Sürmene’nin Çamburnu mevkisindeki orman yangını gündemimizin ana maddelerinden biri oldu. Kış günü, Ankara ve İstanbul kar altındayken Trabzon’da yangın çıkması hem şaşırtıcı bulundu hem şüphe uyandırdı. Halbuki  Ankara ve İstanbul’da kar yağarken Trabzon 18-20 derece sıcaklığı yaşıyordu. Üst üste 3 gün devam eden sıcaklık, cumartesi günü yine 18 derece civarındaydı. Kış günü ve hafta sonu 18 derece sıcaklığı bulan vatandaşlar, Çamburnu ormanına pikniğe koştu ve muhtemelen piknikçilerin arkada bıraktıkları ateş, 20 dönümlük ormanı yaktı. Olayın gerçek yüzünü soruşturma ortaya çıkaracak.

***

Bizi şaşırtan yalnızca kış günü karşı karşıya kaldığımız orman yangını değil. Bizi milletvekilimiz Haluk Pekşen’in açıklamaları yangından daha çok şaşırttı. Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, sosyal medyadan bakın neler yazdı: “Dünyanın en güzel coğrafyası tam da Trabzon’da Arap şehri kurmak için arazi aranırken yandı. Sürmene Yeniay dünyanın en güzel coğrafyası. Zengin bakır ve altın yatakları üzerinde cayır cayır yandı. Sizce neden?” Pekşen ”Altında bakır ve altın madenleri olan Çamburnu Ormanları’nı yakıp Katar Emiri’ne peşkeş çekecekler.” denmesini bekliyor! Tıpkı daha önceleri “ Yeşilyol güzergahındakı otel yerlerini arap şeyhlerine sattılar” dediği gibi...

***

Bir milletvekili, kendi şehrine bu kadar yabancı olabilir mi? Kimseye sormadan soruşturmadan bu kadar bühtan ve önyargı olabilir mi? “Çamburnu ormanlarını Katar Emiri’ne arazi ararken yaktılar!..” Demek istiyor ki ormanı hükûmet çevreleri yaktı. Bir tek yakanın adını söylememiş!.. “Zengin bakır ve altın yatakları üzerindeki orman cayır cayır yandı!..” Hâlbuki Kutlulardaki bakır çoktan araziden çıkartıldı. İşletme o bölgeyi terk edeli yıllar oldu. Altın zaten yok. Tablo böyleyken Haluk Pekşen acaba niçin bu kadar ajitasyon yapıyor? Cevabını biz verelim. Pekşen ve onun gibiler algılarla yaşıyor. Bir yapı oluşturmuş ve birbirlerini algılarla yönlendiriyorlar. Ne kadar çarpık algı, o kadar tebrik alıyor. Dolayısıyla algı dünyalarında birbirlerini kutlayarak yaşıyorlar!..

Haluk Pekşen azcık araştırsa, Çamburnu ormanlarının sıcaktan ötürü ve muhtemelen piknikçilerin hatası sonucu yandığını anlayacak. Birkaç partilisine sorsa, Katar Emiri’nin ‘kış tesisleri’ ile ilgilendiğini ve Uzungöl ile Çakırgöl’ün gösterildiğini öğrenebilecek!.. Milletvekili olduğu şehirde Kutlular Bakır Tesislerinin yıllar önce kapandığını ve o alanın çöp alanı olduğunu bize göre biliyor. Biliyor ama gerçekleri söylese prim yapmayacak.  Çünkü algı oluşmayacak. Ajite etmeli ki tebrik üstüne tebrik alsın. Algıya destek vermeli ki algı dünyasından takdir kazansın!..

***

Haluk Bey, yukarıda verdiği mesajın yerine şöyle demiş olsaydı!.. “Dünyanın en güzel coğrafyası hem de kış günü nasıl yandı? Yangına sebebiyet verenler mutlaka bulunup ortaya çıkartılmalı. Çamburnu ile yüreğimiz yanıyor. O alan en kısa sürede ağaçlandırılmalı. Takip ediyorum.” Ama diyemez. Makul olmakla algı oluşturamaz. Kimse onu tebrik etmez! Aksine “Haluk Bey yoksa sen AKP milletvekili misin?” diye sorarlar. Dolayısıyla Pekşen, içinde olduğu ‘Algı’ dünyasına mesaj veriyor.

Olayları ve hadiseleri gerçek dışı göstererek… Yalan yanlış, haksızlık ve ithamlar üzerinden algı oluşturarak yapılan siyaset bir anlamda insanları kandırmak değil mi? Bu algı aldatmacasının sürekli yaşanması nasıl izah edilebilir?

***

Buyurunuz… Orman Bölge, Orman Mühendisleri, Türkiye Orman Deneği yöneticileri dün yangın bölgesinde inceleme yaptı. Şükür ki ağaçlar büyük oranda kurtuldu. Ama Prof. Dr. Cantürk Gümüş’ün söylemleri acaba işitilecek mi? Prof. Dr. Cantürk Gümüş, kamuoyunda farklı söylentiler yayıldığını belirterek şunları söyledi: "Bunun doğru bir değerlendirme olduğunu düşünmüyoruz. Yanan alan Orman Kanunu’na göre hemen muhafaza altına alınır. Muhafaza ormanı ilan edilir ve kimse buraya dokunamaz. Başka bir amaçla kullanmak istiyorsanız, yakmak en son düşünülecek formüldür.”

 

Duydunuz mu Haluk Bey?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.