31 Mart seçim sonuçları sonrasında iki ayaklı bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz. İlki HDPKK ve FETÖ’yü meşrulaştırmak, ikincisi Suriyeliler üzerinden nefret üretip ülkeyi sıkıntıya sokmak.

CHP’nin HDP ile açık ittifakı Türk siyasetinde ve toplumsal hayatta yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Bu ittifak her şeyden önce HDPKK’yı meşru hale getiriyor. Hemen en başta ifade etmeliyiz ki, daha önce HDP ile yan yana gelen AK Parti’nin duruşu ile bugünkü CHP’nin duruşu aynı şey değildir. AK Parti o gün “Silah bırakan bir PKK” perspektifinden bakarak HDP ile yan yana geliyordu. CHP ise bugün silah bırakmayı reddeden ve halen saldırı halindeki bir PKK ile iş birliği içinde... Güney sınırımızı kuşatan ve 40 bin kişilik terörist ordusu kuran bir YPG’nin siyasi uzantısıyla yan yana... Bir anlamda terör örgütünü masum gibi gösteriyor. Terörden yargılanan onlarca isim CHP listelerinden belediyelerde meclis üyesi seçiliyor. Bunun elbette toplumsal yansımaları olacak. Yeni bir dönem başlıyor dememiz bundandır. Nitekim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, KHK’larla atılan öğretmenleri belediyede zabıta yapacağını duyurdu. KHK’larla hem FETÖ’cü hemde PKK’lı öğretmenler atıldı. İşin İzmir’den uç vermesi bize göre Soyer’in kişisel fikri değil ve olamaz. Bu bir proje ve İzmir projenin ucunu gösterdi. Arkası gelecektir.

En başta da ifade ettiğimiz gibi bu projenin en önemli ayaklarından biri PKK ve FETÖ’nün yan unsurlarını CHP üzerinden meşrulaştırmak. İşin en garibi ise İYİ Parti’yi de bu arada kullanmak. Bir proje düşünün, “Atatürk’ün askerleri olmakla övünen bir kitle partilerinin PKK ve FETÖ’nün siyasi kanadı gibi çalışmasına Tayyip Erdoğan nefreti sayesinde sessiz kalıyor.” Bir proje düşünün, “Türk milliyetçileriyle PKK’nın partisini aynı çatı altında buluşturabiliyor.” Bir proje düşünün “MHP’li Adana ve Mersin adaylarına karşı milliyetçilere CHP’li belediye başkanını destekletiyor.”

***

Proje tek ayaklı değil. Projenin ikinci ayağında Suriyeli düşmanlığı var. Bu kez Bolu CHP Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir nefret politikası bağlamında uç vererek Suriyelilere yardımı keseceğini açıklıyor. Sanırsınız ki, Bolu Belediyesi’nden yüzlerce Suriyeli yardım alıyor. Toplam 50 Suriyeli ‘ye yardım yapıldığı açıklandı. Ama elinde Kur’an-ı Kerim, içinde yazılanlardan uzak bir belediye başkanı ırkçılığında ötesine geçerek apaçık Müslüman düşmanlığı yapıyor. Sembolik düzeydeki bir yardımı Türkiye genelinde farklı bir algıya dönüştürüyor. Projenin ikinci ayağı ile “Suriyeli tartışması” başlatmak istiyorlar. Suriyeli düşmanlığını ırkçılık değil, Müslüman düşmanlığı olduğunu iddia ettik. İddiamızı şöyle açıyoruz. Türkiye’ye sığınan milyonlarca Suriyeli ‘den belki Bolu’da bin kişi yaşıyor.  Bolu Belediyesi de sadece 50 Suriyeli ‘ye yardım yapıyor. Soru şu, “Sığınmacılar Suriyeli sığınmacılar değil de Ermenistanlı Ermeniler veya Gürcistanlı Gürcüler ya da İsrail’den kaçan Yahudiler olsaydı!.. CHP’li Bolu Belediyesi aynı şeyi yapar mıydı?” Bize göre kesinlikle ‘Hayır, asla ve kat’a’... Batı ayağa kalkardı. Ama Batı tam da onlar gibi davranan ve hatta Macar Başbakanı’na taş çıkaran CHP’li belediyeleri gizlice alkışlıyordur. Üstelik, “Elinde Kur’an, Suriyelilere yardımı kesen Müslüman!..” Ne mutlu ülkem insanına ki, Türkiye’de yalnızca CHP’li belediyeler yok. Suriyeliyi, Afganistanlıyı kovan, HDPKK ile iş birliği yapan anlayış azınlıkta. 50 Suriyeli için başlatılan nefret politikası öyle görünüyor ki istenilen sonucu vermedi. Vermeyince Bolu’nun Başkanı Tanju Özcan, Iraklılara da, Afganistanlılara da yardım yapmayacağını açıkladı. Muhtemeldir ki zaten yapmıyordur. Bütün mesele bir algıyı oynamak. Bütün mesele Suriyeli tartışması başlatarak ekonomik sıkıntı içindeki vatandaşı provoke etmek. Arkası gelecektir.

CHP Genel Merkezi, bu utanç yaklaşımına susarak destek verse de düşmanlığı da açıkça desteklemiyor. Daha doğrusu destekleyemiyor. Bu da demektir ki, iki ayaklı proje hayata geçemiyor. Geçemeyecek inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108