Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, İstanbul Aksaray’da bir ciğerci dükkânına girmiş. Yemeğini yedikten sonra sıradan bir yemek salonu olan dükkânın işletmecileri Erdoğan’la resim çektirmiş. Buraya kadar her şey normal. Ancak ciğerci dükkânının sahipleri sakallı olunca iş değişmiş. CHP Sözcüsü Haluk Koç, sakallı iki gencin arasında gülümseyen Bilal Erdoğan’ın IŞİD’cilerle poz verdiğini ileri sürüp fotoğrafı dünyaya servis etmiş. Rus medyası da hemen kapıvermiş! Kafa bu ya!.. Sakallı her genci potansiyel IŞİD’ci gibi gören anlayış, yaptığından ötürü özür bile dilememiş. Dilemez çünkü kasıt var. İnsan hatasından dolayı her zaman özür diler. Lakin kasıtlıysa ve düşmanca bir tavırsa özürden kaçar.

***

Haluk Koç’tan sonra bu kez CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem sahneye çıkmış. 4 yıl önce kendi ülkesine düşmanlığını “Eğer İran-Türkiye karşı karşıya gelirse Türkiye’ye karşı İran safından olurum! İran düşerse bütün Doğu düşer!” biçiminde tavrını belirleyen Eren Erdem, alevi, muhibbi ve mezhepçi bir vekil görüntüsü veriyor. Aydınlık başta olmak üzere aşırı Sol tüm basın organlarında çalışmış ve 7 Haziran seçim sürecinde ön seçimden muhtemelen alevi oylarıyla çıkmayı becermiş.

Alevi ifadesini kullanmamızın nedeni, Eren Erdem’in militan mezhepçi tavrı ile vekillik yapması. Lise mezunu bu vekil kendince çok kitap okumuş… Ağzı laf yapınca da dinsel motiflerle önce inançlı insanları  hedef almış. Dolayısıyla Müslümana küfredilen malum pazarda hayli prim yapmış!..

Aleviliği İslam’ın özü ilan etmiş, diğer mezhepleri kendince küçümsemiş. Lakin Türkiye-İran savaşında İran saflarında savaşacağını ilan edecek kadar uç noktaya savrulmuş. Yani tarihte Anadolu’daki Şah İsmaillerin yeni versiyonu gibi…

Bu ülkede Cumhuriyetle birlikte Alevilik hiç sorun olmadı. Aleviliği siyasallaştırıp rant peşinde koşanlar sorun çıkardı. Bugün ülkemizde Alevi-Sünni sorununu kaşıyıp rant peşinde koşan militanların kendileri sorun haline geldi. Üstelik ülkelerine düşman olacak kadar!... Ülkesine karşı düşmanla aynı safta savaşacak kadar. Tıpkı tarihte olduğu gibi…

Kendi topraklarına ve kendi insanına karşı İran’ın yanında durmak mezhebi bir tutum gibi algılansa da aynı milletvekilinin Rusya’nın da yanında durması başka bir şey olmalı. İran’a destek mezhepçilikle izah edilebilir.  Peki, Rusya’ya destek nasıl izah edilmeli?  Bir CHP milletvekilinin kendi ülkesine, ülke yönetimine ve insanına bu kadar düşmanlığı nasıl izah edilmeli?

Eren Erdem, Rus değil, CHP Milletvekili… Rusya’ya desteği de yuvarlandığı aşırı sol düşünceyle izah edilemez.  Zira Rusya’nın artık solculuğu da kalmadı. Öyleyse Türkiye’yi Rusya’ya şikâyet eden ve Esad’ın Suriye’de kullandığı ‘Sarin Gazı’nın Türkiye’den muhaliflere gittiğini söyleyebilen…  Bu iddiasına delil olarak da cemaatin yürüttüğü ve Cumhuriyet gazetesinin manşetleştirdiği MİT tırları haberini sunan Eren Erdem neyin peşinde? Bütün dünyanın Esad’ı mahkum edip tüm kimyasal silahlarını ülkeden çıkardıktan yıllar sonra… Esad’ı temize çıkaramayacağına göre… Neden Rus milletvekili gibi davranıyor?

 

Ne yazık ki nefreti ihanete vardırmak bu ülkede ilk kez yaşanmıyor. Bu millet çok hainler gördü. Ülke tarihi milletine ihanet edenleri hep yazmış. Ama hiçbiri umduğunu bulamadı. Türk milleti hala dimdik ayakta… Siyasi bir anlayış adına… Kendi ülkesine… Kendi insanına düşman olan… Acem’le, Rus’la iş tutan CHP Milletvekili Eren Erdem dokunulmazlığı kaldırılarak ülkeye ihanetten yargılanmalıdır. Milletvekili olduğu için yargılanmalı ve milleti temsil liyakatinden uzaklaştırılmalıdır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.