Ertuğrul Özkök… Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. Şimdilerde gazetenin yazarı olarak görev yapıyor. 5 Ağustos günü köşesinin bir kısmında Aziz Yıldırım’ı yazmış. Belli ki,  aklama yollarını deniyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da yanına katarak…

‘Fotoğraftaki iki insanın ortak yanları nedir?’ başlığı altında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Aziz Yıldırım’ı kıyaslıyor, Ertuğrul Özkök. Erdoğan’ın kravatsız tam bir Fenerbahçeli taraftar edasıyla maç izlediğini, Aziz Yıldırım’ın ise kravatlı batılı bir kulübün başkanı gibi olduğunu anlatıyor köşesinde. Dahası var, Erdoğan ile Yıldırım’ı aynı kefeye koyuyor. ‘İkisi de FETÖ girdabına uğramış insanlar’ diye nitelendiriyor. Şike sürecini bir kumpas olarak ilan ediyor, Aziz Yıldırım’ı masum gösteriyor.

15 Temmuz darbe girişimi ile şike davasını aynı kefeye koyup gazetesi aracılığıyla ülke insanına yedirmeye çalışan bu kafaların tamamı Fenerbahçeli…  Darbeciler 17/25 Aralık sürecinde gerçekleştiremedikleri operasyonu 15 Temmuz gecesi bir kez daha hayata geçirmeye kalkıştılar. Amaçları ülkeyi ele geçirmekti. Dik duruş, hainlerin bu planını hayata geçirmeye yetmedi. Kısacası Erdoğan’ı öldürmek istediler, Sayın Özkök…

Gelelim FETÖ’nün Aziz Yıldırım’a yaptıklarına… Evet, ülkenin en zengin kulübünü ele geçirmek istediler… Amaçları sadece ve sadece kulübün gelirlerinin bir kısmını cemaate aktarmaktı. Sen, o operasyonu yapanlarla kol kola gezdiğin günlerde biz senin bugün söylediklerini söylüyorduk. Cemaat Fenerbahçe’ye operasyon yaptı.

Bu operasyonların şeklini, yapanların niyetlerini kimse sorgulamıyor. Çünkü herkes biliyor. Fakat bir gerçek daha var. Operasyonlar sırasında yapılan telefon görüşmeleri… Oradaki mesajlar. Gönderilen paralar, Manisa’ya verilen teşvik… Şimdi bunları hiçe sayacaksın ve Aziz Yıldırım’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına FETÖ girdabına uğramış kişi diye oturtacaksın, öylemi… Yazıklar olsun… Sen Aziz Yıldırım’ın ‘Şike yaptıysam Fenerbahçe için yaptım’ sözlerini hiç mi duymadın? Nasıl bu kadar kör ve sağır oldun?

Yazısında iki fotoğraf paylaşıyor. Biri 15 Ocak 2012 diğeri ise 3 Ağustos 2017 tarihine ait. 3 Ağustos günü maçı izleyen Cumhurbaşkanı için Aziz Yıldırım’a sorduklarını yazmış. Son sorusu da; ‘İzmir marşı söylendiğinde tepkisi ne oldu?’ Aziz Yıldırım da tepkisinin olmadığını söyledi. Şimdi sormak lazım, damak tadı üst düzeyde olan ve dünyanın en iyi şarabını bilen bu yazara! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir tepki göstermesini isterdin. Allah aşkına sen söyle…

BU ÜLKEDE ARTIK CUMHURİYET SAVCILARI VAR

4 Nisan 2016’da bir haber kaleme almıştım. 1.5 yıl olmuş. Yazdığım haberin sonucu bana ulaşınca, ben de şaşırdım. Hem günebakış hem de habertürk gazetelerinde çalıştığım için zaman zaman ulusal haberleri de Trabzon’dan yazabiliyorum. O tarihte devletin DHKP/C terör örgütü üyesi ilan ettiği kişileri kaleme almıştım. Tabi basın meslek ilkelerine uyarak. Devletin kayıtlarında DHKP/C’li olarak adları yer alan kişilerden birinin İzmir’de öğretmen olduğunu öğrendim. Kendisi aradı, sordu. Ben de cevapladım. Elimde fotoğrafının olduğunu, tüm bilgilerinin devlette bulunduğunu söyledim. Gitmiş hakkımda şikayetçi olmuş. İftira attığımı söylemiş. Darbe girişimi sonrasında tabi ki süreç uzamış. Soruşturmacı savcı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden bilgi istemiş. Onlar da göndermiş. Cumhuriyetin savcısı gerekli kararı vermiş; Kovuşturmaya yer yok.

‘Şimdi bunu niye yazdın?’ diyeceksiniz. Hakkımda şikayette bulunanlara hatırlatma babında yazdım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28