Kahramanlıklar ve başarı öyküleri anlatan için teşvik edici, okuyan için haz vericidir. Afrin’de kazanılan zafer gibi. Yenilgiler ve başarısızlıklar, yazan için zor, okuyan için can sıkıcıdır; aşağıda anlatacağım gibi. Başarı ve kahramanlıklarımızla övündüğümüz gibi hatalarımız ve yenilgilerimizden ders çıkarmasını bilmeliyiz.

 Bu düşünce ile Türk denizcilik tarihimizin bazı üzücü ve acı olaylarını sizlere özetlemeye çalışacağım:

 1571 İnebahtı’da Osmanlı donanması Haçlılar tarafından yakıldı. Sokullu Mehmet Paşa, Venedik elçisine, İnebahtı Deniz Savaşıyla ilgili olarak; "Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı'da gemilerimizi yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine yenisi daha gür çıkar" diye cevap verdi. (Kıbrıs bizim için önemlidir.)

   Bu üzücü olayın hemen arkasından Sokollu Mehmet Paşa yeni bir donanma hazırlamasını istedi. Bunun için çok sayıda malzemeye ihtiyaç olduğunu, kısa süre içinde böyle bir donanmanın hazırlanmasının zor olacağını söyleyen Uluç Ali Paşa'ya, Sokullu; "Bütün donanmanın demirlerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapabiliriz. Hangi geminin malzemesi yetişmezse gel benden al" dedi. Bu yenilgiden sonra gösterilen kararlılık ve azmin sonucunda altı ay içerisinde donanma tekrar yenilendi. (Başarı için kararlılık esastır.)

        1770 yılında Çeşme Limanı’nda İngiltere’nin yardımı ile Ruslar Osmanlı donanmasını yaktı. Donanma tamamen yok edildi.

        1827 yılında İngiltere, Rusya ve Fransa aralarında bir antlaşma yaparak Osmanlı’dan Yunanistan'a bağımsızlık verilmesini istediler. Sultan İkinci Mahmut'un bu isteği reddetmesi üzerine Mora'nın Navarin Limanı’nda demirlemiş olan Osmanlı donanması Ruslar tarafından tekrar yakıldı.       

        1853 yılında Sinop Limanı’nda Osmanlı donanması Ruslar tarafından bir kere daha yakıldı. Şiddetli bir fırtınadan dolayı Osman Paşa filosunun Sinop’ta demirli bulunduğu 30 Kasım 1853 tarihinde Amiral Nakhimov komutasındaki Rus Filosu, Sinop Limanı’na girdi. O günün Cuma olması sebebiyle Osman Paşa askerlerin çoğunu Cuma namazı için şehre göndermişti. Ruslar, bunu da fırsata çevirdi ve gemileri batırdı. (Ruslara karşı temkinli olmak gerekir.)

        1890 yılında Japonya’ya yapılan bir dostluk ziyaretinin dönüşünde Kushimoto Adası yakınlarında  kayalıklara çarparak parçalanan Ertuğrul Fırkateyni’nin başına gelenler, Türk denizcilik tarihinin en büyük ve en acı facialarından birisidir; bu kazada 581 denizci şehit oldu, 69 denizci kurtulabildi. (Bazı acılar dostlukların katığıdır.)

       Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere’ye iki savaş gemisi sipariş etti. Gemilerin deposuna konulacak kömürüne kadar ücretini nakit ödedi. Bu paraların büyük çoğunluğu halifeliğe bağlı İslam diyarından toplanmıştı. Fakat İngiltere, parasını ödediğimiz savaş gemilerini gasp etti. Tabir caizse, paramızın üzerine yattı. Yani kaba tabirle Osmanlı’ya “kazık attı!” Üstelik gemileri teslim almak için yanında 1200 kişilik mürettebat ile Londra’ya giden Rauf Bey, gemileri alamadan eli boş olarak dönüş yolunda büyük sıkıntılar yaşadı. (Emperyal devletlerin korsan tutumları değişmez!)

         1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türk Bayraklı Türk gemileri yine Türk savaş uçaklarınca saatlerce bombalandı, Kocatepe batırıldı, Adatepe ve Çakmak Muhriplerine büyük hasar verildi. Bu gemiler, haberleşme teknolojisinin dışa bağımlılığı ve yetersizliğine, istihbarat bilgilerinin yanlışlığına kurban gitti. Elli dört denizci şehit oldu. (İstihbarat ve iletişim sistemleri önemlidir.)

         2 Ekim 1992’de Ege’deki Kararlılık Gösterisi-92 NATO tatbikatı sırasında ABD uçak gemisi Saratoga’nın planlayarak ve hedef gözeterek ateşlediği 2 adet hava savunma füzesiyle Türk Muavenet Zırhlısı vuruldu. Kaptan köşküne ve savaş harekat dairesine nişan alınarak atılan füzeler, komuta kademesindeki beş subayı şehit etti, on sekiz denizci de ağır yaralandı. Gemi hurdaya ayrıldı. Özür dilendi. Konu kapandı.  (Nato’nun dostluğunu sorgulamak gerekir.)

       İşte böyle. Bunlar üzücü yaşanmışlıklar! Allah bir daha benzerini göstermesin diyoruz ama bu işler sadece dua ile olmuyor! Elinden geleni sonuna kadar yapmayan, çalışmayan, üretmeyen, aklını kullanmayan insanlara Allah yardım etmez. Edecek olsaydı bugün İslam Âlemi bu rezaletleri ve aşağılık durumu yaşamazdı!

       Afrin kahramanlarına ve kararlı iradeye selam olsun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108