İnsan Avrupa’yı görünce, Uzak Doğu’yu…

Filmlerde belgesellerde izleyince…

Bisiklete binip uygarlığa gidesi geliyor ama öyle kolay olmadığının da farkındayız.

Engebeli arazilerde yapılamaz diye bir şey yok.

Çünkü Norveç’in başkenti Oslo bisiklet yollarıyla dünyada ilk yirmiye girmiş.

Karadeniz kentlerini gözümüzün önüne getirelim.

Belki Artvin’de biraz zorlanırız ama diğerleri için şanslı sayılırız.

***

Danimarka’nın başkenti Kopenhag, bir “bisiklet şehri” olarak dünyada en önde…

252 bin arabaya karşılık 265 bin bisiklete sahip.

Konya kadar bir ülkede 12 bin km’ye ulaşan bisiklet yolu ağı var.

Çocukların yarısı okula bisikletle gidiyor.

O kadar odaklanmışlar ki…

Kışın karla kaplandığında öncelikle bisiklet yollarını temizliyorlar.

Bisikletlilerin yalnızca bir yılda Kopenhag’ı 90 bin ton karbondioksit salınımından kurtardığını hesaplamışlar.

New York, Meksiko ve Melbourne gibi kentler bu kenti örnek alıyorlar.

***

Kilo verdiriyor, kalbe ve akciğere iyi geliyor. Ruh sağlığına da…

Bir kere bisikletle gitmek, araç kullanmak ve yürümekten daha güvenli…

Ömrü uzattığı ispatlanmış…

Kalori düşmanı… Yürüyerek yaktığınızdan daha fazlasını yakıyor.

Bazı ülkelerde başbakan, bakan, vali ve belediye başkanları bisiklet kullanıyor.

***

Türkiye’de Konya ve SakaryaPilot İl” seçilmiş.

Geç mi kaldık” sorusuna “çoooook” demek mümkün ama bir yerden başlamalıyız.

En fazla bisiklet kullanılan kent Konya…”

Akıllı Bisiklet Sistemi’ kurulmuş ve bisiklet yolu ağı 447 km’ye ulaşmış.

Sakarya’da ise 18 km’lik bisiklet yolu, çalışmalar tamamlandığında 30 km’ye ulaşacak.

Trabzon’da 6,8 km, Ordu’da ise 6 km’ye ulaşmış bisiklet yolları…

İyi örnekler’i dikkate aldığımızda henüz yolun başında olduğumuzu anlarız.

Mevcut yolların yetersiz kaldığı dönemde ‘araya bir de bisiklet yolu sıkıştıralım’ demenin gerçekçi olmadığını biliyoruz.

Yeni gelişen mahalleler ve sahillerle uygun dağ yolları için hâlâ zamanımız var.

Umarım bu şansı da kaçırmayız.   

***

Demir ve asfalt ağların yanına bir de bisiklet ağları eklense…

Öyle göstermelik olanından değil, yüzlerce km’ye ulaşanından…

Karadeniz’in coğrafi yapısını biliyoruz.

Kuzey-güney aksı için sıkıntılar olabileceğinden bahsediliyor. Ya Doğu-Batı aksı?

Hem şimdi yapılamazsa on yıl sonra daha da zorlaşacak.

Norveç’in ve Yeni Zelanda’nın yaptıklarını görünce insanın “Karadeniz’de niçin düşünülmez böyle şeyler” diye sorası geliyor.

***

Bazı kentler var ki avucumuzun içi gibi…

Sanki bisiklet için kurulmuşlar ama hâlâ yerimizde sayıyoruz.

Öğrenmemiz gereken, yapmamız gereken daha çok iş var.

Yeni Zelanda’nın Christchurc kentinde bir reklam ajansı, bisikletle işe gelenlere günlük 10 Yeni Zelanda Doları ödeyeceğini açıklayarak reklamını bile yapmış.

Kent yönetimi de uygulamayı desteklediklerini, 13 bisiklet yolunun geliştirilmesi için yatırım yapacaklarını açıklamış.

Bizde böyle bir uygulama gündeme bile getirilemez çünkü yol yok.

Hem bisiklet kültürü de gerekiyor.

Yani demem o ki “bisiklet yolu yoksa uygarlık da yok.”  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yüksel Yavuz 1 ay önce

Hocam

banner89

banner37