Anlamlarını bilmeden…

Ne tişörtler giydik giyiyoruz.

Paris ve Londra görselleri mi ararsın?

Küfür ve hakaret içeren İngilizce Fransızca kelimeler mi?

Dikkat çekiyor, taşıyanı değerli kılıyor gibi bir şeydi yaşanan.

***

Şu bizim burnu havada modacılar.

Bir ayakları Paris'te diğeri Milano'da olunca...

Kimliğimizi yok saydılar. Özellikle çocukları gençleri hedef aldılar.

Dünyadaki benzerleriyle yarışırcasına tasarladılar da tasarladılar.

Önce sanatçılar giydi, sporcular…

Adeta sayfalara ekranlara demir attılar.

İstanbul'la cevap verdik bu furyaya; Galata Kulesi’yle, Boğaz Köprüsüyle…

Köylerimiz kasabalarımız da yer buldu göğsümüzde sırtımızda, çantamızda…

Tarihimiz, coğrafyamız. Karikatürlerimiz.

Tam da “Ohhh be” dedirten türden.

Bize ait şeyler.

Renkler, çizgiler, kelimeler.

***

Ve insanlar Karadeniz'i keşfetti yeniden.

O hazırcevap halini sevdi.

Lafı gediğine koymasını... Dobra dobra konuşmasını...

Aldi beni bi darluk” demesini…

Riv riv riv.”

Dema.”

Hayde.”

Bezdum da bezdum.”

Sonra döndüm ve dedum ki afkur.”

Bunlardan sadece birkaçı…

Fakat benim favorim: “Bayıliysunuz boş gonişmaya.”

***

Yıllarca kenarda köşede beklettiğimiz...

Dilimizden kalemimizden dökülmesin diye özen gösterdiğimiz kelimeler deyimler...

Onca sevimlilikleriyle yetiştiler imdadımıza.

Kurtarmaya çalışıyorlar bizi yabancı dillerin boyunduruğundan.

Bu köşede yayınlanan “da” adlı yazım da işe yaramış.

Bir bölümünü olduğu gibi taşımışlar tişörte kupaya…

***

Kim derdi ki babaannemin en sevdiği  “bayıliysunuz boş gonişmaya” cümlesi gün gelecek dillere pelesenk olacak, tişörtlere baskı?

Hadi şarkıları anladık.

Müzik evrenseldir” cümlesinden yola çıkınca elimiz kolumuz bağlanıyor.

Fakat 'dil' öyle mi? Onunla ağlıyorsun, gülüyorsun... Hayal kuruyorsun, rüya görüyorsun.

Sonra da göğsüne yedi kat yabancı kelimeleri konduruyorsun.

Oldu mu şimdi?”

Nasıl üzülmesin ağlamasın bizimkiler?

***

Aklımız fikrimiz Türkçe olunca...

Şeklimiz şemalimiz...

Sonunda köyümüze geri döndük galiba.

İçimizden geldiği gibi konuşuyoruz. Yazıp çiziyoruz.

Çok uzattığımızda “bayıliysunuz boş gonişmaya” diye  zılgıt yiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müzembil arar 4 ay önce

Sevgili hemşehrim Bahattin bey en önemli bir konuyu anlatmış çok teşekkür ederim..Batılı emperyalistler tâbi bizi topyekûn işgal etmişler. Aynı zamanda iş Yerlerimiz ve sosyal tesislerimizdede hep yabancı isimler artık yanlışı gördük inşAllah şimdi düzeltmek kolay olur

banner89

banner108