Geçtiğimiz hafta Çamlık Engelliler Meslek Lisesinin kapatılacağını haberlerimizle gündem yaptık. Millî Eğitim Bakanlığını yöneten akıl Trabzon’u kapatıp Trabzon’un, Gümüşhane’nin, Giresun ve Ordu’nun çocuklarını Çorum’a yollatacak. Velilerle konuştuk ağlıyorlar. Engellisini ağlatan toplum iflâh olmaz. O vatandaşların yerinde bizden herhangi birimiz olabilirdik. Kim gönderir engelli çocuğunu Çorum’a? Tek çare çocuğunun peşinden gitmek. Ya da kendi şartlarında eğitmemek!..

Trabzon’da değil 46 engelli çocuk, 1 çocuk bile bu haksızlık nedeniyle eğitimden yoksun kalacaksa bundan hepimiz sorumluyuz. Başta eğitim sendikaları olmak üzere… Her tarafı kuşatan Eğitim-Bir-Sen bu noktada hayli duyarsız kaldı. Türk Eğitim-Sen açıklama yapınca bir açıklama da Eğitim-Bir-Sen yolladı. Hepsi bu… Böyle olmamalıydı.

Engelli aileler pazar günü Uzunsokak’ta demokratik bir yürüyüş yapacaklardı. Sessiz çığlıkla hak arayacaklardı. Ama yapamadılar. Kaymakam Bey görüşmüş ve güvence vermiş. “Siz yeter ki yürümeyin” demiş. İki Meslek Lisesi’nde sınıf açabileceklerini söylemiş. Çocukları nasıl bir arada bulunduracaklarsa!.. Ayrıca ilçelerden ve diğer illerden gelenler ne olacak? Biz her iki eğitim sendikasının o ailelere öncülük etmesini beklerdik. Demokratik hak ararken en önde sendika başkanlarının yürümesini beklerdik.

Bu şehirde Sosyal Bilimler Lisesinin yeri değiştirilmek istenince kıyametler koptu. Biz de destek verdik ve yanlıştan vazgeçildi. Peki Engeliler Meslek Lisesinin kapatılması daha hafif bir olay mıdır? Üstelik yeri değişmiyor, kapatılıyor. Üstelik çoluk çocuk Çorum’a gidemeyecek, gönderilemeyecek. Size göre olay niye yankı bulmadı?

Cevabı gerçeğimiz… Engelliler Meslek Lisesinde çocukları okuyanlar varlıklı ve güçlü aileler değiller. Sosyal Bilimler Lisesinde okuyan çocukların aileleri gibi ilgili yerlere ulaşamıyor ve dayanışamıyorlar. Zayıf kalıyorlar. Evet, zayıflar. Hazin olan, Trabzon zayıfın yalnız kaldığı bir kente dönüyor. Daha dönmedi ama belli ki dönecek. Engelliler Meslek Lisesi kapanırsa sanılmasın ki mesele bitecek. Bu iş bir yaraya dönecek.

***

Hükûmet Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun bazı maddelerinde değişikliğe giderek evlenme ehliyeti ve evlenme engellerini değiştirdi. Yine aynı bağlamda “evlendirme memuru” tabirini de değiştirdi. Bugüne kadar ve mevcut haliyle il ve ilçelerde belediye başkanları, köylerde ise muhtarlar bu görevi yürütüyor. Yeni yasa taslağı il ve ilçe müftülerine de tıpkı belediye başkanı gibi evlendirme yetkisi veriyor.

İlk tepki Trabzon Barosundan geldi. Baro Başkanlığı, müftülüklerin nikâh kıyma yetkisini laiklik ilkesine aykırı bulmuş!.. Yine benzer biçimde toplumun nikâh konusunda bölünebileceğini ileri sürmüş!.. Bu bir fanatizmdir. Zorlu Grand Otelde Ortahisar Belediye Başkanı’yla İl Müftüsü’nün nikâh kıyması arasında ne fark var? Nikâh gibi manevî yönü daha ağır basan bir keyfiyetin bazı insanlar tarafından müftülere kıydırması niçin rahatsız ediyor? Nikâh kıyan müftü o evlilik işlemini nüfusa vermeyecek mi? Ya da nüfus müdürlükleri açısından kendisine gelen evrakın belediye başkanı veya muhtardan müftü imzalı olursa işlem görmeyecek mi?

Başörtüsü tartışmalarında da aynı yolu izlediler. “Efendim başörtüsü serbest olursa çarşaf isteyecekler!.. Başörtüsü serbest olursa toplum ikiye bölünecek!..” dediler. Ne çarşaf istediler ne de başörtüsü toplumu böldü… Şimdi de “Müftüler nikâh kıymasın” ile sahne aldılar. Fanatizmin bitmediğini gösteriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatandaş 4 ay önce

İşitme Engelliler ile ilgili yazdiklariniza sonuna kadar katiliyorum.Mesele milli egitimin bina bulma meselesidir.Engellilerin egitim gordugu bina paylasilamamaktadir.