banner114

Boyayalım abi, parlamazsa para yok.”

Kimileri sırtlar sandıklarını, dolaşır parklarda bahçelerde…

Kimileri şanslı sayılır, meydanlarda köşe başlarında, lostra salonlarında...

Yerel yönetimler için keşke gizli bir rekabet söz konusu olsa…

Ayakkabı boyacılarını kardan kıştan kurtarsa…

Onlara, yüz yıl öncesi gibi sıcacık salonlar açsa…

Halk da kendini yüz yıl öncesi Beyoğlu’nda sansa…

***

“Temizlik; elden, yüzden, elbiseden başlar” deseler de önce ayakkabı…

İyi bir görüntü verebilmek için her daim temiz giyinip kuşanmalı…

Lostra salonları, insanların kuaför salonları kadar önem verdikleri mekânlardı bir zamanlar… Sohbet edilir, gazete ve dergiler okunurdu. Sonra birden ortadan kayboldular. Özel kemeriyle omuzda taşınan boya sandıklarıyla…

Belirli noktaları kendilerine mekân tuttu ayakkabı boyacıları…

***

Boya sandığı… Herhangi bir kutudan yapılabileceği gibi…

Kaplama ve süsleme şekillerine göre ‘sandık’ olarak sipariş de verilebiliyor.

Bir zamanlar kemik ve sedef kakmalı olanlar yaygınmış.

Fakat son elli yıla, daha gösterişli ve “sarı” diye tabir edilen pirinç metalle kaplı olanlar damgasını vurdu. Sandık, boyacının ‘misafir odası’ gibi… Turistler bayılıyor, sırf nostaljik buldukları için fotoğraf çektirenler bile oluyor. Ayakkabılarını boyatanlar…

***

Kusura bakma, köyden geliyorum, ayakkabılarımdaki çamur o yüzden.”
Ne kusuru abi? Biz, ayakkabılardaki çamura alıştık, insanın içi çamur olmasın. Bak, silinince çamur mamur kalmadı. Bi boya, bi de cila çektik mi tamamdır. Yeni gibi olmazsa ikramımız olsun.”

Bu ve benzeri diyaloglara yabancı sayılmazsınız.

Zorlu bir meslektir ve zaman zaman bir filozofla sohbet ettiğinizi düşünürsünüz.

Sosyal konulara yorum getiren, sporcu ve sanatçıları çekiştiren…
***
Avrupa’nın şatolarında malikânelerinde… İstanbul’un saraylarında konaklarında ayakkabı boyacıları olduğu söylenir. Yüz yıl önce altın çağını yaşamış bu meslek.

Zengin ve orta sınıf, boyasız ayakkabı giymezmiş. Çünkü boyasız ayakkabı yoksulluğa işaretmiş. İki dünya savaşı arası ayakkabı boyacılığı biraz sarsılsa da…

Yeniden keşfedilmiş adeta ve işsiz kalanların, iş bulamayanların imdadına yetişmiş.

İyi kazanan bir meslek haline gelince şarkılar yapılmış.

Aman da boyacı boyacı

Cilana vurgunum boyacı

Fırçana vurgunum boyacı

Günümüzde öyle birkaç çiftle yetinmiyor baylar bayanlar…

Ayakkabılarına servet harcayanlar var. Yazlık, kışlık ve spor…  

Yüzlerce binlerce çifte ulaşan koleksiyonlarına koca bir oda ayıranlar…

***

Bu işi meslek olarak sürdüren yetişkinlere rastlansa da...

Ülkemizde ve dünyada daha çok çocuklar ve gençler için bir geçim yolu…

Okul harçlığını çıkarma, aile bütçesine katkı…

Zamanında ayakkabı boyacılığı yapmış pek çok ünlü var.

Etiyopyalı şarkıcı Mahmoud Ahmed

ABD’li söz yazarı ve soul müziğinin babası sayılan James Brown

İlk Afro-Amerikan film yapımcısı Oscar Micheaux

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva

Peru Devlet Başkanı Alejandro Toledo

Görüldüğü gibi sandıktan sadece okul harçlığı değil...

Müzisyen, film yapımcısı ve devlet başkanı da çıkmış.

Not: 22 Ocak Salı günü (yarın) saat 14.00’te Trabzon Zorlu Grand Otel’de NAZ MAKAMI ile SENİ SEVDİĞİMİ KİMSEYE SÖYLEMEDİM adlı kitaplarımın tanıtım ve imza gününde buluşmak dileğiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

istanbul escort