Beşikdüzü’nde yaşanan sel felaketini ilçede yapımı devam eden teleferiğe bağlamak ancak ve ancak Haluk Pekşen gibi bir milletvekiline yakışırdı!.. Bu kadar büyük ve kasıtlı bir yanlışı ancak Pekşen dillendirebilirdi.

Sel felaketinden bir hafta önce Beşikdüzü’ndeydik. Karadeniz Bölgesi’nde yalnızca Ordu’nun yapabildiği, Rize Belediyesinin bile vazgeçtiği teleferik Beşikdüzü için gerçekleşecek miydi? Orhan Bıçakçıoğlu gerçekten ilçeye teleferik yapabilecek miydi? Kendilerini aradık, zaman sıkıntısına rağmen 3-4 saatini bize ayırdı. Teleferik çalışmalarıyla ilgili tüm ayrıntıları yerinde gördük ve not aldık. Bugün bu satırlar o muhteşem yatırımı anlatacaktı. Tam sayfa bir haber/röportaj hazırladık. Ancak ne hazindir ki yaşanan sel felaketi nedeniyle hazırladığımız teleferik projesini değil şehrin sular altında kalmasını teleferik çalışmasına bağlayan Milletvekili’nin garabet açıklamalarını konuşuyoruz.

***

Önce yerinde incelediğimiz ve gözlemlediğimiz teleferik çalışmalarıyla ilgili birkaç madde sıralayıp sonra tartışmayı analiz edelim:

1- Beşikdüzü teleferik projesi bir ilçeye ve 50 milyon lirayı aşan bedelle ancak Orhan Bıçakçıoğlu gibi bir belediye başkanı tarafından yapılabilir.

2- Türkiye’nin hangi ilçe belediye başkanı (il belediyelerini söylemiyoruz) “Ben ilçeme teleferik yapmak istiyorum.” diyorsa o belediye başkanını Beşikdüzü’ne getirip teleferik projesi çalışmalarını yerinde gösterin “Ben yapamam.” deyip vazgeçecektir.

3- Beşikdüzü teleferik projesi beraberinde getireceği sosyal projelerle Beşikdüzü’nü yalnız Trabzon’un değil Türkiye’nin en gelişmiş turistik ilçelerinden biri hâline getirecektir.

4- Proje başlamış ve önemli bir aşamaya gelmiştir. Projeyle ilgili dört ayak yeri de açılmaktadır. Buna rağmen ortada bir kamyon hafriyat bile yoktur. Aksine selin getirdiği çamurlar oraları doldurmuştur.

Orta yerde bir kamyon toprağın dahi olmadığı Beşikdüzü’nde “Sel felaketine teleferik hafriyatı neden oldu!” demek bir felaket karşısında bile siyaset yapmak demektir. Şimdi Haluk Pekşen’in bu konudaki söylemlerini nakledelim: “Felaketin boyutu büyük ama bunu sahil yolunun yapımına bağlamamak lazım. Bu doğal afet değil, bu ihmalin sonucudur. Burada sorun yeni yapılmakta olan Beşikdağı teleferiğinin çıkarılan hafriyatlarıdır. Bunlar kaldırılamadığından yağmur onları götürüp derelerin ve menfezlerin önüne yığdı. Bazı ağaçlar da set oluşturunca kısa sürede ilçe göl haline dönüştü.” Yani Pekşen diyor ki “Sel sahil yolunun yüksek olan kotu nedeniyle değil, sahile yığılan teleferik toprağı sebebiyle oluştu!..

Böyle bir milletvekili olabilir mi?

Biz iddia ediyoruz ki Haluk Pekşen teleferik ayak inşaatlarını bile gezmemiştir. Oradaki teleferik karşıtlarının görüşlerine göre konuşmuştur. Zira bu iddialar Haluk Pekşen’in açıklamasından önce dedikodu olarak yayılmıştı.

***

Pekşen’in açıklamaları internet sitelerine düşünce şaşırdık kaldık.Bu nasıl bir yaklaşımdı? Sonra medyanın Başkan Bıçakçıoğlu’nun “Teleferik birilerine mi battı!..” şeklindeki sözlerini Pekşen’e cevap biçiminde yansıtımasını doğrusu hiç şık bulmadık. Orhan Bey’i arayıp konuştuk. Bıçakçıoğlu o sözleri Haluk Pekşen’in açıklamalarından önce CNN Türk’e verdiği röportajda kullanmış. CNN muhabiri “İlçede bu tür dedikodular var.” deyince Bıçakçıoğlu böyle demiş. Orhan Bey “Ben Pekşen’e cevap olsun diye demedim. Onun açıklamasından çok önce söyledim.” dese de medya öyle değerlendirmedi. Ne sözler şıktı ne yansıtılma biçimi…

Bir Belediye Başkanı’nın ister ilçe halkı, ister düşmanı, ister kim için söylerse söylesin bu tür sözlerini kabul etmek mümkün değildir. Sözler yanlıştır. Acı içinde söylenmiş olsa bile bir kentin eminine yakışmamıştır.

***

Gelelim bu konuda söylenecek son söze… Beşikdüzü’nde Bıçakçıoğlu’nun başarısını istemeyen siyasî muarızları yalnız Başkan’a değil, ilçelerine bile düşmanlık etmektedir. Sel suları, teleferik inşaatından çok yukarıdaki köyleri ve evleri basmış, evleri çamurla doldurup ölümlere neden olmuşken bir afeti karşı olduğu yatırıma bağlamak insafsızlıktır. Doğru ve gerçek hiçbir değerin yanında olmayan ve dedikodular üzerinden yürüyen Pekşen’in sözlerini zaten yorumlamıyoruz!.. Ancak bir ilçenin sakinlerinin ilçeyi kalkındıracak bir yatırıma neden bu kadar düşman olduklarını mutlaka yorumlamalıyız.

Bize göre Beşikdüzü Belediye Başkanı Bıçakçıoğlu’na karşı düşmanca tavra bürünen muarızları, ideolojik bir körlük içinde… Bunlar teleferiği de cezaevini de kentsel dönüşümü de oteli de istemiyorlar. Beşikdüzü gelişsin ve dönüşsün istemiyorlar. Hatta bu gelişimden ciddi endişeliler.

1- Araplar ilçeye dolacak. Öğretmen okullarının ilçesi (!) çarşaflı Arap kadınlarının gezinti yerleri olacak.

2- İlçeye dışarıdan göç gelecek ve ilçenin demografik yapısı değişecek.

Sel felaketi şunlar bunlar değil… Onlar kafalarındaki Beşikdüzü’nü kaybetmekten korkuyorlar. Onun için can pazarı yaşandığı bir ortamda bile bu kadar büyük ayıplı bir dedikoduya sarılıyorlar. İyi ki Haluk Peşken “Beşikdüzü’nü batıran bu teleferiği engelleyeceğiz.” demedi. İyi ki bu konuda iddiaya girmedi!..

 

Beşikdüzü’ne geçmiş olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.