Trabzon’un göbeğinde olan ve en ilgi çeken mekânlarından biri de Boztepe’dir.

Şehre hâkim konumu nedeniyle Trabzon’a gelen turistlerin ilk uğradıkları yerlerden biridir.

Uzungöl gündemde değilken bile Boztepe vardı. Büyüklerimizden öyle duyduk.

Trabzon'u görmek için Boztepe'ye çıkılır ve bu güzel şehir içilen çay eşliğinde doyasıya seyredilirdi. İnsanlar Trabzon’a geldiğini Boztepe’de çektirdiği fotoğrafla tescillerdi. Bu söylediğimiz tabi ki eskindendi.

Şimdi ise Boztepe’ye çıkan denize baksa beton, geriye baksa yine beton görüyor. Müthiş bir yapılaşma almış başını gidiyor.

Peki ya o şehre bakarken çay içtiğiniz yerler… İnanın pislikten çöpten geçilmiyor.

Mobilyalar eskimiş bakan olmadığı gibi değiştirip yenileyen de yok. Çöpler birikmiş toplayan yok. Ağaç dipleri ise âlem yeri olmuş içki şişeleri ne zaman yangın çıkarır bilen yok.

Sağlı sollu yapılaşma ile boğduğumuz Boztepe, size olmuş Çöptepe…

Bir şehrin balkonuna bu kadar mı ilgisiz davranır insanoğlu...

Yapılarda bile çok estetik balkonlar yapılıyor. Ama Trabzon’un balkonuna bakan yok. Yeni bir şey yapayım diyen yok.

Böyle giderse Boztepe'den Trabzon'a bakınca sadece bakarsınız, artık göremezsiniz.

++++

Mikserler ölüm taşıyor!

Trabzon’da son 10 gündür artan beton mikseri kazaları ürkütücü bir boyuta ulaştı. Gazetemizin dünkü sayısında yer verdik. 2 ayda 9 kaza… 5 ölü 11 yaralı var…

Aşırı hız ve aşırı yükle gelen kazalar sonucu ölenler, yaralananlar, maddi hasarlar… Üstelik bunlar sadece kayıt altına girenler.

Aşırı yük nedeniyle, daha yeni dökülmüş asfalt yola beton döküp yola zarar verenleri saymıyorum bile…

Ayın kazalar yaz aylarında da ‘Pat pat’ dediğimiz tarım araçlarıyla yaşanıyor.

Peki neden?

Trabzon hızla betonlaşıyor. Beton firmaları yetişemiyor. Beton mikseri sürücülerinin ya da teknik ekiplerinin mesai saatleri bazen 12 saati buluyor. Yorgunluk, tecrübesizlik, uykusuzluk, aşırı yük ve kırsaldaki dar yollar bu nedenle kazalara davetiye çıkarıyor. Olan insanlara oluyor.

Burada denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerekiyor.

İlgili kurumlar derhal önlem almalı ve bu kazalara bir dur demeli.

‘Pat pat’ diye tabir edilen tarım araçlarıyla ilgili ise bunu çiftçiye veren kurumlar tarafından bir eğitim verilmesi gerektiğini inanıyoruz. Gerekirse Halk Eğitim Merkezleri de bu kursu gayet rahatlıkla verebilir.

Bizden söylemesi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108