Keyfini çıkartarak  işimizi yapıyoruz!

“Ben kulübe ağabeylik yapmaya geldim”

Rizespor’u denk bütçeli bir kulüp haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Yardımcı, “Bunu yaparken yönetim kadrosunu da Rize’den temin etmek istiyoruz. Çünkü taş yerinde ağırdır” diye konuştu

Yardımcı; Elazığ, Antep, Samsun ve Adana gibi kırılma maçlarında ki moral bozukluğunda dik durduklarını belirtirken, “Hiç umutsuzluğa kapılmadık. Kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Rizeli de takımını sahiplenmeye başladı” dedi

Hafta başında Rizespor Başkanı Hasan Kemal Yardımcı’nın davetlisi olarak Rize’deydik… Bölgede yayın yapan 3 gazetenin spor müdürünü Rize’ye davet edip ağırlayan yılların tecrübesi Yardımcı ile Rizespor üzerine samimi, bir o kadar de keyifli sohbet yaptık. Tabi ki yolculuk esnasında Gökmen Özağcı ve Yahya Karabina ile Başkan Yardımcı’nın bu nazik davetiyle ezber bozduğunu ve herkese örmek olması gerektiği üzerine de sohbet ettik…

Çünkü Başkan Yardımcı’nın; tanışma, paylaşım, kendini anlatma ve birbirini anlama noktasında yaptığı bu hamle, et ve tırnak gibi olan iki şehrin arasına giren soğukluğun da giderilmesi noktasında önemliydi…

Kulübe ulaştığımızda, Rize temsilcimiz Alihan Telatar’ı ve birkaç gazeteciyi daha Başkan Yardımcı ile sohbette görünce, “Çok şanslısınız. Biz Trabzonspor’da böyle bir imkanı bulamıyoruz…” demekten de kendimizi alamadık.

Sıcak ve samimi ortamda ki sohbette kayıt dışı olarak birçok konu üzerine de fikirlerimizi paylaştık...

Ancak Rizespor merkezli sohbetimizde hem Başkan Yardımcı’yı daha iyi tanıma fırsatı bulduk hem de beklentilerini ve hedeflerini dinledik…

Şimdi sizi Yardımcı ile baş başa bırakalım…

“Yılda 80-90 milyon TL cirosu olan şirketin Yönetim Kurulu Başkanıyım. Her ay kasama 8 milyon TL giriyor, 8 milyon TL çıkıyor. Yılsonu 90 milyon TL ciro yapan şirketi yönetiyorum. Ben burada haftanın 4-5 günü duramazsam bu şirket ne olur? En basiti batar. Bu sıkıntı tüm takımlarda var. Bir işin patronu işin başında olmalıdır. Bunu söylerken ben buraya çivi çakmaya da gelmedim. Belli standartları oturtup, belli olaylar karşısında belli uygulamaları Rizeliye anlatıp 3-5 sene sonra Rizespor’da neler olacağını ortaya çıkartmak için görev aldım. ‘Kemal Başkan ile zamanında bunu böyle yapardık’ dedirtmeye geldik. Yaşım, tecrübem gereği kulübe ağabeylik yapmaya geldim.”

“Biz bu yıl hedefe ulaşırsak, burada durduğum için olacaktır. Çünkü taş yerinde ağırdır. Diğer türlü olmaz. Çarşıya gidiyorum 2 yere uğruyorum insanlar o kadar memnun oluyor ki,  oysa normal ziyaretlerim bunlar. Benim için anormal tarafı yok. Çay içiyorsun, yemek yiyorsun, insanların içerisinde bulunuyorsun, vatandaşlar seni de takımı da daha benimsiyor. İnsanlar ‘ilk defa bir başkan beni ziyaret etti’ diye ifadeler kullanıyor. Benim niyetim Rizespor’u, bu şehrin değeri haline getirmek. Ben bunun için bu görevi kabul ettim. Bunun için çaba gösteriyorum. En büyük arzum da ‘denk bütçe nasıl yapılır?’ bunun cevabını vermek için bu koltukta oturuyorum.”

Süper Lig’e çıkmamız ve ilk 10 içinde olmanız durumunda 70-80 milyon garanti paranız var. Bizim de kulüp isim hakkı, stadın isim hakkı derken ligde 90-100 milyon TL gibi garanti gelirimiz olur. Burada kulübün kasasına kalacak parayı doğru kullanabilmek çok önemlidir. Alınan futbolcunun maliyeti, giden oyuncunun geliri her bir şey düzgünce planlanmalı. Bunun adına ‘işletme kültürü’ derler. Yoksa nam olsun diye, gazetelere-televizyonlara çıkayım diye bir düsturum olmamıştır, olmayacaktır.

“Bizim hedefimiz Rizespor’un işletmeciliğini denk bütçe haline getirip, gelir gider dengesini oturtmak. Bunu yaparken yönetim kadrosunu da Rize’den temin etmek istiyoruz. Çünkü tekrar ifade etmekte yarar görüyorum; taş yerinde ağırdır. Bu söylemi çok sık tekrarlıyorum ama başarı buradan gelecektir. Bu iş nasıl dönüyor, nasıl kaynak yaratılır gibi konuları artık İstanbul’dan ya da diğer illerden gelenlerin değil de bu şehirde olanların bulması taraftarıyım. Benim öyle bir misyonum var. Bunları gösterebilmek adına buradayız. Biz amatör futbolcu yetiştirir gibi yönetici de yetiştirmek için çabalıyoruz.”

“Benim Rize’den beklediğim bir şey yok. Keyfini çıkartıp işimizi yapmaya çalışıyoruz. Fikir paylaşmayı seviyorum. Ben bu takımın eski başkanlarındanım. Bu kadar rahat konuşmam, bu kadar keskin adımlar atmam da buradan geliyor. Yanlışımızda vardır, olacaktır. Ama benim kişisel olarak kısa ve uzun vadeli hesaplarım olmamıştır. Ben burada Rizespor adına uzun vadeli planlar yapmak için görev aldım. Görevi bıraktıktan sonra da benim için, “Kemal Başkan gibi Rize’de yaşayacak başkan istiyoruz desinler” desinler bana yeter.”

Ligin ilk yarısında Elazığ, Antep, Samsun Adana gibi kırılma maçlarında moral bozukluğu anında çok dik durduk ve toparlayıcı olmaya özen gösterdik. Hiç umutsuzluğa kapılmadık. Burası 1. Lig. ve tokadın nereden geleceği belli değildi. Ama bu ilk yarıdaki anlayışımız için geçerliydi. Şimdi ise tokadın geliş yerini önceden kestirip manevra yapabiliyoruz. Biz bunları yaptıkça Rizeli de takımını sahiplenmeye başladı. Bu sene insanlarımız daha da bir yerel düşünmeye ve ‘Rizespor…’ demeye başladı. Seneye Süper Lig’e çıkarırsak bu duygunun daha da içselleşmesi için birkaç tane daha projem var.”

“Bana saygısızlık yaptın” dedim

“Vedat Muriç’i almamızın ardından bazı söylemler oldu. Balıkesirspor başkanının da açıklama yapmıştı. Kendisini aradım ve konuştum. Ona, ‘sen beni tanımıyor musun? Hasan Kemal’in bu kadar tecrübesi var, iş adamlığı var, eski başkanlığı var. Hiç mi bizim kabiliyetimiz yok da futbolcu transferi için Spor Bakanı’nı devreye sokayım. Bana saygısızlık yaptın” dedim. Sonrasında özür diledi. Vedat konusunda Giresunspor aynı tavrı takınmış olsaydı anlardım. Çünkü eskiden onun futbolcusuydu. Adam oyuncusunun kabiliyetini biliyor diye düşünebilirdik. Biz, Vedat’ın bonservisine 450 bin Euro verdik. 1. Lig’de bu parayı bonservise verdiğinizde daha torpile ihtiyacınız olur mu?

Müdür iş başında olmazsa verim alamazsınız!

“Ligin ilk yarısına oranla şimdi daha iyi bir ekibe sahibiz. İlk yarıda top yapan oyun kuran kibar bir takımımız vardı. Şimdi ise yine oyun kuran ama sert mücadele eden bir takımımız var. Takımın boyu uzadı. Orta sahayı dinamikleştirdik. Takımı, hatta yedek kulübesini gençleştirerek başarı yolunda elimizden geleni yaptık. Oyuncularla, sorunlarla bire bir ilgileniyoruz. Birinin suratı asık olduğunda sebebini soruyoruz. Bu bağlamda 16 Mart’a kadar 5 kritik maç bizi bekliyor. Bu işin altından yüzümüzün akı ile çıkmak için çalışıyoruz. Onun için de sürekli işimizin başındayız. Yani çay fabrikası işe başlamış, müdür işinin başında değil. O fabrikadan ne kadar verim alırsınız. Bizimkisi de öyle.”

Trabzon’un en iyi

futbolcuları da Rize’de oynadı!

 “Bu işte kendi cebinden para vererek bir yere kadar gidersiniz ve sonra havuz biter. Kendi dinamiklerimizi harekete geçirmeliyiz. Alımda ve satımda başarı yakalamamız lazım. Ayağımızın yere basması lazım. Bir zamanlar; Arif, Osman, Zafer, Sinan, Müfit gibi oyuncuları bulan yöneticiler Rize’deydi. Kimimiz İzmir’e, kimimiz Erzurum’a gittik. Zamanında Rizespor’da Trabzonspor’un en iyi futbolcuları da oynadı. Faruk Özak, Ali kemal Denizci, Osman Denizci gibi isimlerden bahsediyorum. Bunu yapmışsak demek ki bu işi zamanında biliyorduk. Demek ki Trabzon’un iyi futbolcusunu alabilecek yöneticilerimiz vardı. Oyuncu bulma noktasında bu değerleri yeniden ortaya çıkartmamız gerekir.”

Futbol yüzündensoğuma lüksümüz yok

“Rize’de son 2 yılda bir kopukluk, sıkıntı var. Yönetim, ilgisizlik, yanlış transfer ve yanlış uygulamalara paralel olarak şehirle bir kopukluk vardı. Ne Rizeli yönetimi seviyordu ne yönetim Rizeliyi. Futbol yüzünden Rize’ye soğuma lüksümüz yok. Benim de kariyerimin son dönemlerinde Rize’ye olan ilgim ve ayırdığım zaman arttı. Kariyerim sonlandıktan sonra ömrümün bir kısmını da burada yaşayabilirim. Hayat dediğiniz İstanbul’da parayı kazan, Bodrum’da Marmaris’te veya Avrupa’da harca değildir.”

İbrahim Üzülmez

bizden biri!

“İbrahim hoca bizden biri ve gönlümüz hep onunla beraber. Çok samimi bir insan. Zaten bu bölgenin çocuğu. Kendisi Hopalı eşi de Arhavili. İşine sahip çıkan bir teknik adam. Bizim yönetimde, ‘teknik direktör dediğin insan bizden biri olmalı” düşüncesi hakimdir. Teknik adam olarak; malımı, mülkümü teslim edeceğim, bizden birinden bahsediyorum . Bizim gibi düşünen, bizim gibi sevinen, bizim gibi üzülen, paramızı parası olarak kabul eden insan isteriz. İbrahim Üzülmez de ondan birisi. Hem yönetim hem de teknik adam olarak yönetmek bir sanattır. Bizim para harcayacak, para saçacak lüksümüz yok. Ara transfer dönemin de dahil hep dengeyi gözettik. İbrahim hocada bu işte bize yardımcı oldu. Çünkü bir takımı aldığınız zaman o takımı teslim edeceğin kişi çok önemlidir. Aşçı bu işte olmazsa olmazdır. Herkesin ortak akla uygun olması gerekir. Bu da bizden birisiyle olacaktır.”

Kendi paralarını  öyle harcasalar elleri titrer!

“Şu anda kayıtlı olan borcumuz 40 milyon TL civarında. Ama bu bir ölçü değil. Örneğin bu 30  ya da 60 milyon TL olmuş önemli değildir. Örneğin bizde yabancı futbolcular var. Adamın 500 bin Euro alacağı var, ödeyemiyorsun. Oyuncunun da kafası bozdu. Çekti bir ihtarname. 7 günde ödemen lazım. İş UEFA’ya gidiyor dosya parası, avukat parası derken bir bakmışsınız ki rakam 6-7 milyon TL olmuş. Türk kulüpleri özellikle de yabancı futbolcu transferini yapmasını bilmiyor. Kulüp başkanları babasından kalan parayı da o şekilde harcasınlar görelim elleri titriyor mu titremiyor mu?”

Menajerler işlerini çok iyi bilen esnaflardır

“Birçok yaşanmışlıklarımızın ardından menajerler halkında açıklama yapmamı istiyorlar. Ben de onlar için “işlerini çok iyi bilen esnaf arkadaşlarımızdır” diyorum. Başkanlar denk bütçe olayını dikkate aldıkları taktirde sorun olmaz. Özellikle de bizim gerçeklerimiz var. Konuşulması gereken konular bunlar. Nisan ayının sonunda şampiyon olduğumuz taktirde bu sene yaşadığımız sıkıntıları yaşamayacağımıza eminim. Eğer çıkamazsak aynı sıkıntıları bir daha yaşayacağız.”

Yabancı altyapısorumlusu gelecek

“Altyapıda Altınordu’nun yaptıklarını aynen yapmayacağız. Bizim huyumuza, suyumuza uygun bir sistemle harmanlanacak projeler gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Altınordu’daki gibi olmasa da Rize’de de bir disiplin oturtmamız gerekiyor. O disiplin için öncelikle yabancı bir altyapı sorumlusuyla şimdiden görüşmelere başladık. Birkaç sene hem sistemin oturtulması hakkında, hem Rize’deki gelecek vaat eden antrenörlerin gelişimi hakkında kendisinden yararlanacağız. Rize’de “Önce Rizespor…” diyen sayısı çok az. İnsanların önceliği kendi ve ailesi olmuş durumda. Birisinin amcasının oğlu, dayısının oğlunu işe koymana bakılıyor sevilip sevilmemen. Ama bu disipline edildiği taktirde özellikle de Rizelilerin benimsemesi halinde netice verecektir. Mayıs ayında da altyapıya kazma vuracağız.”

Başkan Yardımcı, spor müdürümüz Rahman Turan ve Rize Temsilcimiz Alihan Telatar ile gündeme dair sohbet ederken, yeşil-mavili takımdaki hedeflerini de paylaştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108