banner114

Siyasi partiler mahalli seçimler için adaylarını belirlemeye çalışıyorlar. Bunlardan bir tanesi 145 bin kişi ile 81 il ve 900 küsur ilçe ve beldelerin adaylarını temayül yoklaması ile belirlediğini ilan etti. Tabii iş burada bitmedi. Son sözü genel başkanlar, yani liderler belirleyecek. Sonunda bu belirlenen adaylara bu millet gidip kuzu kuzu oy verecek. Çünkü partileri bunları seçmiştir. Vatandaşın yapacağı başka bir seçeneği yoktur.

Tıpkı milletvekili seçimlerinde olduğu gibi, ön seçim yapan illerde bindirilmiş kıtalarla yapılan yoklamalarda da bu böyledir. İl veya ilçenin başında olan başkanlar, seçim öncesi kendi kontenjanı sayısınca delege seçimi yaparlar. Kendisinin isteği doğrultusunda delegeler belirlenir. Sonra da bu delegeler milletvekili adaylarını seçer. Yargı denetimi ve gözetimi olmadan yapılan bu ön seçimler tamamen uyduruk bir hal alır.1950 den önce dere kenarlarında, kahve köşelerinde yapılan, açık oy, gizli tasnif sistemi oluşturulur. Şimdi yapılanlar 1950 den önce yapılanlardan bir farkı yok. Her ikisinde de halk yok. Halk adına işi kotaranlar var. Parası, çevresi ve arkası olanlar bunda başarılı oluyorlar. Buna “aşiret işi” de diyebiliriz. Çünkü her seçimde bize “buna oy ver” diyorlar, gidip ona oy veriyoruz. Hem de seçilecek vekil veya başkanı tanımadan bilmeden seçiyoruz. Demokrasi bu mu? Üzülerek ifade edeyim ki bunu siyasi partilerin tamamı böyle yapıyor. Savunmaya sıra gelince de zaman darlığı, tasarruf bahanelerini gerekçe gösteriyorlar. Bunların hepsi uydurma bahanelerdir. Dün dere kenarlarında, kahve köşelerinde yapılan ön seçimler, bugün parti binalarında kapalı kapılar arkasında yapılıyor. Fark sadece bundadır. Değişen bir şey yok. Peki, halkın kendisini 4-5 yıl yönetecek kimseyi seçme hakkı yok mu? Maalesef yok.

Her geçen zaman içinde demokrasimiz gelişip batı standartlarına uygun hale gelmesi gerekirken aradan geçen bir asra yakın bir zaman içinde değişen bir şey yok. Eski tas, eski hamam. Siyasi Partiler ve Seçim Kanununu değiştirmek hiçbirinin işlerine gelmiyor. Saltanatlarının yıkılacağından endişe ediyorlar. Siyasi partilerin bu millete yapacağı en büyük hizmetin “seçme” hakkının kendisine vesayetsiz verilmesidir. Yoksa bunun adına “demokrasi” denmez. Dense dense  “DEMOKLES’İN KILICI” denebilir. Artık tüm seçimlerin, bağımsız yargı denetiminde, partlerine kayıtlı tüm seçmenlerin iştiraki ile yapılmasını öngören bir düzenlemeye geçilmesi lazımdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

istanbul escort