banner114

Beka Arapça kökenli bir kelime. Varlık, var olmak, ölmezlik anlamındadır. Bir devletin toprak bütünlüğünü, anayasal düzenini, iç ve dış tehditlere karşı devam ettirmesi anlamındadır. Tarihte Türk  devletleri bu sorunları yaşamış ve bu yüzden 29 defa yıkılmış, yeniden kurulmuştur. Artık bir daha yıkılmaz diyemeyiz. Bunlar yaşanmış tarihi gerçeklerdir. Bir devleti oluşturan unsurlar birlik ve beraberlik oluşturamaz, vatan ve millet menfaatlerini ön planda tutamazsa bölünmek, parçalanmak kaçınılmaz olur Sadece beka sorunu yok demekle tehlike önlenmez. Dünyadaki tüm devletlerde beka sorunu vardır. Ancak kiminde az, kimi devletlerde çok vardır. Maalesef biz bu çokların arasındayız. Çünkü jeopolitik durumumuz itibariyle topraklarımız, sömürü emelli dış güçlerin göz kamaştırdığı bir konumdadır. Asya ile Avrupa arasında bir stratejik köprü konumundayız. Bu yüzden konumumuz bir çok emperyalist güçleri kıskandırmakta ve heveslendirmektedir.

Beka meselesi bütün kalbiyle bu topraklara bağlanmışların bağımsızlık ruhunun yükselişi ve 15 Temmuz destanının gölgelenmesine karşı dimdik duruşun adıdır. Beka meselesi Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’yi kuşatmaya çalışanlara, bu bölgede terör koridorları üretmeğe çalışanlara karşı tavizsiz karşı duruşun direncidir. FETÖ ihanet şebekesinin tüm kripto unsurlarına karşı mücadele azmini adıdır. Beka meselesi hiç kimsenin siyasi hokkabazlığının, kendi şahsi çıkarları uğruna malzeme yapacağı araç da değildir. Beka meselesi,  iradesine saygı duymayanların fitne fesatla ayrıştırmalara, iç çatışma gayretlerine karşı duruşun kararlılığıdır. Beka meselesi, yeniden milli mücadele, yeniden Çanakkale ruhunun doğuşudur. Beka meselesi, geleceğine sahip çıkma arzusudur. Geleceğinin başkasının boyunduruğu altına sokmama gayretidir. Beka meselesi, menfur emelli devletlerin güç kullanarak isteklerinin zorla kabul ettirilmesi gerçeğinin anlaşılmasıdır. Beka meselesi, her türlü  güçlüğe  göğüs germek, terör örgütleriyle Türkiye’ye diz çöktürmenin gayreti karşısında “Ya İstiklal, ya ölüm ”diyebilmenin yüksek sesle haykırışıdır.

Beka sorunu dünde vardı bugünde var, yarında olacaktır. Mahalli seçimler sırasında ortaya atılıp tartışılan bu konu birilerinin dediği gibi “yoktur” demekle ortadan kalkmaz. Emperyalist dış güçler zehirli akrep gibi kıskaçlarını bedenimize dayamış sokmak için fırsat kolluyor. Biz hala vardır-yoktur tartışmasını sürdürüyoruz. Askerlerimiz, güvenlik güçlerimiz sınırda tetikte niçin bulunuyorlar? Her gün sınırlarımız içinde ve dışında yapılan operasyonlar bize “beka” sorununu hatırlatmıyor mu? Kendi askerini, kendi polisini, kendi vatandaşını kurşunlayan gözü dönmüş hainlerin 15 Temmuz,17-25 Aralık harekatı, Gezi Parkı olayları, ekonomideki spekülatif girişimler bekamızı yok etme girişmleridir. Bekamızı yaşatmamızın tek çaresi “birlik ve beraberlikten” geçiyor. Fazla oy almak, iktidara gelmek için terör örgütleri ile işbirliği yapmak beka sorunu doğurduğu gibi,yapanları da bekanın bir sorunu durumuna düşürür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108