Son zamanlarda çay ve fındığın geleceğini daha sık konuşur olduk. Organik gübrenin tanıtımına yönelik bir ajans çalışması bağlamında Trabzon ve Rize’nin ilçelerinde çalışma yürütürken yepyeni bilgiler öğrendik. Çayın ve fındığın geleceğinin tehlike altında olduğunu dinledik. Daha doğrusu Doğu Karadeniz topraklarının kimyasal gübrelerle zehirlendiğini, yine kaynak sularımızın kimyasal gübrelerle kirlendiğini ürpererek dinledik.

Organik gübreyi anlatan ve olayın geldiği noktaya parmak basan işin ehlini dinledikçe aklımıza hep bölgede yaygın olan kanser hastalığını getirdik. Acaba kimyasal gübrenin kirlettiği kaynak sularımızdan ne kadar etkilendik?

Meselenin özü şu: Çay ve fındıkta yoğun biçimde kullanılan kimyasal gübre toprağı zehirledi. Artık toprağa atılan gübre ne kadar fazla olursa olsun ürün artışı sağlamıyor. Çünkü artık toprağa tesirini yitirdi. Daha başka bir şey var. Kalite artışı da sağlamıyor. Aksine kalite düşmeye başladı. Çünkü zehirlenen toprak cevap vermiyor. Tarım Bakanlığı yetkilileri, bölgemizde toprakta 30 santimetreyi aşan bir kömürleşme yaşandığını, toprakta artık hiçbir canlının kalmadığını hattâ havada uçuşan kelebeklerin, arıların bile kimyasaldan etkilenerek kaybolduklarını kaydediyor. Sonuç raporunda, “Çay ve fındıkta çok acil organik gübreye geçilmeli.” deniyor.

***

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, organik gübreye geçiş için feryat ediyor etmesine de hadise o kadar kolay değil…

1) Türkiye’de şu anda bırakın fındık alanlarını, sadece çaylıklara yetecek kadar organik gübre üretilemiyor.

2) Organik gübre çayda yüzde 25 ile 40 arasında verim kaybına neden oluyor. Dolayısıyla üretici şayet böylesi bir ürün düşüşü yaşarsa daha ne çayın ne fındığın yanına varır. Kimse çaylığa ve fındıklığa gitmez.

3) Çaydaki bu verim düşüşü zaten Türkiye’ye yetmeyen Türk çayına karşı ithalatın önünü açar. İthalat başladığı anda Türk çayı varlığını sürdüremez.

4) Kimyasal gübreye devam edersek de Türk çayı ve fındığı 10 yıl içinde hayata veda edecek. Batum örneği veriliyor. Batum’da artık çaylıklar çay vermiyor.

5) Organik gübre hem fiyat olarak yüksek hem miktar olarak kimyasala göre daha fazla kullanılması gerekiyor. Zaten hâlinden memnun olmayan üretici organikle beraber hayatını idame ettiremez.

Kimyasal gübre toprağı zehirliyor. Organik gübre hem yetersiz hem verimi düşürüyor hem de pahalı. Öyle ise çözüm nedir?

Türkiye için çözüm yarı organik gübre. Bir diğer ifadeyle ‘organomineral gübre.’ Yani yarısı organik, yarısı kimyasal.

1) Organomineral ile kömürleşen toprak iyileşme sürecine girecek. Belki organik gübrede olduğu kadar hızlı iyileşmeyecek ama toprak iyileşmeye dönecek.

2) Sular artık kirlenmeyecek.

3) Verim düşmeyecek.

4) Kaliteye sağlık ve artış gelecek. Kalite artacak.

***

18 Kasım günü bölgemize gelecek olan Cumhurbaşkanı’mız yine beraberinde bölgeye gelecek olan Tarım Bakanı’yla birlikte gübre konusunda bir karar verecek. Ne yapılırsa yapılsın bize göre bu veriler ışığında çözüm organomineral gübrede. Organik gübre için ne üretici hazır ne de sektör… Öyle görünüyor ki geçiş süreci organomineral ile olacak.

Bazı STK’lar sürecin 3 yıl daha ertelenmesini istiyor. Şunu ifade etmeliyiz ki 3 yıl daha ve bilerek zehirlenmek bir yana, 3 yıl sonra o toprağı bir daha geri döndüremeyebiliriz.

Biz çayı yöneten idarenin en doğru kararı vereceğine inanıyoruz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.