Son yıllarda çocuk istismarı, taciz, tecavüz, kadına uygulanan şiddetin ve boşanmaların hızla arttığını hep birlikte basından, istatistiklerden, sosyal medyadan takip ediyoruz. Tecavüz edildikten sonra öldürülen bebekler, burada zikretmek istemediğim aile içi sapıklık haberleri, sokak ortasında öldürülen kadınlar, parçalanıp çuvallanarak çöpe atılan, toprağa gömülen genç kızlar ve daha niceleri.

Mahkemelerdeki boşanma duruşmaları, nüfus müdürlüklerindeki evlenme kayıtları ile adeta yarış halinde. Cinsel bir felâket toplum yapımızı içten içe çürütmekte, ahlâki değerlerimizi çökertmektedir. Okullarda öğrencilerin ailesinin problemli, parçalı, kavgalı, ayrı yaşayan veya boşanmış anne babalardan oluşma hızı gittikçe artmakta; buna bağlı olarak mutsuz, umutsuz, agresif-çatışmacı ve uyumsuz, dolayısıyla rehberlik servislerinin boyutlarını aşan, disiplin kurullarının işini yoğunlaştıran eğitim öğretimin kalitesini düşüren bir sonuçla karşı karşıyayız!

Mutsuz ve umutsuz gençlerin sevgi, şefkat ve ilgiden mahrum kalmış ruhsal hastalıklı dünyalarına zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılığı derman(!) olmaktadır. Ailesinde bulamadığı ilgiyi sokaklardaki diğer benzerleri ile kurduğu ortaklık ve dostluk ortamında arayan gençler, tiner koklamaktan başlayan sürecin devamında uyuşturucu pazarlayanların tuzağına düşmektedirler. Bütün bunların sonucunda gittikçe artan yaygın uyuşturucu kullanma hızı ve çöküntüler, gençlerin ve ülkemizin geleceği için çok ciddi bir tehdit unsurudur.

Türk aile yapısı tehdit altındadır; evlendiği gün, evlendiği hafta, ay ve yıl içinde boşanmak için mahkemelere koşan bu gençlerin sosyolojik, psikolojik durumları; ahlâki, kültürel ve inanç değerlerinden sapma nedenleri; ebeveyn sevgisizliği, şefkat ve merhamet yoksunluğunun nedenleri ele alınarak üzerinde ciddi akademik çalışmalar yapılması, yetkililere öneriler sunulması ve daha geç kalınmadan acil tedbirlerin uygulamaya konulması gerekir.

Uyuşturucu ile mücadelenin en önemli ayağı koruyucu tedbirlerdir. Koruyucu ve önleyici tedbirleri almadan polisiye tedbirleri artırmak bizi arzu edilen sonuca götürmez. Çünkü zararlı maddelere talep varsa üretim, dağıtım ve satış da olacaktır. Önemli olan talebi azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Hedef kitle gençlerdir, hatta tehlike yaygınlaşarak çocuk yaşına inmiştir; bu tehlikeli yola meyleden mutsuz, umutsuz gençler ve çocuklardır. Bunun sebebi de çocuğa sevgi ve şefkat gösteremeyen kavgalı ve parçalı aile yapısıdır. Öyle ise büyük anne, dede, anne, baba, çocuklar ve torunlardan oluşan sevgi saygı ve dayanışma esasına göre yapılanmış, dünyaya örnek model olan geniş Türk aile yapısını bozan sebepleri irdelemek gerekir. Bu konuda da ciddi ve bilimsel yöntem ve tekniklerle araştırma ve incelemeler yapılarak yetkililere raporlar sunulması ve yönetimin, özellikle aileden sorumlu bakanlığımızın acil önlemler alması gerekmektedir.

Özellikle son yıllarda İçişleri Bakanlığı ve polisin, üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdiğine, terörün de finans kaynaklarını kurutmak adına her türlü zararlı madde ve uyuşturucu baronlarının üzerine gittiğine şahit olmaktayız. Bundan dolayı İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU’ya Türk Milleti minnettardır. Başta Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşların da meseleyi yeni bir konseptle ele almaları gerektiğini düşünüyoruz.

Üniversitelerimiz tepki gösterecekler ama biz yine de toplum yararına eleştiri ve öneri sunma hakkımızı kullanalım:

Birçok alanda olduğu gibi bu alanda da üniversitelerimizi yeterince etkin göremiyoruz. Yüksek öğretim kurumlarımız, çoğu tercüme olan kitabi bilgileri aktarmanın ötesine geçmeli, kendi alanlarında kendi standartlarını oluşturmalı, özgün patentleriyle kendi üretimlerini bütün ihtiyaç alanlarına sunmalıdır.  Araştırma yapmayan, kampüs dışına çıkmayan, bilgi üretmeyen üniversitelerin başarı grafikleri, yetkilendirilmiş komisyonlar tarafından gözlem ve değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.

Çocuklarımız ve gençlerimiz her türlü zararlı alışkanlık ve bağımlılığa karşı koruma altına alınmalıdır. Aksi halde aile yapımız, çocuklarımız ve gençlerimiz çürümeye devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108