Türk Tabipler Birliği yaptığı açıklamada savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu her çatışma ve savaşın sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açtığını vurgulayarak “Savaşa hayır!” diyor. Benzer açıklama yine 170 civarında PKK sevici aydın (!) tarafından yapılıyor.

Terör örgütü PKK/PYD cephesine bugüne kadar hiçbir eleştiri getirmeyen...PKK ve PYD’nin saldırılarını “terör eylemi” olarak görmeyen bu sözde aydınlar düştükleri sefalet çukurunda PKK’nın nasıl esiri olduklarını sergilemektedirler.

Düne kadar “Kahrolsun emperyalizm” diye sloganlar altında Türkiye’nin bağımsızlığını savunanlar, bugün Amerikancı olmakta hiçbir beis görmüyorlar. ABD’nin Marksist-Leninist bir örgüt olan PKK/PYD’ye olan desteğini kutsayan bu aydın ihaneti, bir düşünce ve fikir hareketi sayılamaz. Ülkenin ve milletin bekası karşısında ortaya konan Afrin operasyonu karşısında terör örgütüne destek çıkan bu militan sol düşünce, kendi ülkesine düşman bir noktaya savrulmuştur. Böylesi aşağılık bir düşünce, başlı başına psikolojik bir sorun ve ciddi bir travmatik durumdur.

Bir zamanlar kendi halklarının cahil, kendilerinin aydın olduğuna inanan ve halkı aydınlatmak adına yola çıkan bu zihniyet, kendi “efendi” hâllerinden yeni “efendi” edinen “köleci” bir basamağa yükselmiştir!.. Artık halkı da terk ederek yeni efendileri olan ABD adına hareket etmektedirler.

Türk solu, zümrece bir travmayla karşı karşıyadır. Artık emperyalizm, bağımsızlık beklentileri yerini ikinci sınıf bir Baasçı anlayışa bırakmıştır. Öylesine derin bir savrulma yaşanıyor ki üçüncü sınıf bir Stalinist dille hazırlanan PKK metinleri/söylemleri kendilerini cezbetmek ve büyülemektedir. Artık karşımızda “aydın” deyip saygı duyacağımız bir zümre yerine emperyalistlere öncü işgal kuvveti rolü üstlenen ve ABD bayrağı altında özgürlük arayan sefiller topluluğu vardır.

***

Bu gerçeklerden hareketle bu sefil zümreyi kınamak ve yok saymak yeterli değildir. Aynı zümre bugün ülkenin kuruluş hamurunda mayası olan CHP’yi ele geçirmek üzeredir. Mesele CHP’yi ele geçirmenin de ötesindedir. CHP kadar ülke siyaseti de bir büyük tehlikeyle yüz yüzedir. Bu konuda Trabzonlu hemşehrimiz düşünce adamı Nihat Genç’in yaklaşımını önemsiyor ve sizlerle paylaşıyoruz.

Gazeteci Yazar Nihat Genç katıldığı televizyon programında CHP’nin adım adım HDP’lileştiğini belirterek ilginç söylemlerde bulundu. Genç, “CHP'nin delege yapısı ortada. Kurultayda Atatürk ve Demirtaş yarışsa Atatürk kazanamaz.” diyor. CHP İstanbul İl Başkanlığına seçilen Canan Kaftancıoğlu olayı ile CHP’deki dönüşümün ayyuka çıktığını kaydeden Genç “HDP’liler CHP’yi teslim aldı. FETÖ’cüler, Avrupacılar, Amerikancılar partileri ele geçirdi. Memleket elden gidiyor. FETÖ, Avrupa, Amerika, PKK yan yana gelmiş Türkiye’ye karşı mücadele ediyorlar. Bunları konuşmayalım mı? Susalım mı?” ifadelerine yer veriyor.

FETÖ, Avrupa, ABD ve PKK/PYD tam bir iş birliği içinde Türk siyasetini teslim almak istiyor. Dileriz CHP delegasyonu bu büyük oyunu görür ve izin vermez. Dileriz bu meşum ele geçirme operasyonu kurultayda püskürtülür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer Naci 7 ay önce

türkiye kamuoyunda bu harekâta karşı barış istiyoruz, bu bir işgal harekâtıdır” türünden çatlak sesler çıksa da bu konuda bir millî mutabakat vardır. bu, son derece de sevindiricidir. çünkü orada savaşan mehmetçik bütün türk milletini arkasında görmek ister. ve mehmetçik, kanını ortaya koyarak uzun zamandır çok uzak olduğumuz bir şeyi de başarmıştır: millî birlik ruhunun sağlanması
medyadaki haberlerden de görüyoruz ki, torosların zirvelerindeki yörük anasından metropollerdeki geniş halk kesimlerine kadar herkes bu ruh etrafında kenetlenmiştir. kurbanlar kesilmekte, gelenek devam etmekte, yörün çadırlarından tüten duman bir uğultu hâlinde bütün bir memleket âfâkını sarmaktadır.
yörük çadırlarından tüten duman, millî mücadele yıllarında gazi paşanın bir yörük beyine söylediği sözdür. bu söz, torosların zirvelerindeki tek bir yörük çadırından duman tütüyorsa, hâlâ umut vardır” sözüdür.

banner89

banner37