2010-11 istisnasını bir kenara koyduğumuzda hep kafamızı kurcalayan bir soru vardır: ‘1983-84 sezonundan bu güne niye şampiyon olamadık?” diye…

Aslında bu sorunun cevabını uzakta aramaya gerek olmadığını yaşadıklarımız bize net bir şekilde gösteriyor.

Atay Aktuğ’un en iyi kadrolardan birini yakaladığı dönemde yönetiminin parçalanmasına ve takımın dağılmasına bu camia öncülük etti…

Sivas faciasına kurban edilen Nuri Albayrak’ı ibra etmeyerek yine iç savaşımızın kurbanı olarak küskün şekilde gönderdik…

Sadri Şener’in ilk dönemindeki özlenen tablo ise 2010-11 şampiyonluğunu getirirken, o süreçte bile uzun süreli birlikteliği beceremedik. Devre arası yönetimin içinde parçalanma yaratıp ‘sen-ben’ kavgası sonucu şikeye rağmen açık ara şampiyon olacak kadronun taçlanmasını engelledik…

Muharrem Usta ise zor günlerde ateşten gömlek giyerken, önce arkadaşları tarafından yarı yolda bırakıldı, sonrasında gitmesi için içerde yoğun şekilde uğraşıldı.

Sonunda Usta’yı da yıpratıp, küstürerek ayrılmasına neden olduk.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz ama gerek de yok zaten… Bizim bize yaptığımızı hiçbir rakibimizin yapmadığını biliyoruz.

Ekonomik olarak zor dönemden geçerken göreve gelen Ahmet Ağaoğlu ve ekibi ise ‘birlikten başka çaremiz yok…” diyerek yola çıktı. Trabzon’da camianın birçok değerini de buluşturan Ağaoğlu, ‘özlenen tablo’ için uzun aradan sonra bizi umutlandırmıştı.

Ama bu umutlarımız yine hayal kırıklığına dönüştü. Ağaoğlu, Rizespor ile arada yaşanan gerilimi bitirmek ve iki kardeş şehri yine ‘dost’ yapmak için gittiği Rize’de öyle sözler söyledi ki, yine birlik sözlerinin lafta olduğunu gördük.

Ağaoğlu, Trabzon-Rize gerilimi için eski Başkan Muharrem Usta’yı adres gösterip, “O’nun yaptığı tahribatı Moğol ordusu yapmamıştır” gibi gereksiz ve ağır olduğu kadar Trabzon’a da zarar verici sözler sarf etti.

Olmadı sayın Başkan..!

Gelişinizdeki pozitif görüntünüze ve birlikteliğe en çok ihtiyacımızın olduğu dönemde yeni bir cephe açıp, faturayı herkesin yaptığı gibi bir öncekine çıkarma geleneğini sürdürmeniz yakışmadı.

Umarız pozitif etki yaratan imajınız, bir makyaj değildir. Çünkü biz birbirimiz ile kavga ettiğimiz için bugünlere geldik.

Umarız bu yıkıcı görüntünüz kalıcı olmaz, çünkü kaybeden yine Trabzonspor olur…

İşte böyle bir sürecin ardından oynanan Kasımpaşa maçı için ne söylenebilir ki?

Yönetimin, daha lig bitmeden maliyetli oyuncuları pazarlamaya çalıştığı, böyle bir anlayış karşısında da futbolcuların kafa olarak ligi bitirdiği ortamda alınan bu yenilgi sürpriz olmasa gerek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89