Her yöre, kendine özgü güzellikleri görmek ve göstermek için, belli zamanlarda, festivaller, panayırlar, şenlikler ve şölenler düzenler. Üreticiler ve sektörler, fuarlar, sergiler yapar. Böylece hem geleneği, hem geleceği görmek imkânı doğar. Bilim dünyası da, her bilim alanı, kendi çalışmalarını sergilemek, yeni açılımları göstermek ve bilgi paylaşımını sağlamak üzere bilimsel sempozyumlar, kongreler ve toplantılar gerçekleştirir.

Bilimsel kongreler, bilim insanlarının yetenek ve araştırmalarını sergiledikleri bir resmigeçit töreni veya bir bilgi şölenidir. Her bilim insanı kendi yetenek ve araştırmasını kısa bir sürede, vurucu bir şekilde sunar. Böylece geniş katılımlı kongreler, öğretim üyeleri, sektör uygulamacıları ve genç araştırmacıların bir araya geldiği muhteşem bilgi ve deneyim kazanım atmosferine dönüşür.

Üniversite ve ilgili sektör çevreleri bu toplantıları kendilerinin tanıtımı için bir fırsat bilir. Katılan genç araştırmacılar gündemde olan yeni çalışma alanlarını öğrenir, yeni araştırma yöntemlerini görür ve en önemlisi kendi mesleki networkünü geliştirir. Yaptığı çalışmayı kongrede sunan katılımcı, aldığı geri bildirimlerle çalışmasının durumunu ve geliştirmek için neler yapabileceğini anlar.

Kongreler, bilgi ve deneyimin, ekmek gibi, su gibi paylaşıldığı yerlerdir. Bu paylaşım diğerlerinden başkadır. Bilgi nurani olduğundan paylaşılması azalmaya değil, artışa, çarpan etkisiyle geometrik bir artışa dönüşür. Bilimin önemini kavrayan ülke ve sektör yöneticileri yenilenen, gelişen, değişen bilgiyi bu atmosferlerde toplar. İşletme veya kurumunda uygulamanın yollarını arar. Bilime, yeteneğe, bilgiye değer veren toplumlar, bilginin gücüyle yeni teknoloji ve metotlar üretir, gelişir ve geleceğe umutla bakar.

Ülkemizde son dönemde yapılan akademik teşvik düzenlemesiyle, bilimsel araştırmaların, projelerin, tebliğ ve makalelerin değerinde kısmi bir artış görülmüştür. Dolayısıyla bilimsel kongrelerin önemi ve sayısı artmıştır. Bilim insanlarının yabancı meslektaşlarıyla işbirliği yapması bilimsel gelişme için kaçınılmazdır. Elbette çok kıymetlidir ve teşvik görmesi çok doğrudur. Fakat değerlendirmelerde ulusal kongrelerin puanlanmaması, komplikasyonlara sebep olmaktadır.

Kongrelerin dolu geçmesi için programlarında sadece bildiri sunumlarının olması yeterli değildir. Ana bir tema ve bu tema etrafında oluşmuş, panel, konferans ve çalışmalar yer almalıdır. Özellikle kongreler, sektör veya genç araştırmacıların ihtiyaç duyduğu konularda kongre kurslarıyla da desteklenmelidir.

Kongreye gelen katılımcıların bir talebi de geldiği bölgeyi tanımak, bölge ile ilgili deneyimlerde bulunmak ve yeni ufuklar edinmektir. Bunun için sosyal programlar gereklidir. Kongreyi ağırlıklı bir şekilde sosyal programa çevirmek ise kişisel olarak kongre bahaneli turizm yapmak olur. 

Kongrelerin düzenlenmesinin teşvik edilmesinde üniversiteler kadar, ilgili sektöründe destek vermesi önemlidir. Birçok firma kendi sektör alanı dışında sosyal ve sportif birçok organizasyonu desteklerken -ki sosyal sorumluluk gereği desteklemeliler- kendi sektörlerini geliştiren bilimsel kongre organizasyonlarına destek vermekte isteksiz davranmaktadır.

Bilimsel kongreler, bilim şölenidir, değerini bilenlere kazandırır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fazıl KAYA 2 hafta önce

''bilgi nurani olduğundan paylaşılması azalmaya değil, artışa, çarpan etkisiyle geometrik bir artışa dönüşür''... çok güzel bir yazı olmuş, akademik teşvikte ulusal sempozyumların da yerinin alması gerektiği bir gerçektir. ellerinize sağlık hocam. iyi günlerr

Avatar
Nazlı Hacıalioglu 2 hafta önce

Konu çok güzel, elinize sağlık sedat hocam.