Referandum da hayır cephesi yüzde 49 oy aldı.

Alınan bu oyu CHP kendi tekeline aldı.

Bu oranın içindeki Kürt oyları, ülkücü oylar, milli görüş oylar, sosyalistlerin oyları ve bir kısım Ak parti oylarını görmemezlikten gelen CHP, kendinin olmayan bu oy ile kimyasını bozmağa başladı.

Ak Partiyi patlatayım derken kendini imha etme sürecine girdi.

Referandumun bir gün sonrası yapılan ankette halka "önümüzdeki pazar seçim olsa kime oy verirsiniz" sorusu soruldu. Ak Parti %48,5, CHP %22,5, HDP %10,5 ve MHP %5 ve %13.5 kararsızlar ile diğer partiler.

%22,5 lik CHP ganimet bulmuş gibi %49 u sahiplenerek mal paylaşımına başladı. Özellikle eski Genel Başkan Deniz Baykal, MYK üyesi Fikri Sağlar, eski Grup Başkan Vekili Muharrem İnce ve Parti Sözcüsü ve Genel başkan yardımcısı Selin Sayek Böke ve dışarıdan Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun öncülüğünü yaptığı hizip hareketi  CHP nin altını ince ince oymağa başladı.

CHP'nin uzun yıllardır iktidar  olamaması bireysek ve kurumsal manada partiyi ve partiliyi zora sokmuştur.  Bu zor durumdan çıkma çabası yapılan yanlışlarla daha da zora girmeğe başladı.

 CHP, yerel seçimlerde Ankara Belediye başkan adayı olarak MHP'li Mansur Yavaş'ı, Cumhur başkanı adayı olarak Mısırlı sağ görüşlü Ekmelettin İhsanoğlu'nu, 7 Haziranda Başbakanlığı teklif ettiği Devlet Bahçeli'yi ve şimdi de 2019 Başkanlık seçimi için eski Cumhurbaşkanı ve  Ak Parti kurucusu Abdullah Gül'ü önermesi ile toplum nezdinde samimiyetini ve seçmeninin güvenirliğini kaybetmiştir. Yıllarca ana muhalefet partisi olan CHP'nin oylarını artıramaması ve iktidar olamamasının ana fikri burada yatmaktadır. Olduğu gibi görünememek ya da göründüğü gibi olamamak sorunu seçmen bilinçaltına yerleşmiştir.

Bu güvensizlik ve kaos ortamı partiyi yönetenlerin kısa, orta ve uzun vadede hiç bir hedeflerinin olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç bütün bu sorunların üstesinden gelebilecek kabiliyette bir lider arayışını da sürekli gündemde tutmaktadır.

CHP'nin bu kriz ortamını toparlayarak 2019 başkanlık seçimine kilitlenmesi pek kolay görünmemektedir. Yarım asırdır siyasetin içinde olan duayen Deniz Baykal'ın CNN de katıldığı programda başlattığı tartışma ile yakılan işaret fişeği çok şeylere gebe gözükmektedir. Özellikle Deniz Baykal'ın Abdullah Gül'ü başkan adayı, HDP'li Ahmet Türk ve MHP'lilerin peşinde koştuğu Meral Akşener'i de başkan yardımcısı olarak lanse etmesi ile CHP de derin fay hattının belirginliğini de gün yüzüne çıkmıştır.

Gözden kaçırılmaması gereken en önemli ayrıntı yakılan işaret fişeği ile CHP yeniden dizayn edilecek olmasıdır. Bu süreçteki en önemli aktör Selin Sayek Böke'dir. İlerleyen zaman içinde hep birlikte şahit olacağız. Yeni bir yüz, akademik kariyeri olan, yabancıların desteklediği demokrat Selin Sayek projesi CHP'nin en önemli gündemi olacaktır.

ABD vatandaşı olan,IMF de çalışan ve yabancı kuruluşlardan bir çok ödül alan  Selin Sayek Böke'nin CHP'ye katılması, milletvekili olması, CHP Genel Başkan yardımcısı ve parti sözcüsü olmasının arkasındaki sır aralanabilirse CHP'nin gelecekteki durumu ve 2019 başkanlık seçimi ile ilgili duruşu daha da netleşecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali ihsan genç 6 ay önce

siz CHP li olmayanların CHP ile ilgili yazıları olmasa inanın gülecek bir konumuz olamyacak.işinize bakın , sizinle ilgili olmayan konularda ahkam kesip kendinize güldürmeyin...her horoz kendi çöplüğüne...