Fransız Charlie Hebdo dergisiyle dayanışmak için bazı bölümlerini çıkararak bu dergiyi ek olarak yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi, kamuoyundan yükselen tepkilerin odağı haline geldi. Allah Resulu’ne hakaret eden bir yayıncılığı fikir özgürlüğü/basın özgürlüğü diye sunmaya çalışan gazete her zaman olduğu gibi yine İslamiyet karşıtı bir tavırla öne çıktı. Ne hazindir ki ve ne cürettir ki bu sefer İslam’ın doğrudan kalbine hançer salladı.

Cumhuriyet Gazetesi fikir ve ifade özgürlüğünün arkasına saklanarak müzmin düşmanlığına bir zemin bulduğunu zannedebilir. Bu zemini Zaman Gazetesi’nin tahkime yeltenmesi nasıl yorumlanabilir? Aslında Cumhuriyet Gazetesi de Zaman Gazetesi de bizim liberaller de Charlie Hebdo’ya Fransa’da tanınan özgürlüğün sırf Müslümanların peygamberine hakaret etiği için tanındığını iyi biliyor.

Fransa, özünde insanların dinlerine ve kutsallarına yönelik her türlü hakareti cezalandıran bir ülke… Fransa’da Yahudi düşmanlığını içeren tweet atan bir öğrenci yargılandı. Ne gariptir ki öğrenciyi şikayet eden Yahudi Öğrenciler Birliği Başkanı Charlie Hebdo katliamını değerlendirirken, “Charlie Hebdo Fransız gazeteciliğinin ve Fransa’daki ifade özgürlüğünün timsalidir” diyerek yayınlanan karikatürleri savundu.  Yahudi’nin her zamanki tavrı…

Kamerunlu ünlü bir komedyenin antisemitik açıklamaları nedeniyle Fransa’da gösteri yapması yasaklandı. Fransa Başbakanı Manuel Wals bu yasak üzerine, “Başkalarına karşı nefret söylemine, antisemitizme hoşgörü gösteremeyiz. Fransa bu değildir. Bu yasak Cumhuriyet’in bir zaferidir” diye savundu. Fransa Başbakanı, “Müslümanlar hariç’ demeyi unuttu.

Fransa’da 2005 yılında bir yargıç Hz. İsa’nın kullandığı bir giyim eşyası reklamını ‘insanların en derin inançlarına karşı saldırı olduğu gerekçesiyle yasakladı.

Lyon’da 2007 yılında bir mahkeme Yahudi Soykırımı hakkında bazı bilgileri tartışmaya açtığı gerekçesiyle Bruno Gollnish adlı bir Fransıza 60 bin Euro ceza verdi.

2004 yılında “La Quitidienne de Paris” adlı bir gazete tarihçi Paul Ginievuchi’nin Papa’yı eleştirdiğini yazınca mahkeme, bunun dinsel bir gruba hakaret olduğuna hükmedip gazeteye ceza verdi.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Görüldüğü gibi Fransa’da Hristiyanların ve Yahudiler’in en derin inançlarına saygısızlık yasaklanırken Müslümanların peygamberine hakaret fikir ve ifade özgürlüğüne sokuldu. Bizimkiler de şimdi Avrupa’nın sahte özgürlüğünü Müslüman mahallesinde pazarlamak istiyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nin özgürlükten ne anladığını eskiden beri biliyoruz. Esas acı vereni Zaman gibi bir gazetenin bu yaklaşıma destek vermesi.. Tayyip Erdoğan’a veya AK Parti’ye duyulan kin ve nefret peygamberimize saygının üstünü örtüyorsa…Veya Erdoğan’a karşı düşmanlıkta ittifak etiği Avrupa’ya karşı Resulullah’ı savunamayacak kadar mahkum hale gelmişse, Fethullah Gülen’e hakaret içeren bir karikatür için, ‘İçimiz acıdı’ diyerek dava açılırken Allah Resulüne saygısızlık ifade özgürlüğüne sokulmak isteniyorsa ‘Allah kimseyi şaşırtmasın’ demekten başka dua kalmıyor.

 

Uzun eşşek oyununda merkebin özgürlüğünü aramaya devam etsinler. Biz yaşadığımız müddetçe Allah ve Resülüne saygısızlığı hazmetmeyeceğiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89