan dini eğitim kurumları,bilhassa  Kur’an kursu adı altında faaliyet gösteren kurslar tam anlamıyla denetlendiği  de söylenemez.Yılda bir veya iki defa müfettiş denetlemeleri de bu iş için yeterli değildir.

Cemaat ve tarikatlara bağlı her türlü okul,kurs ve faaliyetlerin yapılanması tüm hızıyla sürmektedir.Geçmişten hala ders alamadık.15 Temmuz darbe girişimini yapan Fetö örgütü ihanetinin üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen bu yolda önlem olarak atılmış bariz bir adımı görmek de mümkün değildir.Hala devletin yurt sorunlarını hallettiği söylenemez.Şucu bucu cemaatlerin yapılanması son hızıyla sürüyor.Yapılan son derece lüks,heybetli binalar,cemaatlerin  ekonomik gücünü ortaya koymaktadır.Bu kadar dağınık olan her köy, şehir ve hatta mahallelerde mevcut kursların denetlenmesi de olanaksızdır.Hem bu kurslarda öğrenim gören minnacık vatan evlatlarının barınma ve yaşama şartları da yürekler acısıdır.Dağınık olması nedeniyle tam denetimi yapılamayan  bu kursların ,tüm ili kapsayacak şekilde neden teşkilatlı,sağlıklı ve denetiminin yapılabildiği tek merkezde toplanamadığı hala anlaşılamamıştır.İşin içine ticari amaçlar da girince bu iş  bir türlü rayına koyulamıyor.

Cemaat ve tarikatların yönetimindeki üniversite yurtlarının devre dışı kalabilmesi için en süratli bir şekilde Kredi ve Yurtlar Kurumunun yurt binalarını ihtiyaca cevap verecek şekilde artırması gerekir.Yoksa bu gençleri bile bile devlet eliyle cemaatlere ,tarikatlara teslim etmiş oluruz.Aldıkları taviz,gördükleri müsamaha sayesinde bir başka “15 TEMMUZ “ harekatına kalkışmayacakları söylenemez.Geçmişten artık ders alma zamanımız gelmiş,hatta geçmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28