banner114

Yıllardır Türkiye’de iktidar-muhalefet ilişkileri bir türlü rayına giremedi. Kim muhalefete kalırsa iktidarı acımasızca eleştiriyor. İktidar da muhalefete kalınca aynı yoldan gidiyor. Bu tutum millete zarar veriyor. Ülkeye zaman ve kan kaybettiriyor. Buna yıkıcı muhalefet deniyor. Aslında iktidar ve muhalefet milletvekillerini halk seçiyor. Onlardan ülke ve millet için hizmet bekliyor. Ama muhalefete kalınca kendini sorumsuz hissediyor. Beyaza kara, karaya beyaz demeye başlıyor. Oysaki iktidarın iyi yaptıklarını alkışlamalı, yanlış bulduklarını yermelidir. Buna da yapıcı muhalefet denir. Fakat bizde böyle olmuyor. Tüm yapılanlara muhalefet veryansın ediyor. Doğruya doğru demedikçe, yanlışa yanlış demek inandırıcı olmaz. Muhalefet iyi olanlara iyi demesi halinde puan kaybedeceğini zanneder. Kaldı ki halkın daha çok güvenini kazanır. İnandırıcı olur.

Parlamentoya giden iktidar ve muhalefet milletvekillerinden halkımız hizmet bekler. Çünkü hepsinin maaşını kendileri veriyor. Başkent’te hepsine özel imkânlar, ayrıcalıklar tanınıyor. Onlardan beklenen tek şey halkımız adına yapılacak hayırlı işlerde beraber olmaktır. Kavga ve hizip çıkarmamaktır. Mecliste olup bitenleri halkımız anında vakıf oluyor. Hakaret ve dövüşü hiç sevmiyor. Ama gördüklerimiz bizim içimizi karartıyor. Saygı ve nezaket kuralları rafa kaldırılıyor. Ağır sözlerle birbirlerini itham ediyorlar. Sokak kavgalarından daha kötüsünü mecliste yapıyorlar. Bunu hem iktidar ve hem muhalefet vekilleri yapıyor.

Eskiden fısıltı gazetesi ile yapılan yalan propagandaları şimdi sosyal medya üzerinden daha etkili olarak yapılıyor. Bu yalanlarla halk arasında bir algı oluşturulmak isteniyor. Ama bundan karşı vekiller değil yine halk zarar görüyor. Bir bakıyorsunuz yılbaşından sonra her şey zamlanacak, dolar şu fiyata, avro bu fiyata yükselecek. Altın fiyatları çok yükselecek gibi olumsuz reklamlar yapılıyor. Daha da ileri giderek aybaşı memur ve emekli maaşları ödenemeyecek. Döviz rezervleri bitti. Yatırımlar durduruldu gibi düşman devletlerin bile yapmağa cesaret edemediği dedikodular bilerek yayılmağa çalışılıyor. Çoğu ülkemizdeki dış ajanların içimizde nifak çıkarmak için yaptıklarına halkı alet etmek istiyorlar.

Elbette ki devlet olarak sıkıntılarımız vardır. Dünya devlerinin kıskacındayız. Ortadoğu’da henüz ismi konmamış bir savaş içindeyiz. Askerlerimiz Güneydoğu’da aylardır siperlerde yatıyor. Sınır ötesi iki operasyon yapıldı. Üçüncü operasyon için ordu hazır bekletiliyor. Ayrıca Suriye sorununu biz çıkardık gibi yanlış bir fikri bilerek yayanlar ağır bir vebal altındadır. Türkiye olarak bugünkü önlemleri almamış olsaydık emperyalist güçler güney sınırımızda bir Kürt devletini çoktan kurmuş olacaklardı. Ama çok şükür devletimizin aldığı önlemlerle tehlike atlatıldı. Hassas dönemden geçiyoruz. .Onun için dedikodulara itibar etmeyelim, dolduruluşa gelmeyelim.

                                                                                                               

                .

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108