24 Haziran 2018’de sandık başına gidildi ve yeni Cumhurbaşkanı ile 600 milletvekili için reyini kullandı. Şimdi ise yeni Başkanlık düzeninin ve yeni Parlamento teşekkülü için çalışmalar sürdürülüyor. Mevlâ’dah hayırlı olmasını ve hayırlı hizmetler nasip etmesini diliyorum.Bilmediğimiz ve alışmadığımız yeni bir sistemle karşı karşıyayız. Kafalarda izah bekleyen bir sürü soru var. Önceki dönemlerde meclise girip de bir takrir vermeden bir kere söz isteyip konuşmadan, sadece parmak kaldıran ve geldiği gibi giden milletvekillerine şahit olduk. Umarım ki bu 600 milletvekilimiz böylesine pasif olmaz;  hizmetleriyle, fikir ve düşünceleriyle bu asil milletin hizmetinde olurlar. Temennim ve niyâzım bu yoldadır. Tekrar hayırlara vesile olsun diyorum.

Yeni Başkanlık sistemi ile Meclis ikinci plâna itilmiş, esas karar ve yürütme birinci derecede Başkanlığa geçmiştir. Başkanlık çevresinde oluşturulacak yardımcılar, elemanlar, uzmanlar, bürolar ve yüzlerce çalışanı ile Başkanlık ağır bir yükün altına girecek ve girdi de…. Bir bakıma Meclisin fonksiyonu ve yükü büyük ölçüde azalmış olacak. Böyle olunca yükü azalacak bir meclisin milletvekili sayısının artırılmasındaki espriyi, gerekçeyi ve ihtiyacı anlamış değilim. 600 yerine bu sayı bence pekağla 400 olabilir ve bu da milli bütçeye büyük katkı sağlamış olurdu. Dedim da tartışılması ve bilgilendirilmesi gereken bir konu.

Benim oldum olası kabullenemediğim bir husus var. O da milletvekili seçiminde vatandaş olarak istediğim, beğendiğim, takdir ettiğim kişiye rey verememektir. Lider durumunda olanlar, ölçüyor, biçiyor, takdir ediyor, fikirlerine ve kanaatlerine göre beğendikleri ve daha doğrusu kendisine bağlı kalacağına inandıkları kişileri sıralıyor, listeyi hazılayarak önümüze koyuyorlar. Bize de, önündeki bu listelerden istediğine fikir beyan etmeden, listelerde değişikliğe gitmeden, görüş ve kanaat belirtmeden birine reyini kullan deniliyor. Bunun da adı demokrasi ve hürriyet oluyor. Bu sistem yaralı yarım bir demokrasi…

Seçilenlerin bir kısmına, yöreyi ve çevreyi tanıyan insanlar olarak bakıyoruz da hayretler içinde kalıyoruz. Çünkü o ana kadar bir varlığı, bir hizmeti, bir görüşü ve kabul görmüş, takdir edilmiş, sevilmiş bir çalışması olmayanlar birdenbire ortaya çıkıyor ve milletin vekili olmaya başlıyor. Listeye bakıyorsun ve cemaziyel evvelini çok iyi bildiğim ve asla tasvip edemeyeceğin kişi listenin baş sıralarında ve bunun için bir tercihin asla olamıyor.

Düzen öyle kurulmuş ve köşe başları öyle tutulmuş ki istesen de istemesen de bu düzene uymak zorundasın. Hele tepey ele geçirildi mi, alt kademeler, delegeler ona göre belirleniyor, sesini çıkaranın tepesine iniliyor, çark bu şekilde dönüp duruyor. Dedim ya bunun adı demokrası, amma topal ve sakat bir demokrası…

Seçim öncesi propaganda süresinde söylenenleri, ithamları, bağırıp çağırmaları, hakaretlere varan duruşları, aşağılamaları  gördükçe de bir daha o günleri yaşamak istemiyor insan. Herhalde propagandanın çok daha güzel ve yakışan bir şekli ve oluşu vardır ve bizde henüz bu seviyeye gelinemedi. Evet iyi tarafı ile, kötü tarafı ile bir seçim oldu, seçilenler belirlendi ve meclisler oluştu. Ancak seçilenlerin, kubbede hoş bir sadâ bırakabilmeleri için, her şeye ve her dayatmaya rağmen başlarını ellerinin arasına alıp vicdan ve insafla düşünüp güzel kararlar vermeleri gerekir. Böyle olmaları ve düşünebilmeleri için de dualarımız, niyâzlarımız onlarladır. Ta ki bu vatanın ve bu milletin hayırına olacak gayretlerin ve çalışmaların içinde olurlarsa…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37