banner114

Su, bir kez önüne kattı mı?

Ta zirvelerden alır, vadiden vadiye sürükler.

Kıyılara kayalara vura vura… Birbirine… 

Ovaya indiklerinde de rahat bırakmaz.

Bahar ve güz yağmurları derken… Alır götürür denizlere göllere…

Bu kez de dalgalar… Sağa çarpar, sola çarpar.

Sivrilikleri törpülendiğinde… ‘Çakıl taşı’ olduğuna karar verildiğinde…

İşlem tamamdır, fırlatır atar sahile, diğerlerinin yanına…

***

Önceleri sadece inşaat, otoyol ve pistlerin temel dolgusunda kullanılırken…

Şimdilerde park ve bahçelerde dekorasyon malzemesi…

Ayrıca boyayabilir, tablolar yapabilirsiniz.

Kilis’te katıldığımız Bölgesel Halk Eğitimi Fuarı’nın da gözdesiydi.

Öğretmenimiz Hülya Küntay, irili ufaklı çakıl taşlarını toplamış…

Ebru teknesine batırmış… Çuvallar dolusu şaheser çıkmıştı ortaya.

Kim derdi ki Bakırköy sahillerinin sıradan çakıl taşları…

Kilis’te bizi ‘çakıl taşlı stand’a dönüştürecek...

Ve onca eserin arasında en çok da ebruli çakıl taşı ilgi görecek.

***

Çakıl taşı sektirmek…

Bence dünyadaki ilk yarışlardan biri olmalı. İnsan, taş ve deniz…

Tabi ölçme değerlendirme çok değişti.

Bin yıllar önce kelimeler bile yetmezken anlatmaya…

Artık dünya rekorları kırılıyor. Önce 40 kez, ardından 51 ve 65…

2015’te ise Kurt Steiner tam 88 kez sektirmiş. Ve bu rekor hâlâ kırılamıyor.

Bu arada meraklıları için söyleyelim. Taşın suya değme açısı 20 derece olmalıymış.

Bizler de zaman zaman kendimizi sahile attığımızda…

Gözlerimiz arar, şöyle elimize yatan, yassıca olan çakıl taşını…

Bir, iki, üç…” diye sektiğini saymaya başladığımızda…

Hele bir de deniz çarşaf gibi olduğunda daha bir keyif verirdi.

Bazen saatlerimizi alırdı.

Çakıl taşıyla deniz dolmaz” diyenlere de laf yetiştirmeye çalışırdık.

***

Çakıl taşı” deyip de geçmeyelim. Bize denizi hatırlatır, romantizmi…

Biraz derinine inersek bilimi, sanatı…

Romalı ünlü hatip Çiçero, çocukluğunda kekemeymiş.

Ağzına çakıl taşı koyup, denize karşı kurulup, ağzına geleni söyleyince…

Bağırıp çağırınca kekemeliği yenmiş.

***

Erkek penguen âşık olunca…

En güzel çakıl taşını bulmak ve sevgilisine hediye etmek zorunda.

Tek taş’ gibi bir şey yani…

***

Kalkülüs… En zorlu üniversite derslerinden biri…

Hesaplama sistemi” demek… ‘Calyx’ten türetilmiş, bildiğimiz ‘çakıl taşı’ndan.

Belli ki insan, böyle böyle başlamış ilk derse. 

***

Ne çok sevmişiz çakıl taşlarını…

Dizisini çekmişiz, şarkısını söylemişiz.

Önce oyun olarak yazmış, ardından da romana çevirmişiz.

Eğitimde, kişisel gelişimde hikâyelerine yer vermişiz.

Kültür ve sanatla kalmamış, ticarette de değerlendirmişiz.

Paket ve torbalarda renk renk, boy boy…

Anlaşılan o ki her geçen gün daha çok çakıl taşı olacak hayatımızda…

Üzerine çok şey söylemişiz, yazmış çizmişiz.

Fakat en güzeli Bedri Rahmi Eyüboğlu’na ait…

Seni düşünürken

Bir çakıl taşı ısınır içimde

Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma çićek 8 ay önce

Çakıl taşları misâli her biri ayrı güzellikte yazıların. Bunu da beyeniyle okudum.

Avatar
Hülya 8 ay önce

Harika bir anlatım kutluyorum

Avatar
Şekip mehan 8 ay önce

Siyasetçiler de “bir çakıl taşı bile vermeyiz alamazlar” şeklinde ifadesini bulan söylemler geliştirmiş.

Avatar
YASEMIN ÖDEN 8 ay önce

KIYMETLI HOCAM YAZILARIN BUYUK BIR HAZLA OKUYOR VE COK MUTLU OLDUGUM GECMISTEN BU GUNE KADAR YASANTIMIZDAKI ANILARIMIZI HATIRLIYOR MUTLU OLUYORUM BU YAZINIZDAKI DENIZE ATILAN TASLARDA AYNI GUNLERIMI HATIRLATTI BENDE SESSIZ VE SAKIN DENIZIN KENARINDA OTURUP TAS ATMAYI COK SEVIYORUM EVIMDEDE BOYAYIPTA DEKOR OLARAK KULLANDIGIM CAKIL TASLARIM VARDIR BASARILARINIZIN KATLANARAK DAIM OLMASI DILEGIMLE TEBRIK EDERIM SEVGILER VE SAYGILAR

banner108