Trabzon'da yaşıyorsan herkesin yaptığı gibi ilk işin meydana gitmek. Sonra ne işin varsa yap ama önce meydan. Dolmuşa bindiysen inecek olduğun yerin inisiyatifi tamamen sana ait. Öyle ki, tabakhane yokuşunda bile inebilirsin ya da kırmızı ışıkta. Sen yeter ki inmek iste, firene basmak kolay. Tek yönlü çalışan dolmuş minibüsler 6 kilometre mesafede adeta cirit atıyorlar. O güzelim Maraş Caddesi boydan boya dolmuş duraklarının mekanı olmuş. Dikkat ederseniz neredeyse dolmuşlarla banka şubelerinin esiri altında.

Trabzon'da yaşıyorsan trafikle iç içe yaşayacaksın. Yaya geçidi varmış, yokmuş önemli değil. Araçlarla dans etmesini bileceksin. Tarla gibi istediğin yerden gir, istediğin yerden çık. Maraş caddesinden Uzun Sokağa yada Kunduracılar’a. Kurallara uyarsan yaşamak işkenceye döner. Dar caddeler, dar sokaklar. Yüz binlerce insan. Bazen yürümek imkansız. Hele günlerden Cumartesi ve hava yağmurlu ise vay haline. Her yer tıklım tıklım.

Şehrin merkezin de yaşamak gün geçtikçe zorlaşıyor. Sahil doldu yetmiyor, Boztepe ve Çukurçayır taştı yetmiyor. Arazi dar ve meyilli. Yeni yollar yapmak neredeyse imkansız. Eni, boyu belli. Tıkandı tıkanacak. Bir taraftan nüfus artarken ihtiyaç duyduğumuz her şey karma karışık bir hal alıyor. Trabzon'da yaşamak birilerine göre bir ayrıcalık olsa da kural ve kuralsızlıkların iç içe girdiği bir çıkmazı kabullenmek zorunda kalıyor. Buda ayrıcalıklı olma özelliğini insanın elinden alıyor. Bu şehirde yaşamak sadece trafik acısından bile bu kadar zorken varın gerisini siz düşünün. Ekonomisinden ve sosyalitesinden söz etmek bu anlattığım sorunların içinde saklı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37