Ne zaman ki büyük ağacın altında doğmuş idi o zaman ben anlamıştım büyük adam olacağını. Görüyor musun şimdi Celal Bayar ile aynı tabaktan akozlıyor.(yiyor)

Şaka bir yana, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ne zaman ki. İstanbul Belediye Başkanı olmuş idi o zaman ben anlamıştım büyük adam olacağını desem yanılmış olmam. Çünkü, 4 milyar dolar borçla aldığı belediyeyi bunca hizmet yaptıktan sonra 2 milyar dolarla teslim etmesi ekonomik açıdan ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesi olsa gerek.

Haliyle böyle bir kişinin ülkemizin başına geçmesiyle alacağı yolu düşünün…

Kaderin cilvesine bakın ki, Sayın            Recep Tayyip Erdoğan Başbakan oldu… Ve dolayısıyla hayallerimiz bir yerde gerçekleşmiş oldu.

Dünya ekonomik krizle boğuşurken, bu krizi onun sayesinde duymadık bile.

Sağlık açısından ise önemli mesafe aldık. İşçi kardeşlerimiz hastane köşelerinde ilaç kuyruğunda beklerken şimdi istediği eczaneden ilacını rahatlıkla alabiliyor.

Ben bir arkadaşımı anjiyo olması için komşu ile götürmüştüm. Şimdi ise değil anjiyo by-pass ameliyatı yapılıyor ilimizde. Üstelik beş kuruş dahi ödemeden.

Arkadaşın biri beş kuruş dahi ödemeden ameliyat oldu. Muhalif ya, bu durumdan konuşmak dahi istemiyor. Ne diyelim, nankörlük aldı başını gidiyor!

Bunlar içimizdeki İrlandalılar, haliyle dış güçleri ilgilendirmez. Onların düşmanlığı daha bir başka…

Sen misin insansız hava araçları üreten. Biz sana yazılımı bize ait olan harp araçlarını veriyorduk ya. Bazılarının parasını ödediğin halde vermiyorduk bu doğru. Bununla biz adaleti sağlamaya çalışıyorduk. Eğer sana istediğini verseydiki dünyaya hakim olurdun. Bu da bizim işimize gelmezdi.

Şimdi ise Sayın Erdoğan sayesinde hele hele savunma sanayinde bu kadar ileri gitmemizi hazmedemeyecekler elbet. Biz bunu anlıyoruz da, içimizdeki düşmanlara anlatmakta zorluk çekiyoruz. Bir ideoloji uğruna vatanın elden gitmesine çanak tutan bu güruha ne denir bilemiyorum! Hizmetin envaiçeşidi var. Köprüler, yollar, metrolar ve daha niceleri…

Senin maksadın ne onu söyle. Adam diyor ki, ben kazamda SODEP’in kurucusuyum. Ama yapılan hizmetleri görüyorum. Şimdi bütün bunları inkar mı edeyim?

Adam tutturmuş hırsız da hırsız diye. Sonra da kendisinin hırsızlık yaptığını itiraf ediyor… Sen gördün mü diye soruyoruz, öyle söyleniyor diyor. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki, “Bir kimsenin sadece duyduklarını söylemesi, ona yalan olarak yeter.”

Şimdi buna sen yalancısın desen, kıyametleri koparır. Ama bir ideoloji uğruna yalan söylemekten çekinmiyor!

Biz de bu parti çekişmeleri varken, nasıl birlik olacak ve yol alacağız doğrusu merak ediyoruz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37