Biz bu konuda durmadan yazıyoruz. Maksat hasıl oluncaya kadar da yazacağız ...

Değil öyle iki kat 400 araçlık otopark, bir o kadar daha yapsan çözemezsin.

Eğer bir kimse “ben bu sorunu çözerim” diyobiliyorsa alnını karışlarım! Bu öyle kolay çözülebilecek bir sorun değildir. Caddenin her iki yakası da park yeri olarak kullanılıyor. Seyir halindeki araçlar geçişte zorlanıyor kimin umurunda!

Bu iş başlı başına büyük bir sorun. Ki, çözümü pek mümkün görünmüyor…

Her gün üretilen araçlar ortadayken ve onlara sahip olmak imkânı bu derece kolaylaştırıldıktan sonra bu önemli soruna çözüm bulmak öyle pek kolay bir iş değil.

Üretimi düşürmek veya sonlandırmak o fabrikalarda çalışan binlerce işçinin işine son vermek anlamına gelir ki, bunu aklımıza dahi getirmeyiz.

Ama ne var ki, o araçlara sahip olmayı böylesine kolaylaştırmak yerine aksine zorlaştırmak olabilir.

Her ne kadar bu bir çözüm değilse de, en azından ufak da olsa bir çare olabilir düşüncesindeyiz. Arkadaşların araçları olduğu halde, kendi araçlarını kullanmak yerine toplu taşıma araçlarını tercih ettiğini yakinen görmekteyiz…

Yani, Rize’deki Trafik keşmekeşi böylesine karmaşık bir hal almış.

Duyduğumuza göre, Rize Merkezde trafik düzenlenmesi belediyeye verilmiş…

Herhalde trafiğin böylesine karmaşık bir hal almasının sebebi budur.

Halkımızın saygıdan yana eksikliğini bildiğimiz için, onlarla polislerimiz baş edemezken zabıtaların baş edeceğini düşünmüyoruz.

Ziya Paşa’nın sözü geliyor aklımıza: Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir! Dolayısıyla böylesine saygıdan yoksun kimselere zor kullanmak durumundasınız…

Ki, bunu zabıtaların yapacağına inanmıyoruz. Çünkü,

 hiçbir  zabıtanın ceza yazdığına şahit olmadık.

Daha doğrusu, kanun veya kararname çıkarmak kolaydır.

ama uygulaması zordur. Ki, biz yetkililerden bunu bekliyoruz.

Yok eğer bunu yapamazsanız, zecri tedbirler almak zorundasınız…

Mesela nasıl ki bir tabela yerleştiriyorsunuz “taşıt giremez” gibi de bunu hiç kimse dinlemiyor, o zaman siz de buralara bir “kapan” yerleştirirsiniz olur-biter!

Biz bunu her defasında dile getiriyoruz ama kimse dinlemiyor.

Yok ben bunu kontrol ederek trafik düzenini sağlayacağım diyorsanız, buyurun meydan sizin… Cezaları yükseltirsiniz bir taraftan, uygulamayı da harfiyen yerine getirirsiniz olur biter!

Caddenin bir tarafını kapatıyorsun, diğer girişe de; İl Komisyon Kararı ile 7-19 arası taşıt giremez yazıyorsun.

İyi güzel de cadde park yeri olmuş, buna ne diyeceksin?

Diğer başka bir yere “ durmak yasaktır” levhası asıyorsun ama altında arabalar park ediyor. Ya uygulamayı doğru dürüst yapacaksın, ya da bu tabelaları kaldıracaksın. Başka yolu yok bunun.  Devletin otoritesi bu kadar ucuz değil!

Yok eğer ben bu saygısız kimselerle baş edemiyorum diyorsan, o zaman söylediğimiz gibi zecri tedbirlere baş vuracaksın!

Bak, caddenin kenarları park yeri olmuş, onlara bir şey demiyoruz. Adam arabasını başının üstüne koyacak değil ya!...

Eczaneden ilacını alıp, geçip gidecek. Bir arkadaşım diyor ki, Dosma’dan aşağı doğru iniş yok ama inen araçları görünce kahroluyorum!

Vatandaş da bu hassasiyet var ama ne yazık ki, bu kararları alanlarda aynı hassasiyeti göremiyoruz. Hükümet dini bayramlarda tatil günlerini 9 gün olarak açıkladığında kimi vatandaş seviniyor memleketine gitmek için bir fırsat olduğuna ama kimi vatandaş da bu bayram süresinde onlarca ölümün olabileceğini düşünerek böyle bir kararın yerinde olmadığını söylüyor. Tedbir şart.  Ama tedbir takdiri bozmaz!

Elbette öyle ama tedbir şart(!) dediğine göre, bize düşen tedbirimizi almaktır! Diğeri bizim insiyatifimizde değildir zaten.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.