Ortadoğu’daki savaşların bazen Saddam’ın kimyasal silahlarına(!), bazen Hizbullah’ın İsrail için tehditlerine, bazen Esad’ın demokratik açılım yapmıyor olmasına, bazen Işıd’a, bazen Yemen’den atılan füzelere bağlanarak açıklandığına tanık olduk. Bu düzmece bahanelere eklenebilecek daha o kadar başka sebepler var ki gereksiz yere uzatmak istemiyorum. Mesela Afganistan’ın işgali için bahane edilen El Kaide ve Bin Ladin gibi. Sadece Ortadoğu’da değil, Uzakdoğu’da, Güneydoğu Asya’da, Orta ve Kuzey Afrika’da da benzer çatışmalar değişik uydurma nedenlerle sürdürülmekte, birçok terör örgütleri silahlandırılmaya ve kullanılmaya devam edilmektedir.

Bu savaşlar ve çatışmalar için söylenen hiçbir neden doğru değildir; uydurmadır, düzmecedir. Çünkü ulaşılmak istenen bir hedef vardır. Siyonizmin ve Evangelizmin etkisine giren Batılı güçler bu hayali, uydurma ve kuruntu olan dinsel inanışlarının emrettiği hedefe varmadan bu savaşlar kesinlikle durmayacaktır.

Siyonizm ve onun protestanlık içindeki uzantısı olan Evangelizm bu savaşların asıl nedenidir. Siyonizmin ve Evangelizmin gerçek hayattaki anlamını bilmeden bu savaşların nedenlerini ve ne zamana  kadar süreceğini bilmemiz mümkün değildir. Çünkü Amerikan’ın politikalarını, Pentagon’un askeri hamlelerini yönlendiren Evangelizmdir. Evangelizme ve İncil kehanetlerine ciddi olarak iman etmiş olan ABD eski devlet başkanı oğul Bush tarafından projeyi hayata geçirmek amacıyla bölgede 90’lı yılların başında askeri müdahaleler başlatılmıştır.

Yeryüzündeki hiçbir krallığı kabul etmeyen Evangelist Protestanlara göre, gerçek kral olan Mesih İsa, kıyametten önce geri gelecek ve Tanrı’nın dünya üzerindeki krallığının başına geçecektir. Bunun için kendisine inanmayanlarla savaşacak ve hepsini yok edecektir(!?) İngiltere’de baskı gören bu inanıştaki Püritenlerin önemli bir kısmı “Yenidünya Amerika”ya göç etti. Kendilerini, İsa Mesih'in geri döneceği ortamı hazırlamak üzere Tanrı tarafından seçilmiş bir grup olarak görmeye başladılar.  

 “Evanjelik inanca göre; Tanrı’nın Evangelik Protestan Hıristiyanlar için uhrevi, Yahudiler için de dünyevi olmak üzere iki planı vardır. Öteki dinlere mensup insanlar ise Tanrı için önem taşımazlar. Tanrı’nın Yahudilerle ilgili planı gereği Yahudiler, vaat edilmiş topraklara dönüp Büyük İsrail’i kuracak ve dünyaya egemen olacaklar. Evangelikler ise bu plana destek olacaklar ve kendileri için kurtuluş ahirette/Cennet’te gerçekleşecektir. Eski Ahit(Tevrat ve Zebur) ve Yeni Ahit(İncil)’ten oluşan Kitabı Mukaddes’e göre, İsa Mesih’in yeryüzüne yeniden inebilmesi için Yahudilerin, “Kenan Diyarı” olarak da adlandırılan ve kendilerine Tanrı tarafından vaat edildiğini iddia ettikleri topraklarda toplanmış olması gerekmektedir.”

Evangelist Hıristiyanların Yahudilere ve İsrail’e duydukları sempatinin ve Evangelizm-Siyonizm ittifakının kaynağı işte bu inanıştır. Mesih geldiğinde Yahudiler ve Evangelikler bir yanda, bunların haricindeki diğerleri ise bir yanda olacak ve iki taraf arasında büyük bir savaş, yani “Armageddon Savaşı” yaşanacak ve Hz. İsa önderliğindeki Yahudiler ve Evangelikler savaşı kazanarak dünya egemenliğine ulaşacaklardır.

İşte inanç olarak yayılan fitne budur; yeryüzünde bu fitnenin savaşı verilmektedir ve Türkiye ciddi  ve uzun süreli bir mücadele ile karşı karşıyadır.

Evanjelistler dünya çapında güçlü televizyonlardan, gazete ve diğer yayınlardan, internet sitelerinden, video oyunlarından, sinema sektöründen ve kurgu-bilim romanlarından yararlanarak bu uydurma inançlarını yaymaya devam etmektedirler. Yani misyonerlik yapmaktadırlar. Bunun neticesinde Amerika’daki Evangelist Protestanların sayısında ciddi bir artış gözlenmektedir. Sadece Amerika’da buna inanan Evangelistlerin sayısı yüz milyonu aşmış bulunmaktadır ve Amerikan yönetimini etkileri altına almışlardır. 1950 yılında tüm dünyadaki sayıları 4 milyon kadarken, 2004 yılı rakamlarına göre 500 milyonu aştıkları görülmektedir.

Yahudilerin Filistin’e geri dönmeleri, 1948 yılında İsrail Devleti’ni kurmaları ve ardından 1967 yılında Kudüs’ün tamamını ele geçirmeleri, Evangelik Protestanlar tarafından Mesih’in gelişinin yaklaştığına dair güçlü ipuçları olarak değerlendirilmektedir. Irak ve Afganistan’ın işgal edilmesi, İran ve Suriye’yi, işgal etme planları ve Irak’ın kuzeyi ile Güneydoğu Anadolu bölgemizi içine alan bir Kürt devleti kurma hazırlıkları da bu çerçevede değerlendirebilir.

Hz. İsa’yı kabul etmeyenler bu nedenle çarmıha gerenler  (gerdiklerini zannedenler) Yahudilerdir. Aslında bu nedenle Hristiyanlarla Yahudiler ezeli düşmandırlar. Bu iki dinin mensuplarının günümüzdeki dayanışmasının sebebi, Siyonizm ve onun Hristiyanlık içindeki Truva Atı olan Evangelizm inanışıdır.

Asılsız, uydurma ve tutarsız olan bu inanışa göre; Hz.İsa Mesih, yeniden yeryüzüne geldikten sonra Armageddon (Megiddo Tepesi ve  Kudüs’ün güneyindeki Megiddo Ovası) Savaşı’nda Deccal’ı ve ordusunu yenecektir. Ancak İsa’nın yeryüzüne dönebilmesi için gelişini tamamlayacak alametlerin tamamlanması gerekmektedir. Bu nedenle savaş, fitne, kan ve göz yaşı çok daha devam edecektir.

Bu savaşı kim durdurabilir? Kimse durduramaz! Ancak Yahudi-Hristiyan dayanışmasını engelleyecek doktrinler üretilebilirse engellenebilir. Bu da uzun yıllar ister.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108