Trabzon kentinin sorun çözme iradesinde sorun var. Kollektif akılla sorun çözmesini bilmiyoruz. Ya da ortak akılla sorun çözemiyoruz. Bilakis, sorunları daha çetrefilli hale getirip şehir hafızasına gönderiyoruz. Birkaç örnek verelim:

1-    Demiryolu hadisesi: Demiryolu için devletin bir öngörüsü var. Kazanma iradesi iradesi başladığı andan itibaren bir tartışma içine giriyoruz. Erzincan-Gümüşhane-Maçka-Trabzon güzergahına alternatif üreterek kavga görüntüsü veriyoruz. Hal böyle olunca güç birliği oluşmuyor. Projenin sonuçlandırılması bir türlü gerçekleşmiyor. Bakınız Erzincan-Trabzon Demiryolu Projesi 2015 programına giremedi. Belki de 2016’da da olmayacak.

2-    Lojistik merkez hadisesi: Trabzon tam 2 yıl Lojistik Merkezi konuştu. Trabzon Limanı ile Sürmene Limanı arasındaki çekişme Lojistik’i aldı gitti. Trabzon’un içindeki kavgadan ötürü karar Başbakan’a bırakılınca O da İyidere-Of vadisini işaret etti. Belki de hiç lojistik kuramayacağız. Bir garip tartışmanın kurbanı olduk.

3-    Şehir Hastanesi hadisesi: Şehir Hastanesi için üç alternatif var.

a)    Fatih Devlet Hastanesi, okullar bölgesine doğru büyütülerek oluşacak alana yapılması.

b)    Gölçayır bölgesine kurulması

c)    Çimento Fabrikası ve Sanayi Çarşısı alanına kurulması…

Aldığımız bilgiye göre Trabzon Şehir Hastanesi projesi Sağlık Bakanlığı’nca rafa kaldırılmış. Yer bulununcaya kadar inmeyecek. Belki de hiç alamayacağız.

4-    Maraş Caddesi trafiği hadisesi: Maraş Caddesi trafiğe kapatılsın mı, yoksa böyle devam mı edilsin? Tartışmayı izliyorsunuz. Burada da karşılıklı siyasi partiler ve STK’lar kapanması yönünde hemfikir olmasına rağmen yine sonuç alınamıyor.

Sonuç ancak, tartışmaya aldırmadan bir iradenin işi pratiğe dökmesi ile alınabiliyor. Kanuni Bulvarı, Ayasofya Kentsel Dönüşüm, Karşıyaka-Uğurlu Yolu, hemen tamamı tartışılmadan 61 projenin içine konduğu için sonuç alındı. Yoksa tartışmaya açılsaydı hala tartışılır olacaktı. Kimi, ‘Önce Güney Çevre Yolu’ diyecekti, kimi farklı gerekçe gösterecekti.

Uzun Sokağın trafiğe kapatılması da muhalif yaklaşımlara rağmen hayat buldu. İrade konmasaydı bugün bile hala tartışıyor olacaktık.

Sonuç olarak tartışmayı seviyoruz. Galiba yapımızdan kaynaklanıyor. Kolay boyun eğmeyen, kolay beğenmeyen, görüşünün önemsenmesini isteyen bir yapıya sahibiz. Hal böyle olunca, sonuçtan çok süreci önemsiyoruz. Ne yazık ki, kaybediyoruz ve kaybettiğimizi fark etmiyoruz.

Son söz, biz tartışarak sorun çözemiyoruz. Tartışmaların dışında bir irade olmasa bu şehir hiç mesafe alamayacak. Kimseye kızma hakkımız da yok. Önce kendimizi sorgulamalıyız. Çıkacak karara saygı duyduğumuzu en baştan ifade ederek fikrimizi sunmalıyız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner37