Yaklaşık yirmi gündür Brezilya'da bulunduğum için yazılarıma ara vermek zorunda kalmıştım. Avrupa Kupaları'na katılma şansı devam ederken bıraktığım Trabzonspor'u, dönünce de iddiası devam ederken bulmak çok güzeldi. Çünkü, apar topar göreve gelen yönetimin potlar kırarak görevine başlaması, Rıza Çalımbay ile yola devam edilmesi ve oyuncuların estirilen olumsuz havadan konsantrasyonlarının dip yapması. Her şeye rağmen iddialı olmak ve onu sürdürebilmek, büyük her kulübün olmazsa olmazıdır. Mühim Kasımpaşaspor maçı arefesinde "Burak Beşiktaş'a gidecek" haberlerine tepkisiz kalınması, elde edilen puanlara ve atılan gollere imza atan Burak için yönetimin çıtını dahi çıkarmaması maça nasıl etki edecekti çok merak ediyorduk!

Takım savunmasından bihaber Trabzonspor, maça Tomas-Novak A.Ş kaynaklı bir gol yiyerek başladı. Ardından Novak kendini affettirdi. Akabinde yenilen rahat bir gol daha. Sonrasında bir farklı mağlubiyetten en az iki farklı öne geçilebilecek net pozisyonlar değerlendirilemedi. Ardından fark ikiye çıktı ve maç orada bitti. Mısırlı Trezeguet maça damgasını vurdu, tabiki Trabzonspor'un savunmasıyla birlikte! Burak dünyaları kaçırdı, Trezeguet hiç kaçırmadı. Takım oyununu ve savunmasını beceremeyen, savunması iyi olmayan, hocasının takımına etkisi sınırlı olan ve camiasına henüz projelerini açıklamamış bir yönetime sahip Bordo Mavililer'in üç puana uzanabilmesi biraz zor olurdu. Buna hakemin de saçmalıkları eklenince fark daha da arttı. Hakem Ümit Öztürk, özellikle son yarım saatlik dilimde gereksiz bir biçimde sinirlendi de sinirlendi. Takdir haklarını misafir takımdan yana kullandı, ayrıca çok da yanlış düdük çaldı. Bu eleştiri, Kasımpaşaspor'un maçı hakettiğinin gerçeğini asla değiştirmez. Bu arada küfür ve hakaret eden her oyuncuya gereken ihraçları net uygulayabilen hakem camiamızı Ümit kardeşimiz nezdinde kutlamak isterim(!) Slovakça'yı da bilen hakem Ümit Öztürk ve meslektaşları bundan sonra ahlaklı(!) oyunculara nasıl muamele edecek, takipte olacağız.

Bir küçük eleştiri de"maliyet yüksek oyuncularla yolları ayırma" gibi bir fikri olan çiçeği burnundaki yönetimimize! Dünyanın her yerindeki kaliteli oyuncuların çok büyük bir kısmının, maliyetleri de yüksek olur, bunu asla unutmayın. Sözlerinizin nereye gideceğine her daim dikkat etmenizde yarar var. Zor bir sekiz ay sizleri ve bizleri bekliyor. Kaliteli oyuncu satarak borç ödenmez. Çünkü, büyük kulüplerde en önemli etken saha sonuçlarıdır. Maç bittiğine göre şimdi yönetime soralım: Burak Yılmaz ve diğer kaliteli maliyeti yüksek oyuncular gidiyor mu? Allah yeni yönetimin ve hepimizin yardımcısı olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37